KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

11.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Neden olası bir referandumda “evet” demeliyiz?

Baf gezim dün de sürdü...

Bir yığın restoran ve bar var turistik bölgelerde...

Mutallo, yani 1974 öncesi bizim yaşadığımız “Türk bölgesi”, 1974’te kalmış... Tabelalarda Türkçe isimler duruyor ama hepsi silik!

Belediye veya devlet şu anda her yanı kazmış durumda... Mutallo’ya araçla girilmiyor... İki Toplumlu Kültürel Miras Komitesi camiyi onardı, onaracak, görüntüsü fena değil... (Bu arada araya girmem lazım, cami demişken... Sevgili Teralılar, köye de gittim, cami – okul yıkıldı yıkılıyor... Bir duvarı çökmüş durumda...)

Devam edelim...

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, 1974 öncesinden bugüne yaşamayı başarmış Mutallo, KKTC’den kötü durumda değil!

Üzgünüm ama böyle...

Mağusa’ya nefis bir alış veriş merkezi açıldı...

Bir yığın yatırımlarımız da var...

Mesela lüks oteller falan; ama sadece Baf bölgesinde, beş katı fazla lüks otel ve inanılmaz büyüklükte bir alış veriş merkezi (Mall) bulunuyor...

Ve küçük oteller de çatır çatır çalışıyor...

Sadece küçük oteller değil, dört bir yan apart otel dolu... Yani self catering dediğimiz noktadan başlayan bir turist, full board noktasına kadar gelebiliyor.

Elbette tartışabiliriz... Class mı mass mı falan diye...

Class turizm, zengin turistleri getirmek, mass turizm fakiri fukarayı teşvikle kandırıp toplamak!

Bizdeki anlayış bu.

Ama Güney’de ikisi adeta birbirine karışmış durumda...

Baf’ın bazı bölgelerinde mass görüntü var...

Ama 7 yıldızlı Anassa Hotel de Poli – Laçi’de...

Turist, belli ki sokakta para harcıyor...

Neden mi? Çünkü her taraf hediyelik eşya satan dükkancıklarla, barlarla, kafelerle, restoranlarla dolu...

Turist, otele girip kumara dalıp kapanıp kalmıyor...

-*-*-*-

Biz mi?

Bakın, kesinlikle sınıfta kaldık... Başaramadık...

Baf’ta Kral Mezarları, bilmem ne hamamı, iki taş, dört duvar; öyle bir satıyorlar ki; ama sadece Girne Kalesi’nin denize bakan duvarı kadar değerleri, kıymet-i harbiyeleri yok...

Satamadık... Pazarlayamadık...

Ambargo dedik, izolasyon dedik, resmen sınıfta kaldık...

Şu anda mı?

Evet, inanılmaz çaba harcadığı gözden kaçmayan bir Turizm Bakanı var; ama ne kadar başarılı olacağımızı göreceğiz...

Kumarcılar ve teşvikle gelenler, işe yaramadı demiyorum... Elbette onların da katkısı – etkisi var; ama tarih, coğrafya, plaj, güneş ve tesis kalitesi açısından fazlamız bulunan Güney’in çok gerisindeyiz...

-*-*-*

Haaaa bu arada, şunu da eklemem gerekiyor...

Hani anlaşacağız ya; iki bölgeli, iki toplumlu, iki toplumun da siyasi eşitliğine dayalı bir federasyon kuracağız ya...

Şu saptamayı yapmadan edemeyeceğim:

Bir Kıbrıslı Türk olarak, olası bir referandumda, ilgili planı ya da anlaşmayı okumadan “evet” derim...

Ama, sakın yanlış anlamayın, sakın sağa – sola çekmeyin; bir Kıbrıslı Rum olsaydım, okumadan “hayır” dememi gerektiren çok şey olduğundan da emin olurdum...

*-*-*-*

Ekonomik büyüklük farkıdır aslında bahsetmeye çalıştığım...

Turizm...

Tarım...

Limanlar...

Yollar, binalar, evler...

Değer olarak Güney’e 500 lira biçelim; bence KKTC’nin değeri şu anda 25’i geçmez!

1974’te kaybeden kimdi?

Neden 1974 sonrası Güney, yani kaybedenler bu noktaya geldi?

Neden biz şu andaki noktadayız?

Sakııııııınnnn, ama sakııııııınnnn izolasyon ve ambargo demeyin!

Yoksulluğumuzun, geri kalmışlığımızın tek sebebi, siyasi beceriksizliğimizdir...

Sakın inkar etmeyin...

Güney tanınmıştı da, devlet muamelesi görmüştü de, bize de Yunan – Rum ambargosu uygulanıyordu da...

Hade yahu!

Neden uyguladılar size ambargoyu?

Haklıydınız da anlamadı mı elalem?

Dünyayı aptal mı sanıyorsunuz?

Hade bizi 42 senedir kandırıyorsunuz, Dünya’nın tamamı salak mı?

Dünya’nın tamamı Güney’deki insanları haklı, bizi haksız görüyorsa, bu da sizin başarısızlığınız değil mi?

-*-*-

Banana...

Biz, banana cumhuriyeti olduk...

Onlar devlet kaldı...

Bu başarı ve başarısızlık noktasının sorumlusu kimdir?

Başarısız olan biz değil miyiz?

Mazeret üretmek kolay!

Bir sürü insan, ekonomik anlamda çıkar elde etti; yağma düzeni kurdu, bizi de bayrak – vatan – anavatan edebiyatı ile aldattı; Akritas Planları ile uyuttu, kandırdı ve bugüne geldik...

