• 24 Nisan 2017, Pazartesi 8:52
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

Mağusa Limanı, limandı liman!

Gazetede cumartesi çalışıyordum, öğleye doğruydu sanırım... Veya öğleden hemen sonra... Mağusa muhabirimiz Ahmet İlktaç aradı...

“Abi, Mağusa Limanı’nda bir iskele çöktü, iki tekne battı, oraya gidiyorum” dedi...

Bir anda Mağusa Limanı’na daldım...

Yok canım, denize dalmak değil...

“Düşünmeye daldım” desem daha doğru olur.

Önce, çocukluğum aklıma geldi...

70’li yılların ikinci yarısı...

İki kez arabamızla Türkiye’ye gittik... Modaydı o günlerde...

Ve babamın bir Audi 80 GL model arabası vardı...

Audi’nin hikâyesi de ilginç.

Audi, 1973 modeldi... Yepyeni savaşa girmişti araba... Ve Gaziveren, Rumların eline geçtikten sonra bir kaç kez uçaklar tarafından bazı noktalara bomba atılmıştı... Çünkü köyde Yunan bayrakları asılıydı... Aklım da kesmezdi ya o günlerde ama sonrasında çok düşündüm... Neden bombalanmıştı o köy?

Audi’nin yarısı kopmuştu... Sonradan onarılmıştı...

Biz o 74 gazisi arabayla iki kez Türkiye’ye gittik... Gezmeye... Babam, annem, ablam ve ben...

Ve Akdeniz sahillerinin bir kısmını, sonra Ankara’yı hatırlarım...

Hatta 2008’de aynı bölgeleri bu kez kendi arabamla İngiltere’den gelip gezdiğimde, şok yaşamıştım... Değişiklik inanılmazdı...

-*-*-

Neyse...

İsimlerini bile hatırlarım o yıllardaki gemilerin...

Biri Truva, öteki Yeşilada...

Çok keyifli bir tecrübeydi... Ve yaşım 10 gibiydi herhalde...

Geminin köpüklerine, otistik takılışlarım olduğunu da unutamam...

-*-*-

Mağusa Limanı efsanedir benim için...

Daha sonra üniversiteye başladığımda da Yeşilada ile Mersin’e gittim...

Sevgili ev arkadaşım Salih Günhan ve efsane Mini’si...

Mersin’den Ankara’ya 10 saat...

Merhum dayım Ahmet Teralı ile de iki kez Ankara-Mersin-Mağusa ve Mağusa-Mersin-Ankara yaptık... Biri, küçük sarı renkli bir Golf, öteki mavi renkli bir Mercedes...

-*-*-

Mağusa Limanı, bahsettiğim 70’ler ve 80’lerde, canlıydı...

Reklama girecekse girsin, Super Kola’nın portakal tadına da orada aşık olmuştum...

-*-*-

Benim için çok değerli, çok ayrı, çok farklı ve çok efsane anılarım var bu limanla ve bu limandan yaptığım yolculuklarla ilgili...

Aynı anılarım, mesela Ercan’la ilgili hiç yok...

-*-*-

Ne demiştik?

Mağusa muhabirimiz Ahmet İlktaç aradı... Cumartesi günü... Geçtiğimiz cumartesi...

“Abi, Mağusa Limanı’nda bir iskele çöktü, iki tekne battı, oraya gidiyorum” dedi...

Bir anda Mağusa Limanı’na daldım...

Yok canım, denize dalmak değil...

“Düşünmeye daldım” desem daha doğru olur.

-*-*-

Düşündüm 1000’li yılları...

Lüzinyanlar, yani Frenkler, yani Fransızlar Mağusa Limanı’nı yönetiyor...

Ve Mağusa kentini...

Dönem parlak.

Dönem zengin...

Liman, dünya çağında ünlü, bilinen bir liman...

Ve Mağusa’nın fahişeleri de çok zengin...

Öyle anlatılır...

Ve ardından, çöküş...

Fahişeler, gemicilere hizmet veriyor ama fakirleşme de var...

Liman gemici dolu...

Derken, fahişeleri kent dışına gönderiyor yöneticiler...

-*-*-

Allah Allah, ne alaka yani fahişeler geldi aklıma...

Ama okuduğum kitaplarda, o dönemin, Lüzinyanlar devrinin çok zengin olduğunu anlatanlar var...

Katedral!

Katedraller yapılmış Kıbrıs’a...

Aradan 800 yıl geçti, öyle eser yok...

Öyle güzellik yok!

St. Nicholas Katedrali- Pardon Lala Mustafa Paşa Camisi...

Kimse yapamadı Mağusa’ya öyle görkemli bina...

Öyle şahane eser.

Ama adını değiştik... Bravo...

Ve derken Venedikliler devrinde yeniden canlandı Mağusa...

Sonra Osmanlılar... Bir ölü dönem diye bahsedenler var...

Ayıptır söylemesi, taş taş üstüne konmadı 350 yıllık Osmanlı döneminde...

Ama ne anlatılır kitaplarımızda?

Canbulat’ın kellesi kopmuş, ama kelleyi koltuğa alıp, saatlerce savaşmış!

Yaaaaa; sen taş taş üstüne koyma ama yalan hikayelerle abartı sanatının zirvesini zorla!

Haaa bir de ne olmuş, Bragadino denen kumandanın derisi soyulmuş, içine saman doldurulmuş!

-*-*-

Ve İngilizler geldi 1878’de...

İngiliz döneminde iki büyük Dünya Savaşı ve bu liman yine ciddi değer kazanmış...

Mağusa Limanı türküsünü bilmeyen de yok bu arada...

“Limandır liman” diyor türkü...

Liman...

Ve 1960 – 1974 arası; yine renkli, zengin, ışıklı dönem...

-*-*-

Ve bir de 1974 sonrası, KKTC’yi ilan edinceye kadar geçen dönem... Özellikle de sonrasına da sarkan Polly Peck yılları; Asil Nadir dönemi...

-*-*-

Akabinde, bitiş.

Çöküş...

Liman çöktü...

Ne oldu biliyor musunuz cumartesi günü?

Dünkü KIBRIS’ı okumuşsunuzdur; limanın balıkçı barınağı bölümünde 1900’lerin başında İngilizlerin yaptığı iskele çökmüş!

O iskeleye, 1974 sonrası devralışımızdan bu yana bir kaç ufak tefek tahta çakma dışında bir şey yapmamışız...

Mağusa Limanı öksüz...

Dünya’nın asırlarca en önemli limanlarından biriydi Mağusa Limanı...

1974’te tamamen elimize geçirdik...

1983’te Cumhuriyet ilan ettik.

Ambargoları yedik...

Şimdi arada bir silah kaçırıyoruz; sık sık da sigara...

Eh ufak tefek gelişler gidişler oluyor elbette ama liman, ne türküdeki liman, ne İngiliz ne de Lüzinyan dönemindeki liman...

-*-*-

Liman kaderine terk.

Liman ilkel.

Peki Mağusa?

Mağusa’nın Maraş’ını yüzümüze gözümüze bulaştırdık.

Dünya’nın en değerli limanlarından birini ve belki de en değerli liman kentini mahvettik.

Siyasi çözümsüzlüğün en büyük kurbanı Mağusa’dır...

Bazen yolum düşüyor...

Ülkenin en güzel meyhanelerinden biri hala bu kentte olabilir... Reklama girerse o da girsin, Dumlupınar Kulübü’nün üstünden bahsediyorum...

Meyhane güzel, çok ciddi yatırımlar da var, mesela Mağusa’ya girişteki devalış veriş merkezi... Muhteşem...

Ama liman bitti...

Maraş, farelerin işgalinde... Yılanlar, çiyanlar da yerleşikleri...

Kent, betona teslim.

Karmaşa – trafik en az Girne kadar kötü...

Evet, DAÜ’nün değerini tartışmıyorum, yatırımlarını da...

Ama, hepimiz kabul edelim...

Ne Liman kaldı ne Mağusa...

Siyasi çözümsüzlük, en çok bu kenti vurdu...

Limanı çöktü, Maraş’ı bitti...

Suriçi cırmalıyor...

-*-*-

Haaaa, siz, insanları kandırmaya devam edin.

Eşit devletiz da, yolumuza devam ederiz da, anavatan yanımızdadır da...

Hani?

Bakın limana!

Bakın Maraş’a!

Ve dürüst olun!

Doğruları konuşun!

Lütfen!

İngilizlerin 115 sene önce yaptığı iskele çökmüş!

115 sene önce...

Biz mi?

Biz çökerttik...

Ve toplumu da tükettik bu arada...

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
2 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
4 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
6 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup