HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

17.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Olası bir çözüm planına “evet” demek ne demektir?

Nasıl bir rahatlıktır o!

Anlatamam!

Yani, seyahat etmeyi falan seviyorsanız; ki artık çok kolay oldu her şey...

Yani, mesela çocuklarınız yurt dışında öğrenim görüyor ve zaman zaman onları ziyarete gitmek istiyorsanız...

Yani, hısım – akraba – aile mutlaka vardır bir yerlerde, arada bir gitmek arzusundaysanız...

Borçlanıp ya da para biriktirip yurt dışına tatile gitmeyi arzuluyorsanız...

Cebinize atın onu ve gerisini düşünmeyin.

Ne vize, ne Sghengen ne de yengen!

-*-*-

Efendim, Kıbrıslı Türk olup da “ben almadım” diyen yok!

En faşistimizin dahi kendileri utansa da, evlat ve torunları mutlaka almıştır!

Ama, “KKTC vatandaşı olup da alamayan çok!”...

Bu da ayrı bir durum!

Sahi yahu, neden mi bahsediyorum?

Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu’ndan tabii ki!

-*-*-

1997’de almıştım... Ama süresi doldu... Kaydımız bulunamadı. Doğum kağıdı falan yeniledik, gittik başvurduk ve aldık... Dün aldım. Çok zor oldu, çok bürokratik acılar çektim, ciddi anlamda da para ödedim ve sonunda hem AB vatandaşı hem de Kıbrıs Cumhuriyeti Vatandaşı oldum. Yeniden... Çok mutluyum!

Niye sahte davranayım ki!

Evet, seyahat açısından çok ciddi kolaylık.

AB vatandaşlığı açısından “hürriyetin zirvesi”...

Ama hepsinden önemlisi; resmi bir devlete yasal anlamda ait olma duygusu!

Efendim, diyeceksiniz ki, “sen aynı zamanda İngiliz vatandaşısın!”...

Haklısınız, zamanında Kraliçe’yi kıramamış ve almıştım!

Aynısı değil!

Evet, o pasaport ve o vatandaşlık da ayrıcalıklar getiriyor...

Ama, “insanın kendi anavatanının vatandaşı olması” gibisi yok.

Sakın tepki vermeyin; çünkü hepinizde bu pasaporttan var!

Yani Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu!

-*-*-

Peki kimde yok?

Haaaaa; işte burası çok önemli...

Kıbrıslı Türk olan herkes alabilir.

Öyle ya da böyle, benim gibi cırmalar, sürünür, bürokratik işkenceye maruz da kalabilir ama sonunda kapar...

Ancak “KKTC Vatandaşı olan herkes alamaz”...

Çok kısa kesiyorum; bu bir maddi ya da manevi mesele değildir... Bu, bir kolaylık meselesidir. Bu bir Dünya vatandaşlığı meselesidir.

Dolayısıyla, her KKTC vatandaşı, Dünyalı olmak, AB vatandaşı olmak istiyorsa; olası bir çözüm planına “evet” demelidir.

Bu bir rüşvet teklifi gibi mi oldu?

Olsun!

Çok param olsa, hatta az bile param olsa, hepsini dağıtır ve aynı talepte bulunabilirdim.

Çünkü, bizi kurtaracak olan çözümdür.

Kuzey Kıbrıs’ta yaşam süren Kıbrıslı Türk veya KKTC vatandaşı herkesin “yasal bireyler” olmasının tek aracı budur!

Çözüm olmazsa, büyük çoğunluğumuzun üzerinde oturduğu mülkler, ömür boyu kendilerine ait olamayacak.

Çözüm olmazsa, KKTC yurttaşlığı devam edecek ama Dünya’nın hiç bir yerinde geçerliliği bulunmayacak.

-*-*-

Mustafa Akıncı mı?

Akıncı, “KKTC devam eder” diyor ama buna kendisi inanıyorsa, pasaportumdaki adım Serhat değil, lütfen Nikos olsun!

Haaa bana diyorsanız ki, “Cehenneme gitsin senin pasaportun da vatandaşlığın da, bize Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı yeter”... Bakın buna yerden göğe saygı duyarım. Kızgınlığınızı da affederim.

