Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

04.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Mevcut ekonomik koşullarda, eğer Kıbrıs sorunu da çözülmezse...

Fidel Castro devrimi tamamladığında, yoldaşı Che Guevara'ya bakanlık teklifinde bulunmuş... Guevara kabul etmemiş. Ama yine de Castro arkadaşını Merkez Bankası Başkanı yapmış...

Dakka bir gol bir, Amerikalı gazeteci basın toplantısı sırasında Guevara'ya sormuş, "Merkez Bankası başına getirildiniz, siz ekonomist misiniz?"

Guevara, "hayır, komünistim" diye yanıtlamış!

"Ekonomist değil, komünistti"...

-*-*-

Bazı şeyleri söylemek için veya bazı konularda görüş belirtmek için o konunun uzmanı olmak zorundasınız...

Örneğin ekonomi!

Ekonomi bir bilim dalıdır ve oldukça karmaşıktır...

Bir yığın terimler - isimler söz konusudur... Hatta "Ekonomi terimleri sözlüğü" diye sözlük bile var!

Üniversite'deyken, "Ekonomiye giriş", "Makro ekonomi", "Kalkınma ekonomileri" gibi dersler almıştık ve ben hepsinden "çok zor geçiyordum"...

Bugün Pazar, anılardan da söz edebiliriz...

Kalkınma Ekonomisi dersi, gazeteciliğe başlamamın da sebebidir.

Çünkü, bu dersten kalmış ve okulu dört yılda bitirme şansını kaybetmiştim!

Tek dersten okul uzamış ve o uzayışın yaz tatilinde, sene 1989, Nuh Peygamber daha gemiyi çakmaya başlamamış falan, ben KIBRIS gazetesinde işe başlamıştım...

Neyse, sonra tek ders affı denen şey önüme fırsat olarak çıkmış ve gidip o sınava girerek, bir miktar da torpil bularak, hatta kopya bile çekerek, mezun olmuştum ki ayrı hikaye...

-*-*-

Kısacası, ben ekonomist değilim...

Ancak, övünmek gibi olmasın, iyi bir komünist olmayı çok isterdim. Çok da çabaladım bunun için ama kapitalizmin kucağına düşüp, av tüfeği dışında silah da bulamayınca, devrimci komünistlik, yerini "duygusal komünistliğe" terk etti ki Dünya'da en tehlikeli ideolojinin de bu olduğunu itiraf ediyorum...

Neden mi?

Çünkü devrim sadece içinizi yemekle oluyor!

Şeker oluyorsunuz, tansiyonunuz yükseliyor, kolesterol tavan yapıyor, sinirler bozuluyor!

"Bu düzen böyle mi gidecek?" diye soru soruyorsunuz, içiniz eriyor!

-*-*-

Evet, devrimci komünizm hayalimiz suya düşmüş olsa da, ki hep hayal olarak kalmıştır yüreğimde, bazı "ekonomik fikirler" üretemez halde de değiliz!

Mesela, "Sayın Serdar Denktaş, yolları mı onaracaksınız? Ve bunun için çalışanın emeğinden mi kesmeye karar verdiniz? Bence yanlış! Çok ciddi geliri olan iş insanlarının karlarından daha yüksek vergi almayı deneseydiniz keşke!"...

Veya, "Serdar Denktaş, maaşı 4 binden fazla olanlardan kesinti yapılacağını söyledi; iyi de etti, düşük gelirli kardeşime dokunmasın ama bu arada, çok zengin sermaye sınıfının aşırı karından da kesinti yapsın vergiyi yükseltsin!"...

-*-*-

Gerçekten bu konuda ülkede yapılacak çok şey vardır.

Bir kere, çalışan, özellikle de asgari ücretli ve maaşlı kesim, zaten döviz yükselişi karşısında bel kırığının çok ötesindedir.

Yakında petrol fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak, donumuza kadar zam gelecektir. Fiyatlar artacaktır.