Banana dedim de...

Baf – Poli arasındaki bölge banana, yani muz bahçeleri ile dolu... Her markette, “Kıbrıs patatesi” veya “Kıbrıs portakalı” gibi, “Kıbrıs muzu” satılıyor...

Bizde?

Ne oldu bizim muz bahçelerimiz?

Ne oldu bizim narenciye bahçelerimiz?

Hirsofu’dan Baf’a kadarki yol sağlı sollu narenciye bahçeleri ile dolu... Pırıl pırıl!

Bizde su tükendi... Güney’de idare ediyorlar...

Bizde narenciye bitti; Güney’de arttı.

İnanılmaz balıkçı barınakları, nefis küçük ve de Limasol gibi çok büyük limanlar yaptılar.

Biz ne yaptık?

Mağusa Limanı, 1100’lü yıllarda, Lüzinyanlar döneminde Dünya’nın yıldızıydı... 1974’e kadar da öyleydi...

Şimdi?

Nedir bunun sebebi?

Neden biz bittik, Güney ayaklandı?

-*-*-*-

Veeeee çok çok önemli bir mesele daha...

Neden onlar hâlâ Kıbrıslı?

Neden Kuzey’de bıraktıkları topraklarına hastalık derecesinde düşkünler?

Neden hediyelik eşya dükkancıklarında, şapkadan kilota, çoraba; tabladan t-shirte kadar her sattıkları ürünün üzerine “I Love Cyprus” yazıyorlar?

Kıbrıs haritacığı basıyorlar?

Neden hâlâ lukanika, şeftali, sufla, sucuk; çatır çatır satıyorlar, koruyorlar?

Neden lokumları var?

Neden gülleri var?

Neden tüm Dünya onları tanıyor?

-*-*-

Bütün bunlar, “izolasyon ambargo” nedeniyle mi oldu?

İyi de, durduk yere neden bize izolasyon uygulandı?

Neden ambargo kondu?

Çok mu çirkin insanlarız?

Hiç mi güzel gözlümüz yok?

Allah bizi neden hep “haklı” ama hep kaybeden yaptı o zaman?

Yani bu kadar haklıysaydık, bu kadar ezilmişseydik, bu kadar doğru ve dürüstseydik; bütün Dünya gerçekten “manyak” mıydı?

-*-*-*

Lütfen kabul edin!

Lütfen, “1974 sonrasını beceremedik” deyin.

Hiiiiiiç mazarete gerek yok!

Güney’de iki tur atın; 1974 sonrası başarısızlığınızın daniskası vurur yüzünüze!

-*-*-*

Bu yüzden bir Kıbrıslı Türk olarak, önümüze konacak olan olası bir plana, noktasını dahi okumadan “evet” diyeceğim...

Biz beceremedik!

Beceremiyoruz!

Yalanla, yanlışla, Dünya’dan uzaklaşıyoruz...

-*-*-*

Son bir soru; kardeşim, siz becerebilseydiniz; bugün Kıbrıslı Türklerin – siz, anneniz, babanız ve çocuklarınız dahil – tamamında neden Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu ve Kimliği var?

Kıbrıs sorunu çözülmelidir!

Kıbrıs sorununun çözülmesi için Kıbrıslı Türkler, hiç çekinmeden, hiç gözünü kırpmadan “evet” demelidir.

42 yılın başarısızlığı ve aldatılmışlığı adına, bundan başka şansımız yoktur!

***

Cara Delevingne

Cara Delevingne Londra doğumlu 24 yaşındaki İngiliz model ve oyuncu... Son dönemlerin en ünlü modellerinden biri... En güzel kadınlarından biri olarak da kabul ediliyor ki buna katılıyorum... Cinsel tercihi kadınlardan yana... Bunu da gizlemiyor...

Geçtiğimiz hafta Chanel'in Paris defilesinde podyumdaydı ve büyük ilgi çekmeyi başarıyordu...

Geçtiğimiz aylarda Johnny Depp’ten olaylı şekilde boşanan oyuncu Amber Heard’la yakın arkadaş olan Delevingne için bu arkadaşlığın daha da manalı olduğu söyleniyor... Bu da işin dedikodu kısmı...

 

 

 

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Öz
    11.12.2016

    1963 de Türk ortaklarını devletten kovan Rumlardır. 1974 de bu devleti yıkan yine Rumlardır.2004 de AB'yi kandırıp tehdit ederek AB'ye giren de Rumlardır. Yugoslavya kara paralarını, sonra Rus paralarını daha fazla faiz getirisi için Yunan bankalarına yatırıp batıran ve iflas eden de Rumlardır. Türkiye'nin güney sahillerindeki Turizm gözlendiğinde, Rumların öyle zannedildiği gibi bir turizm'i de olmadığı görülmektedir. Buna karşılık üniversite eğitimi gelişmesi Türk bölgesinde daha başarılıdır. K/Türklerinin esas sorunu toplum liderliğinden kendilerine verilen bol ganimetli devlet yönetimini başarmamalarıdır. Bu hala devem etmektedir. Yönetimde başarı için Rum'dan medet ummak da tam bir hayaldir. İster anlaşma olsun ister olmasın K/Türkleri çağdaş bir yönetim seferberliğine girmeleri şarttır. Anlaşmadan önce de esas konu budur. Sonra anlaşma olsa da olur, olmasa da.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.