Kısacası, Kıbrıs sorununun çözümü, Kıbrıs’ın Kuzey coğrafyasında yaşam süren ve bir şekilde “KKTC yurttaşı” olmayı başarmış herkes için çok değerli olacak!

Olası bir plana “evet” mührünü vurmayı unutmayın!

Ya da, vallahi ve de billahi paşa gönlünüz bilir!

-*-*-

Sizden bir ricam var ama...

Bana bazen kızıyorsunuz ya; kızmayın.

Gidip gidip beni sağa sola, patronuma şikayet etmeyin.

Ben “bir şey” dediğimde mi devletiniz o şeyden oluyor yoksa tümünüz gidip Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu alıp, evinizde en değerli kasada sakladığında mı?

Siz, diyelim ki cruise gemisiyle gezmelere gittiniz... Ama baş Türk milliyetçisisininiz!

Ve diyelim ki Yunanistan’da bir limana demirlediniz!

Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu’nuYuanistanlı memura ve polise gösterdiğinizde vicdanınız sızlamayacak ama ben size “şey” dediğimde, gofdorozlanacaksınız!

Yapmayın!

Tekrar ediyorum, inandırıcı olmak istiyorsanız, buyurun, önce siz ve çoluk çocuğunuz, ayrıca torunlar pasaportları iade edin, geçmişte Denktaş Bey’in sizden talep ettiği gibi; sonra gelin ve beni istediğiniz yere şikayet edin!

İşimden attırın!

Hatta şöyle diyeceğim;

“... Çözüm planına şimdiden hayır diyeceği kesin olan ama kendilerinin de eşlerinin de çocuklarının da Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı bulunan beş kişi pasaportlarını açık ve de seçik, törenli bir şekilde iade etsin, ben de benimkileri yakacağım!”...

Hodri pasaport!

-*-*-

Sonuç mu?

Kişisel çıkarları, ganimetsel kazanımları zarara uğramasın diye her türlü barışa engel olmaya çalışanları, dürüst olmaya davet ediyorum.

“Biz taksimciyiz, Türkiye ile entegrasyon istiyoruz, bir hata ettik, ‘Rum Pasaportu’ aldık, özür dileriz, aha iade ediyoruz” deyin, kulunuz köleniz olayım!

Ama ne olur, kendinizi ve bizi kandırmaya çalışmaktan vazgeçin!

Pipiriklenme meselesi!

Son zamanlarda alkol alımını çok azalttım...

Azaltamasam, diyecektim ki “Ben kesinlikle keçileri kaybettim!”...

Başıma saksı düştü!

Neden mi?

Son bir hafta içerisinde herkes “çözümcü” oldu yine!

Hayırdır inşallah!

Türkiye’de herkes çözümcü... Tuğrul Türkeş, “Biz hep birleşik Kıbrıs’tan yanaydık zaten” diyor...

Sayın Bakan bunu söylerken, mesela bizim Dışişleri Bakanı’nın ruh halini doğrusu merak ediyorum...

Öte yanda Başpiskopos II. Hrisostomos, “ılımlıyım, mılımlıyım, iyi niyetliyim, olacak bir şeyler” falan diyor.

Yani aman yanlış da anlamayın ama son bir hafta içerisinde “her şey çok güzel gidiyor, biz zaten çözüm istiyorduk, ılımlıyım, mılımlıyım” diyenlere baktığımda ve azacık da kafama saksı düşmediğinden ayrıca neredeyse hiç alkol almadığımdan da hareketle, iyice işi analiz etmeye çalıştığımda, “moralim bozuluyor”...

Neden mi?

Ne bileyim, bunca çözüm karşıtının “ılımlıyım” demesine pipiriklenmiyor değilim!

Şimdi, bizdekiler, mesela Dışişleri Bakanı, eski maliye bakanı falan aynı doğrultuda konuşmaya başlarsa, lütfen hiç uyumayalım diyorum!

Kesin başka bir şey var!

Veya, Dünya’daki bütün mavrogoronolar, beyaz güvercine döndü!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.