Evet, tabii ki birçok ithalatçı da döviz ve petrol fiyatlarından olumsuz etkilense de, sonuçta onlar yaşadığı her yükselişi, kendi ürünlerine zam olarak yansıtıp, her zaman da mutlaka haklı sebepleri bulunanlardır ki bu da ayrı mesele.

Efendim, evet iş insanı da zarar görecektir... Ama benim dediğim, kar oranını düşürtmeleri meselesidir.

Diyelim ki X marka bir üründen ithalatçı yüzde 10 kar elde ediyor... Net kar... Yani masrafların tümü düştüğünde elinde o kalıyor...

Ne yapsın bu ithalatçı?

İthalatçı hiç bir şey yapmasın!

Sadece tüm beyanlarını dürüst yapsın, devlet de o yüzde 10 net kardan, minimum bir şeyler kapsın!

Ekonomist olmaya gerek var mı?

Kardan fedakarlık diyorum!

Yine net kar orada duracak!

Ama geçen gün gittim Çangar'da gördüm, i8 denen bir araba getirmişler; "u banayiamu!"nun ta kendisi...

Eh, onu alma canım, bir ucuzundan al!

Yani 100 bin Sterlin ayda kâr etme, 50 bin et, hatta 20 bin et!

Kurtarmaz mı?

-*-*-

Haaaa, işte "ideoloji" denen cehennem kaynaması bu noktadır!

Sermayeden mi keselim, yoksa çalışanı mı bitirelim?

Soruyorlar ya, "solcu ve sağcı arasındaki fark nedir?"

Solcu, tuvalette daha çok kitap okuyup daha sık basur olandır!

Değil!

Solcu, sermayeden daha çok kesendir!

CTP mi?

Eski CTP, yani "Tufan"dan önceki CTP solcu muydu?

Sermaye'ye teslim olduğu için "hayır değildi"...

Tufan derken, yukarıda da Nuh'tan bahsettik, karışıklık olmasın... Tufan Hoca’mdan bahsediyoruz, Erhürman başkandan...

Bu arada, Cenab- ı Allah, CTP' ye eskiden olduğu gibi sol günler nasip eylesin! Amin!"

-*-*-

Bir örnek:

Koop Gaz!

Geçtiğimiz günlerde, çok acılı günlerimizde gümbürtüye giden bir haber vardı gazetelerde...

Koop Gaz, hükümetin, "3 TL zam yapın" tavsiye kararını, "1,5 TL yapıyoruz" şeklinde hayata geçirmeye karar verdi.

Anlatmak istediğim budur.

Kooperatif gibi, tüm gaz şirketleri de aynı oranda zam yapsın...

Efendim zarar ederiz!

Bence etmezsiniz...

Efendim işçi durdurmak zorunda kalırız.

Hayır kalmazsınız!

-*-*-

Koop Gaz'a, büyük marketlerimiz, büyük üreticilerimiz, tavukçularımız, inekçilerimiz, etçilerimiz, sütçülerimiz, özel okullarımız da katılabilir.

Bunun için ne yapmak lazım?

Haaaaa, gel Che Guevara bakalım!

Bunun için "ekonomist" olmak değil, "komünist" olmak lazım!

İnsandan yana!

Halktan yana!

Emekçiden yana!

Efendim iş insanlarımız batsın mı?

Hayır batmasın, ama i8'i şimdilik almasın, gitsin 1'den 7'ye kadar serisi var, onlara baksın... Bir ucuzunu alsın!

Bilmem anlatabildim mi?

Ya da Özok Grup muhteşem Renault'lar satıyor, Kombos'ta Mercedes var, Jeep var...

Reklama da girdik ama olsun, örnek vermek lazım...

-*-*-

Bu türkünün ana fikri mi?

"... Bu türkünün ana fikri, aman Fatoş canım Fatoş" diye sözleri bulunan bir komik şarkı vardı bir zamanlar... Fatoş ot biçmeye gidiyor ve orada olan oluyor...

Tıpkı o komik türküde Fatoş'un düştüğü duruma düşmemek için; hükümetin tedbir alması şarttır.

Efendim bu hükümet gitmeli!

Hayır kesinlikle gitmemeli.

Cidden ve yürekten buna karşıyım.

Bu hükümet çok iş yapmaya zorlanmalı.

Bu hükümet giderse gelecek olanların tek farkları, cinsel performansları olur!

O da bizi ilgilendirmez!

Dolayısıyla, mevcut hükümet, yolları da onarmalı, sürücü eğitimine de asılmalı, araç ve trafik denetimini de artırmalı, ekonomiyi de düzeltmeli...

En azından "kişisel çalışmamalı, gelecek seçimin hesabını yapmamalı"...

Zaten çok iyi bilmeli ki, bir şeyler yaparsa, gelecek seçim endişesi olmaz!

Ama alışkanlıklar değişmez ve sırf hamaset, sırf cukka, sırf kişisel, sırf akrabasal - ahbapsal giderse, ilk seçim tumba!

-*-*-

Turizm can damarı.

Çözüm, turizmi patlatır.

Ülke geleceğiyse Serdar Denktaş'ın mesela kafasındaki endişe; "referandumda hayır diyeceğim" demek yerine, "çözüm bizi uçurur" demesi, daha akla yakındır.

Mevcut ekonomik koşullarda, eğer Kıbrıs sorunu da çözülmezse, medyum değilim, geleceği görme gibi bir kabiliyetim yok ama mahvoluşu hissetmemek için dibelik da salak olmak gerektiğinden eminim!

Sorry salak dedim ama lütfen kimse üstüne almasın!

İyi pazarlar efendim.

Lefke'nin hatırlattığı!

Hava soğuk... Yenicami - Lefke maçındayım... Ne yalan söyleyeyim, "Lefke umarım yener ve sevinirim" falan diyerek, "özel nedenlerle" çok ciddi moral çöküntüsü ve stres altında maça gittim.

Daha oturup da ikinci pasademboya diş dokunduruncaya kadar 2 - 0 oldu...

Yenicami muhteşem...

John Ebuka diye bir adam var bu takımda, Allah nazardan saklasın... Süper...

Lefke neyi hatırlattı?

Futbolumuzun da ekonomik anlamda sıkıntılı olduğunu...

Bir düzen, bir toparlanma lazım...

20 kişilik kadronuz var, teknik ekibiniz var, hakem parası var, saha bakımıydı, şuydu buydu derken, bir kulübün idamesi için çok ciddi paralar lazım.

Futbolcular daha çok para isterse, sizde de yoksa. Sevgi, aşk, amatör ruh falan da çoktaaaaan güme gitmişse, siz bitmişsiniz...

Futbolumuzu yöneten çok iyi bir kadro var... Hasan Sertoğlu ve ekibinin çok iyi şeyler başardığını ve başarmak arzusunda olduğunu yakından bilenlerdenim...

Ama yine mesele çözüme ve ekonomiye gelecek; Kıbrıs sorunu çözülmez, biz bu kapalı mandra içinde top oynarmış gibi yapmaya devam edersek, profesyonel miyiz, amatör müyüz, yoksa zavallı insanlar mıyız, buna net bir şekilde karar vermezsek; "paralı sponsor bulan" şampiyon olur, maddi kriz yaşamaya başlayan takımı dağıtır, hiç para yoksa ve topçularınız da para almadığı ya da az aldığı için oynamazsa, 9-0 yenilirsiniz...

Efendim, Cuma akşamı, bir kaç istisna oyuncu dışında, Lefke takımında en çok koşan kimdi biliyor musunuz?

Takımın sağlık görevlisi... Net beş deparı vardı! Helal olsun!

Oyunculara mı?

Yuh olsun!

Stresimizi atmaya gittik, tam sinir olduk!

Lefke'nin hezimete uğramasına çok bozuldum ama ülke futbolu adına, muhteşem bir Yenicami izlemek, keyif verdi, söylemeden geçmeyeceğim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Dr Bekir Pasaoglu
    05.12.2016

    Ben yazınıza bir ilave koyayım Sn İncirli Serdar Denktaş'ın kafasındaki endişe; " "çözüm beni uçurur" endişesidir. Hayır kampanyası da bu yüzden.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.