KTV
  • 17 Ekim 2016, Pazartesi 9:20
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

Neredeyiz - toprak ve mülkiyet ile güvenlik ve garantiler - Yes b'annem!

Müzakereler kopar mı?

Sanmam!

Bu saatten sonra müzakereler kopmayacak...

Peki, her konuda "uzlaşı" var mı?

Hayır yoktur... Olmayacak gibi de duruyor. Ve bu uzlaşı olması zor görülen başlıklarda "varılacak son noktalar" çözüm planında yer alıp, önümüze konacak!

İşte esas kırılma noktaları da burada olacak!

Şu anda dile getirilenler "görüşlerdir"...

Plan değildir... Bugün ben de "saptayabildiklerimi" yazmak istiyorum...

Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Türkiye’nin güvenlikle/ garantiler başlığında verdiği ilk işaretleri “çok hayal kırıcı” bulduğunu söylüyor... “Ne üssü ne de garantilerin devamını görüşürüz" diyor...

Ancak bu, netleşmiş değildir.

Belki bu görüşün karşılığında başka bir şey pazarlık edilir, bundan geri adım atılır.

Şu anda "asla çözüm olmaz, Rumlar şunu istiyor vermeyiz, Türkler şunu talep ediyor asla olmaz" gibi çıkışlar, abesle iştigaldir.

Evet, toprak ve mülkiyet ile güvenlik ve garantiler konusunda henüz uzlaşıya ulaşılmamıştır ve her tarafın da bu konularda görüşleri söz konusudur. Ancak olası bir planda neyin yer bulacağı net değildir.

Kimse bizi - sizi kandırmasın.

Kasulidis'in iddiasına göre, "Türk tarafı, Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk eyaleti içerisinde, Türk komutan tarafından komuta edilecek bir üs istiyor"...
   Ve yine Kasulidis'e göre, "Bu pozisyon ile müzakere başlamayacak"...

Ancak, bunlar gerçekten Kasulidis'in söylediği gibi mi olacak yoksa Türkiye'nin talebi gibi mi belli değildir!

Kasulidis'in "görüş belirtmesi" gayet doğaldır... O kadar... Ama planda O'nun söylediklerinin olup olmayacağı belli değildir.

Rum tarafına göre Maraş, çözümün ilk günü iade edilmeli... Hatta "edilecek" diyenler de söz konusu...

Bu konu, "Güvenlik ve garantiler" gibi "ağır" bir konu değil ve eminim sıkıntı olmayacaktır.

Kıbrıslılar, Kıbrıs’ın tümünde serbest dolaşım, yerleşim, çalışma ve her türlü ekonomik faaliyette bulunma hakkına da sahip olacak...

Bu da sanırım sıkıntı olmaz...

Dileyen, dilediği yerde çalışmasın mı?

Yaşamasın mı?

Demografik yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1960’ta kurulduğu zamanki gibi olacak...

Bu konu da aşıldı...

Rum tarafının beklentileri temelde şöyledir:

"...  Türk askeri çekilecek... Toprak iadesi olacak... Göçmenler "isterlerse" Kıbrıs Rum İdaresi veya Kıbrıs Türk İdaresi altındaki taşınmazlarına dönecek..."

Bu talepler, yıllardır vardır.

Hatta İngilizce’de "3R" ile tarif edilirdi...

Neydi bu 3R?

1- Removal of all Turkish Troops from occupied Cyprus... (Türk Ordusu Ada'dan uzaklaştırılacak)...

2- Repatriation of all Colonists... (Tüm Türkiyeli göçmenler geri dönecek)...

3- Return of all Refugees to their homes... (Tüm göçmenler evlerine dönecek)...

Peki bu taleplerin tümü planda olacak mı?

Sanırım olacak!

Ancak hangi oranda olacağı, miktar olarak bunun nasıl yer alacağı sanırım daha belirlenmiş değildir...

Çözüm, günlük yaşamı değiştirmeyecek.

İki taraftaki devlet sistemi ve çarkı aynen devam edecek.

Karşılıklı istihdamlar da olacak...

Her kurucu devletin devletçiğin veya eyaletin kendi sistemi olacak...

Yerel yönetimlerde de değişiklik olmayacak.

Bizim polisimiz, onların polisi ve bir de 50 - 50 hepimizin polisi olacak...

Her öğrenci okuluna devam edecek. Haaa dileyen dilediği özel okula gidebilecek, başvurabilecek...

Her iki toplum kültürel kimliğini koruyacak...

Kısacası, şu ana kadar "hayır" dememizi gerektiren bir sorun olduğu inancında değilim...

