Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

19.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Londra’da son sabahın haberleri

Hep gülümseyen, hep pozitif bir insan olarak tanıdık O’nu...

Önce, iyi bir kadın doğum uzmanıydı... Sonra, çok iyi bir TKP’liydi... Sosyal demokrattı... Rahmetlik dayımın çok iyi arkadaşıydı...

Aile büyüğümüz gibiydi... Sevmeyeni yoktu... Varsaydı bile biz bilmedik...

Anlatacak çok anılarım olmasına bile sevindiğim biri...

Süper evlatlar yetiştirdi...

Arkadaşlarının, vatandaşların her türlü ve her şekilde yardımına yetişti...

TKP’liydi dedik ama herkes belki de O’nu “çok iyi bir UBP’li” olarak tanıdı... Olabilir, biz tanıdığımızda TKP’deydi... Benim için hep orada kaldı... İyi bir UBP’li oldu da ama “hiç sevmedim yeni partini” dediğimde basardı kahkahayı...

“Belli bir yaştan sonra insanların ideolojik noktaları değişebilir” demişti bir akşam içerken... “Abi sen çıkar için parti değiştirdin” demiştim çok dangalak bir şekilde; “evet insanlar kendilerinin ve toplumun çıkarları için parti değişebilir” demişti... “Ben, UBP’ye toplumun çıkarı için geçtim” demişti... Ve kahkahasını basmıştı.

Yani, “asla ölmeyecek bir insan” diye düşünürdüm hep... Çok hastaydı... En son “meyhanede görüştük”... Bu da beni çok mutlu ediyor çünkü en sevdiği mekan eminim orasıydı... İçki içmekle alakası yok bunun... Elbette içeceksiniz... Evet sağlıksız ama ayıp değil... Ama meyhane, dostlukların zirve yaptığı yerlerdir bana göre...

Evet, Dr. Mustafa Erbilen’i de kaybettik... Çok büyük bir insan ve haliyle çok büyük bir kayıp... Kıbrıslı Türkler adına çok büyük bir eksiklik... Nur içinde uyusun...

-*-*-

Dün sabah erken kalktım... Londra’da son günüm... Uçağım öğleye... Gidip bir cafe buldum... Bilgisayarı açar açmaz karşıma bu ölüm haberi çıktı... Önce üzüldüm... Gerçekten ciddi bir kayıp, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Ne rastlantıdır ve ne ilginçtir ki, Cuma günü kendi oğlumu İngiltere’de Canterbury şehrinde okula bırakıp ayrılırken, aklıma, Dr. Erbilen gelmişti...

Belki de o anlarda son nefeslerindeydi...

Küçük oğlu Avukat Erdaş Erbilen’i getirmişti İngiltere’ye... 1990’lı yıllar... Sonları sanırım... Veya ortasından sonrası da olabilir...

Londra’dan ayrılırken, “Erdaş’ın sıkıntısı olursa seni arayacak, sen ne gerekiyorsa yap, beni ara” demişti...

Sonra, oğlunun mezuniyetine birlikte gitmiştik...

Çok da eğlenmiştik Leicester’de... Evlatlarıyla gurur duyan bir babaydı... Evlatları da O’nu sanırım hiç üzmedi...

Cuma günü, sevgili Erdaş’ın mezuniyeti, Dr. Erbilen’in gururu ve mezuniyet gecesi gençlerle gittiğimiz eğlence... Çocuklarla çocuktu; hep kahkaha, hep neşe...

-*-*-

Hayat devam ediyor elbette...

KKTC’de yok, reklama girmez... Costa’da kahvemi yudumluyorum...

Kuzey Londra’da bir zamanlar, mafyaların, çetelerin kol gezdiği, son derece “kötü” bir bölge şimdilerde dev apartmanlarla doldu... Bunlardan birinin altına yapmışlar Costa’yı... Hem vakit öldürüyorum, hem yazılarımı yazıyorum... Havaalanına gitme saatini bekliyorum...

Kimlik yapısı değişmiş... Belli... 2008’de ayrıldığım zaman buraları daha çok Afrikalı, Türk ve Kürt’tü... Ve Kıbrıslı... Şu anda cafeye girip çıkanların çoğunluğu “Doğu Avrupalı”...

-*-*-

Bir marketten üç tane Türkçe gazete almıştım. Onlara bakıyorum...

Toplum Postası geliyor aklıma... 7 yılımın geçtiği, Londra’nın en iyi gazetesiydi... Kıbrıslı Türk toplumuna, daha çok da “sol kanada” hitap ediyordu ilk başta... Sonraları tüm topluma ulaşmayı başarmıştı... Bu başarıda kesinlikle azacık katkım olduğunu düşünüyorum – övünmüyorum – öyleydi; o gazete kapandığı için duygulanıyorum...

Neyse, Olay gazetesi var önümde... Manşetinde, “Alevi inancının İngiltere’deki okullarda öğretileceği” haberi var... Alevi aileler, isterlerse okula başvuracak ve çocukları bu dersi alabilecek... elbette diğer dinler de öğretiliyor... Sunni İslam dahil...

Bu arada belirtelim... İngiltere’de Cemevi de var... Ve Alevilerin çok güçlü bir de “BAF” diye federasyonları...

-*-*-

Olay’ın ön sayfasında bir başka önemli haber var... Sanırım bu bizi de ilgilendiriyor. Çocuklarda antidepresan kullanımı artmış...

Uzmanlar, aile doktorlarını, bu ilaçları “hellim ekmek” gibi reçeteledikleri için eleştiriyor...

Habere göre “onaylanmış depresyon vakalarında düşüş olmasına rağmen”, doktorların çocuk yaştakilere antidepresan reçetesi yazma oranı 10 yıl öncesine göre yüzde 28 artmış...

Bu arada bir haber daha... İlginizi çeker diye düşünüyorum... İngiltere’de enflasyon, yüzde 0.6... Bu da Olay’ın haberi...

-*-*-

Ve bir haber daha... Üzülmeyin diye bunu da yazayım... Bizimkiler gibi aynen... Londra’daki hastaneler personel eksikliği ve acil servis sorunları yüzünden zordaymış...

Bu arada bir ekleme de yapalım... Bu haberi geçtiğimiz günlerde de yazmıştık... Direksiyon başında telefon kullanımı arttı. Daily Mail, tamamen yasaklanması için kampanya başlattı... Hükümet, üç ceza puanını altıya, para cezasını da iki katına çıkarmaya karar verdi... Para cezası mı? Küçük araç kullananlara 1000 sterlin’di... İki katına çıkacak... Otobüs – kamyon gibi araç sürücülerine ceza 2 bin 500’dü, iki katı olacak... Bizde mi? Neden uygulanmasın? Mesele insan yaşamı ise düşünülmeli...

-*-*-

Telgraf gazetesi... Kürtçe ve Türkçe yayınlanıyor... Gazetenin iki kapağı var... Türkçe taraftan başlayabildiğiniz gibi, Kürtçe taraftan da başlayabilirsiniz...

Manşette, Türkiye’den İngiltere’ye konferansa gelen Kürt belediye başkanları var...

Başkanlar, Türkiye’deki belediyelere kayyum atanmasını, “Kürt halkının iradesine saldırı” olarak niteledi.

Ön sayfada bir haber daha var... Batı Medyası’nın “Kürt Angeline Jolie” diye tanımladığı ve geçtiğimiz günlerde IŞİD’in öldürdüğü YPJ (Kadın Koruma Birlikleri) elemanı 19 yaşındaki Asya Ramazan Anter’den söz ediliyor... Ünlü İngiliz ulusal gazetesi The Times, bu kadınla ilgili haberi geçtiğimiz gün manşetinden yayınlamıştı...

Kürtlere göre, “bir kadın savaşçıyı Angelina Jolie’ye benzetmek ve güzelliğini öne çıkarmak”, hem “hata” hem de “cinsiyetçi” bir yaklaşım... Katılıyorum...

Telgraf gazetesinin sür manşetinde, Abdulah Öcalan’ın açıklaması yer almış... İç sayfalarda uzun uzun bu açıklama yayınlanmış... Öcalan, “çözüm tek taraflı olmaz, büyük olan devlettir, çözümü işaret ederlerse, sorun çözülür” diyor...

-*-*-

Ve bir gazete daha var elimde. Haber... Manşetinde “çift dilli eğitim” konusu var...

Göçmen toplumların en önemli sorunlarından biri... Bazı araştırmalardan, uzman görüşlerinden bahsediliyor... Çift dilli eğitim alan çocukların daha başarılı oldukları kaydediliyor...

Çift dilli çocuklar, soyut kavramları daha kolay algılıyormuş...

Londra’daki Türk okullarının önemine vurgu yapılıyor bu haberde...

Ama aynı konu bizim için de geçerli...

Çift dilli hatta üç dilli olmak... Bilingual veya trilingual... Bu kelimeler Türkçe’ye de girdi. Girmediyse, şimdi girsin...

Geçmişte yani 1974 öncesinde Kıbrıslı Türklerin çok eğitimli olduklarından söz edilirdi ya...

Aslında eğitimden çok, geçmişte Kıbrıslı Türklerin üç dilli olmaları çok ciddi bir kaliteydi, başarıydı, zirveydi...

İngilizceye çok önem vermek lazım... Anaokulları – kreşler var...

Çok iyi İngilizce ve Elence bilen; ana dili de Türkçe olan bir çocuk; cevherdir...

Elvis ve John Lennon!

Kadının biri, 250 yıl Venüs gezegeninde yaşadıktan sonra, 1955’te Dünya’mıza gelmiş... Elvis Presley’i uzaylılar kaçırmış... Bermuda Şeytan Üçgeni uzaylıların kontrolündeymiş...

Akşam uykum kaçtı... Kaldığım otelde eski bir kitap buldum... Bir kaç saat okudum, kafa zaten son dört günde çok sıyrılmıştı, çok da yorgundu, tam tükettik sıfırı...

Uykumu kaçırdı kitap...

İsrailli dünyaca ünlü illüzyonist Uri Geller, 1957’de 11 yaşındayken ailesiyle Kıbrıs’a yerleşti... Yedi yıl Lefkoşa’daki ünlü Terra Santa Kolej’de okudu... 18 yaşında İsrail ordusuna katıldı... Ama Geller’e göre, Kıbrıs Adası, uzaylıların da tatil destinasyonu... Yaaa, bilmeyenler için yazayım dedim...

Uri Geller’e göre, John Lennon da kendisine bir gün demiş ki, “ben uzaylılarla tanıştım”...

Kim bilir, Elvis, Lennon hepsi şimdi belki de uzaylılarla çalıp söylüyorlardır...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.