HUNKAR SAG GIYDIRME
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

18.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Omorfo meselesi!

Vergi mükellefi nedir?

Vergi mükellefi, devletin sahibidir. Hesap sorandır.

Nerede?

KKTC'de değil!

Başka memleketlerde... Mesela İngiltere'de...

Bir miktar oralarda yaşadık, züppeliğini yapalım diyorum.

Şimdi; şöyle bir şey aklıma geldi...

Efendim; Kuzey İrlanda, Birleşik Krallık'a bağlı...

Mesela diye anlatıyorum.

Omorfo diye bir kasaba var Kuzey İrlanda'da...

Eskiden bu Omorfo, Katolik İrlandalıların kasabasıydı...

Savaş, falan derken, Kuzey İrlanda'da kaldı... Protestan İrlandalılar geldi yerleşti...

Yıllarca İrlanda sorunu sürdü.

Katolik Kuzey İrlandalılar, Serbest İrlanda ile yani İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmek istedi; Protestanlar hayır dedi... Falan ve de filan... Bunları geçtim.

Müzakere ettiler yıllarca...

Bunu da geçtim...

Merak ettiğim veya aslında merak etmediğim ve emin olduğum nedir biliyor musunuz?

Eğer, o müzakereler sırasında, sürekli olarak "Omorfo" denen kasabanın, etrafındaki köylerle birlikte, Katoliklere iade edileceği dedikodu edilmiş olsaydı; o kasabaya yerleşen Protestanlar, herkesi, tüm tarafları dava ederdi.

Yani diyorum; büyüdüğüm bölge olması itibarıyla çok sevdiğim Omorfo bölgesi, yıllardan beridir her müzakere döneminde pazarlık konusu yapılıyor.

Verildiydi, verilmezdi, verilecekti...

Dava açılmalı!

Bu kasabada 1974 sonrası yerleşmiş olan insanlar, Kıbrıs'ın en güzel insanlardır...

Bir kere "ırkçılık" gibi olacak ama Baflıdırlar ve bu yeter bile!

Baflı olmak bir ayrıcalıktır.

Biliyorsunuz Dünya, ikiye ayrılır... Kıbrıslılar ve diğerleri... Kıbrıs da ikiye ayrılır, Baflılar ve diğerleri...

Baf ve Polemitya kökenli Güzelyurtlu ya da Omorfolu çoğunluk, yıllardır psikolojik hatta bence "psikiyatrik" baskı altındadır.

Hem Güney hem Kuzey otoriteleri hatta tüm garantörler bence dava edilebilirdir...

İşte İngiltere veya İrlanda'da olmuş olsaydı, dava ederdi insanlar...

Biz ne yapıyoruz?

Biz, 1958'den bu yana "itaat edin - biat edin" usulü yönetildiğimizden dolayı, büyüklerimizin karar vermesini beklerken, Omorfo'ya taş taş üstüne de koymuyoruz. Terk ediyoruz... Allah'tan bir kaç Türkiyeli yatırımcı geliyor, bir iki üniversite falan açıyor da ölmekten kurtarıyoruz!

Omorfolu ne mi yapmalı?

Omorfolu ayaklanmalı...

Kesinlikle!

"Ma nedir be bu çektiğimiz sizin elinizden" diyerekten, Anastasiadis'i da, Akıncı'yı da, gelen ve giden herkesi da dava etmeli... Gerekirse tüm garantörleri da...

Yeter yahu!

Omorfo veriliyor!

Omorfo iade ediliyor!

Güzelyurt asla verilemez!

Güzelyurt verilmez!

Ne suyu kaldı ne narenciyesi...

Ne de nüfusu...

Adı ilçe...

Size hastane yapıyorduk ama uymadı!

Kandırın gitsin!

İhmal edin gitsin!

Yatırım düşünmeyin!

Terk edin gitsin! Londra Omorfolu doldu.

Gönyeli'deki Omorfolular, Gönyelilierin üç katı!

Maraş dedikleri!

Maraş...

İnsan katliamı, ağaç katliamı, hayvan katliamı olur da "kent katliamı" olmaz mı?

Maraş...

Ahh Varosha ahh!

Yoksa Ammochostos muydu?

Famagusta?

Mağusa?

Hayır Gazimağusaaaa!

Veya en orijinalinden "Magosa"...

Maraş ayrı bir yer mi?

Mağusa'dan ayrı ve de gayrı mı?

Efendim, o ya da bu, Maraş, 1974 sonrası Kuzey Kıbrıs'ın iyi yönetilmediğinin belgesidir.

Her yeri açtığımız gibi Maraş'ı da yerleşime açabilirdik!

Neden açılmadığı bence hala muammadır!

Efendim, "bir gün pazarlık konusu yapalım" diyerek açmamışız!

Aslında öyle değil!

Açacak gücümüz yoktu!

Onlarca süper lüks oteli çalıştıracak insanımız bulunmuyordu... Türkiye'de de yoktu...

Açamayacağımızı bildiğimiz için, "tuttuk"...

Askerimiz ordu evi, asker evladı öğrencilerinin yurdu falan diye kullandı.

Ve biliyor musunuz; Maraş gerçek bir katliamdır...

Sebebi şuydu ya da bu...

45 oteli bıraktım...

99 eğlence mekanını da hesaba katmıyorum...

24 sinema varmış; boş verin...

21 banka ve da 3 bin 500 ev, 60 apart otel...

Hepsini boş verin...

25 müze vardı Maraş'ta...

MÜZE!

Büyük harf da yazmış olayım!

KKTC'de 1974 sonrası kaç müze kurdunuz?

Omorfo'da bir tane var...

Adı, evet müze!

Girne'de var gibi, kale içinde, bir de eski limanda... Onların da adı müze!

Sadece Maraş'ta 25 tane müze varmış!

Biz mi?

Biz, 1974 sonrası sadece "çalmayı" iyi öğrendik.

Ganimetçiler...

Hala ganimet peşindeyiz...

25 müze!

Dokunmuyor mu hepinize?

Aslında çok daha kötüsü de var biliyor musunuz?

Milattan Önce, Salamis kentinde ve Soli kentinde tiyatro varmış!

Hem de 15 bin kişilik falan...

Dokunuyor mu size bu yazdığım yoksa dokunmuyor mu?

Nasıl dediniz?

Ganimet yok mu?

Kalmadı mı?

Var daha var!

Ganimet çok!

Hep ganimet!

Sakın çözmeyin Kıbrıs sorununu... Ganimet helal hakkımızdır!

Sahi Maraş ne durumda?

Maraş bitti abi...

Evet, Maraş'ı biz öldürdük... Katlettik... Bir şehir nasıl katledilir?

Bakınız IŞİD- Palmira... Bakınız 1974 sonrası Kuzey Kıbrıs - Maraş...

Yalansa yalan deyin!

Hayır mahvetmedik... Suçlusu Rum - Yunan ikilisidir deyin...

Yolları kesmiyorlar mıydı?

EOKA bize zulüm yapmıyor muydu?

Hatta ve hatta Güneyde şu anda hem ELAM vardı hem de bilmem ne ihtilalcileri silahlanıp bizi kesmeye hazırlanıyordu...

Maraş'ı da onlar yedi!

Anlatın da açılırsınız

Sahte goril

Hayvanat bahçesinin gorili ölmüş...

Yeni bir goril alana kadar, yerli bir aktörü kiralamışlar goril kostümü giydirmişler.

Adam işine çok çabuk alışmış...

O kadar ilginç şeyler yaşamaya başlamış ki, hayvanat bahçesi ziyaretçi akınına uğramış.

Haliyle adam da coşmuş...

Coştukça, yaptığı şarlatanlıklar oradan oraya zıplamalar da artmış.

Aslanın kafesinin üzerine fırlamış bir gün... Aslanla da dalga geçen hareketler yapmaya başlamış!

Derken, kafes kırılmış ve tam aslanın ağzının içine düşen bizim aktör, "imdaaat imdaaat kurtarın beni" diye bağırmaya başlamış!

Aslan seslenmiş; "bağırma geri zekâlı, ikimizi de işten attıracaksın!"

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.