Güzelyurt - Omorfo mu?

Bence o da sorun olmaz...

Dünkü "Türk hayırcıların" yürüyüşünün fotoğraflarını ve görüntülerini gördüm; Omorfolu, 2004'teki "evet" noktasında gibi duruyor...

Güzelyurt'un verilmesine karşı çıkıp da yürüyüş düzenleyenleri küçümsemek gibi bir niyetim yok, görüşlerine ve duruşlarına saygım sonsuz... Sadece, katılım oranında cılızlık sezdiğim veya gördüğüm için böyle bir yorum yaptım...

Neyse!

Süreç ilerliyor... Sona yaklaşıldı...

Mevcut durumda "okumadan evet" demeye hazırım...

"Yes b'annem" noktasındayım...

Bunca lafı, bunun için yazmış oldum. Özür dilerim...

İki söz bir yorum!

Bir zamanlar internet daha hayatta değilken; sağda solda okuduğum güzel sözleri toplar biriktirirdim...

Mesela bir tanesi, "Seçilmek isteyen bir adama, sarhoş bir adama ve aşık bir adama asla güvenmeyeceksiniz" diyordu...

Aşk ve alkol, özel mesele

Ama "seçilmek istemek" özel değil...

Toplumu ilgilendiriyor.

Seçmeni ilgilendiriyor...

Demek ki, Dünya'nın birçok yerinde, siyasetçilik, güvenilmez olmakla eş tutuluyor.

Peki, bunca insan, bu gerçek ortadayken, sizce neden siyasete giriyor?

Bu bir sağlık sorunu olabilir mi?

Megalomani ile açıklanabilir mi?

Son günlerde çok bozuk olan kafama bu konu takıldı da!

Bir de çok hoşuma giden sözlerden biri; "Doktorlarla sakın tartışmayın! Onların içeriden bilgisi var!" şeklindeki sözdü...

Bilmem!

Hoşuma gitmişti!

Yorum yapmıyorum!

Balon fıkrası UBP ve CTP

Bu bir fıkradır... KKTC'de, balon uçuşu yok zaten ama olduğunu farz ederek, fıkrayı okuyun. Fazla da dert etmeyin...

Bir kadın, Karpaz yarımadasını balonla gezmek istemiş... Ama kontrolü kaybedip kaybolmuş. Nerede olduğunu da bilmiyormuş. Üstelik arkadaşları ile buluşacağı sözünü vermiş.

Bir ara, altta bir adamı görmüş ve bağırmış:

“... Özür dilerim, neredeyim şu anda söyleyebilir misiniz?”

Adam bağırarak yanıtlamış:

“... Şimdi, 31 derece, 21.09 Kuzey meridyeninin, 100 derece bilmem ne paralelinin üzerindesiniz”...

Kadın biraz da kızarak, “... Sen kesin CTP'lisin!” demiş!

Adam, “nereden bildiniz?” diye sormuş!

“Çünkü yıllarca halka söylediğiniz her şey, teknik açıdan doğruydu. Şu anda bana söylediğiniz de teknik açıdan doğru olabilir ancak anlamadım. Hala nerede olduğumu bilmiyorum ve bu senin suçun”...

Adam kadına yanıt vermiş:

“... Siz de kesin UBP'lisiniz” ...

Kadın, “doğrudur, nereden bildiniz?” diye sormuş.

Adam yanıtlamış:

“... Havayla yükselmiş durumdasın; hava bittiği anda yere çakılacaksın, birilerine söz verdin tutamıyorsun, aslında sorununu benim çözmemi bekliyorsun ve benle tanışmadan önceki aynı yerdesin... Ama ne ilginçtir, şu andaki pozisyonun da benim hatam... Sen UBP'lisin!..”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 4 2 2 0 4 8
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 4 2 2 0 4 8
3 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 2 2 0 3 8
4 BİNATLI YSK 4 2 2 0 3 8
5 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 3 7
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 4 2 0 2 0 6
7 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 4 2 0 2 -1 6
8 LEFKE TSK 4 1 2 1 -1 5
9 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 4 1 2 1 -1 5
10 YALOVA SK 4 1 1 2 1 4
11 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 4 0 4 0 0 4
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 4 1 1 2 -2 4
13 TÜRK OCAĞI LİMASOL 4 1 1 2 -2 4
14 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 0 3 1 -1 3
15 OZANKÖY SK 4 0 2 2 -5 2
16 BAF ÜLKÜ YURDU 4 0 1 3 -5 1

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 19.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup