Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

29.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

KKTC siyasetini seviyorum!

Silihtar'a giren herkes, o makama oturan her şahıs, koltuğu, müfreşatı, boyayı, rengi, şoku şoklavatı değişse de; mekana yerleşmiş DNA kalıntılarından mıdır nedir; havada asla kaybolmayan zerreciklerden de olabilir, "Denktaş" oluyor...

O'nun gibi konuşuyor, O'nun gibi davranmaya çalışıyor...

Talat bey de öyleydi Akıncı bey de öyle...

Diledikleri kadar inkar etsinler...

O mekandaki DNA kalıntıları ya da hava zerrecikleri aslında nedir peki?

Denktaş beyden mi kalmadır?

Hayır efendim...

Denktaş bey zamanında yerleştirilmiştir...

Yerleştiren mi?

Tabii ki Ankara...

Haliyle, kimse, o DNA'sı belli, solunduğu zaman yol gösterici olan hava zerreciklerinin ötesine geçemiyor...

 

-*-*-

 

Siyaset mi?

Siyaset de öyle!

Hep UBP'ye ya da TMT devamındaki milliyetçi rezaletler sistemine alışkındık... Arada ufak tefek koalisyonumsu girişimler olmuştu ama "esas muhalefet" diyeceğimiz ağır CTP etkisi 1993 sonunda piyasaya çıktı...

"Davul sende tokmak başkasındaysa bu iş olmaz" diyen Özker Özgür; ağır CTP'li sandığımız, yani muhalifken aslan kesilen pehlivanlar tarafından resmen harcandı...

Tıpkı Silihtar gibi; KKTC'deki bakanlık veya başbakanlık makamları da DNA'sı belirlenmiş, hava zerrecikleri sabitlenmiş mekanlardı...

Ama kimse "reddetmedi"...

Kimse o koltuklara oturduğu zaman, "şunu düzeltelim" demedi.

Derenin akışına kaptırdı kendini...

Ve siyaset hiç temizlenmedi...

Bir Denktaş stilimiz vardı bir de UBP stili...

Sistem aynı sistem...

Sisteme giren, terledi...

Hamama girer gibi...

-*-*-

Halkın Partisi (HP), "ben Baflıyım güzelim" şarkısındaki ezgiyle söyleyecek olursak, "Ben farklıyım güzelim" diye sahneye fırladı...

İlk dökülmeleri, ilk "farklı olmayışları", UBP - DP koalisyonu kurulduğunda, yaklaşık bir tam yıl önce gördük...

UBP ve DP tarafından makam sunulan bir kaç fino HP'li, anında o makamları havada kaptı!

Bre aman zaman!

"Onları attık" dediler...

Nasıl attınız ki?

Gayet net bir şekilde görülüyor ki, onlar, makama satıldı!

Bir bir daha iki!

Görünen köy kılavuz istemez!

Ama "hade be, gerçekten çok değerli gençler, uzmanlar, akademisyenler, canını dişine takmış kişiler var" dedik... Ki gerçekten de öyleydi...

E dedikodular yayılmaya başladı...

Kurultayda listeler çıktı...

Adam kesmeler, kadın kesmeler...

Hatta ne ilginçtir, ülkenin "sağ" siyasetinde, "Denktaş" markasının 1974 sonrasındaki tek ve en büyük markası, "UBP" adının en önemli isimi olan "Eroğlu" ismi ya da markası bile, HP kurultayında "dedikodu" edildi... "Bu adamı Eroğlu bu partiye önerdi" dendi...

Şimdi ne oldu?

İlçe başkanlarından biri, bir iş insanı ile fotoğrafı yayınlandığı ve dedikodu yapıldığı için, ayrılmak zorunda bırakıldı...

-*-*-

Olay budur...

Şu anda UBP'de mevcut liderlik, yani Özgürgün önderliğindeki kadro, Eroğlu ile çok barışık veya çok uyumlu olmayabilir. Ama Derviş beyin etkisi, DP'de bariz; sağda HP dahil, tüm ötekilerde "açık" bir şekilde hissedilebiliyor. HP için sağ demek de doğru değil aslında... Ama "HP'nin sağ arazisinde" diyelim...

-*-*-

Demek ki neymiş?

Siyasetin DNA'sı ve hava zerrecikleri; "sahneye çıkan her parti veya kişiyi"; "yok birbirimizden farkımız, hepimiz Osmanlı markasıyız!" yapıyormuş.

Silihtar da aynen!

E kolay gelsin!

Pardon, ne yapacaktık?

Önce evimizi temizleyecektik!

Ne temizlenmez evmiş şu KKTC yahu!

Amma mıçmışız içine ki, siyasete giren herkes, temizliyor temizliyor, temizlenmiyor!

Yürüyelim, dağ başını koku sarmış!

KKTC siyasetini seviyorum!

Malzemesi bol!

Bir Ajda türküsü

Gel gel gel!

Gel vatandaş gel!

Gel gel gel!

Taptaze vatandaşlıklar var!

Sorma gir hanının vatandaşlıkları bunlar!

Gel abi gel gel gel!

Gel petrolcü abla sen de gel!

"Sen gelmeden önce her yer karanlık"...

Gel abla gel!

Güzel ablam, Ajda ablam sen de gel!

"Dünya ıssız dünya durgundu bilmem niçin, her yerde aradım tatlı bir ışık, bir ateş bul gönlümü ısıtmak için..."

Ablacığım, "Sen gelince sanki bir güneş doğdu, aydınlık günüm gecem artık çok güzel hayat"...

Gel abla, gel abi, gel gel gel!

Sen de al bir vatandaşlık!

Gel; "... Sanki her şey birden bambaşka oldu, sensiz ne kadar zormuş meğer ne güçmüş hayat"...

Aman vatandaşlık, canım vatandaşlık...

Artık sana sana muhtacım vatandaşlık...

Petrol müydü o?

Boş verin petrolü gazı?

Gel abi, gel abla!

Batan geminin vatandaşlıkları bunlar!

Gel gel gel...

Birlikte yürüyeceğiz KKTC'nin yolunda!

Akıncı da gelsin!

Sen de gel gel gel gel...

... Petrol değil o şarkı; vatandaşlık abla!

"... Elinde vatandaşlık, sonunda vatandaşlık, artık dizginlerim senin elinde vatandaşlık"...

Gel gel gel...

Ne diyordu ünlü şarkımız; öyle gururlusun giremem yanına, girmişsin kim bilir kaç aşığın kanına, dolardan marktan başka laf çıkmaz dilinden, neler neler çekiyorum senin elinden..."

Mark yok abla artık!

Euro var avro var sterlin var...

Gel gel gel!

Gel, batan geminin vatandaşlıkları bunlar!

Sen de kap!

Bak, ne diyor şarkı, "... Nice zengin dilber düşmüş ardına, düş başka gerçek başka yar olmazsın sen bana, belki gideceksin bir gün gerçekten, işte senin ardından ağlıyorum şimdiden"

Amaaaan vatandaşlık, canım vataaaandaşlık, artık sana sana sana lanet olsun vatandaşlık!

Lanet olsun!

Yazıklar olsun!

Yuh olsun!

Salamis ve Apostolos Andreas!

Güney Kıbrıs'taki Omonia Spor Kulübü, bir kaç otobüs sporcusunu ve ailelerini, Kuzey’e geziye getirdi...

Kafilede bulunanların, Kıbrıslı Türk dostları da var tabii ki...

Bu kafiledeki bazı sporcular ve eşleri ya da aileleri, Apostolos Andreas bölgesinde ve Salamis Harabeleri'nde fotoğraflar çekti...

Bu fotoğraflardan bazılarını da Kıbrıslı Türk dostlarına gönderdi...

Mesajlarda biraz sitem, biraz tepki ama fazlasıyla aşağılama vardı...

Neden mi?

Çünkü bu çok çok önemli tarihi değerler, pislik - bakımsızlık içindeydi...

Evet, Apostolos Andreas'ta inşaat falan devam ediyor ama yine de, ortalık daha derli toplu olabilir.

Hani, "içimizi temizleyecektik" veya "temizleyeceğiz" diyorsunuz ya!

Belli ki hiç temizleyemediniz ve temizleyemiyorsunuz!

Bu yazının ana fikri mi?

Pisiz!

Tarihi eserlerimize, yollarımıza, sokaklarımıza değer vermiyoruz!

Ve rezil oluyoruz!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.