Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

06.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Paha biçilmez büyüklükte bir başarı

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Kadın Basketbol takımının Türkiye Federasyon Kupası'nı kazanması, önce sportif açıdan, tartışılamaz büyüklükte bir başarıdır.

Ülkemize ait en önemli sportif başarıdır; bundan daha büyük seviyede kazanılmış bir sportif başarı yoktur.

Ancak, olaya sadece sportif açıdan bakmamak lazım...

Bu başarıya, ülkemiz eğitimi açısından da değer vermek gerekiyor.

Aynı ligde, YDÜ dışında üniversite takımları var... Veya şöyle diyelim, üniversitelere ait kulüp takımı bulunuyor.

Mesela Türkiye Kupası finalindeki rakip de bir üniversite kulübüydü. (Abdullah Gül Üniversitesi)...

"YDÜ" adı bu başarı ile birlikte, "daha bilinir" hale geliyor ve haliyle bu da ülkemiz için bir avantaj haline dönüşüyor.

Ancak en önemli kazanım, "marka değeri"dir...

Bu başarıya, YDÜ'den mezun, YDÜ'de öğrenim gören her öğrencinin, iki kez sevinmesi ve 20 kez sahip çıkması gerekiyor.

Çünkü bir üniversitenin eğitim ve akademik kalitesi tabii ki çok önemlidir ve esas olan da odur ancak "Marka değeri", en az akademik alanda, araştırmalarında, bilimsel buluşlarında, yayınlarında kısacası genelde eğitimdeki başarısı kadar önemlidir.

YDÜ adı ne kadar çok alanda "Başarı" kazanırsa, bu okuldan mezun olan veya mezun olacak öğrencilerin de kalitesi yukarıya çekilir...

YDÜ Yönetimi'nin eminim kadın basketbol takımı için harcadığı bütçe, oldukça ciddi büyüklüktedir...

Ancak, yerindedir, doğrudur ve herkesin sahip çıkması gereken bir başarı noktası söz konusudur.

Eğer bu başarı, Avrupa liglerinde, Türkiye liginde daha yukarılara çekilirse, en başta öğrenci ve mezunlar; ama genelde hepimiz kazanırız...

Çok gurur duydum.

Çok heyecanlandım.

Belki de yıllardır ilk kez bu kadar büyük bir sportif sevinç yaşadım.

Ve belki de ilk kez bu kadar yüksek seviyede bir "Ulusal" haz duydum...

YDÜ, sanırım Cumhurbaşkanlığı Kupası Finali'ni oynama hakkı kazanmıştır...

Türkiye Cumhurbaşkanı huzurunda kazanılacak bir kupa, YDÜ için, belki öteki takımlar için olduğundan çok daha önemlidir...

Kuzey Kıbrıs'taki eğitim markalarından biri, tüm Türkiye'deki benzer markaların üzerine çıkacaktır...

Paha biçilmez değerde bir yatırımdır bu... Her açıdan...

Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum...

En erkeninden genel seçimler Nisan 2018'de

Doğru olan, mantıklı olan, ekonomik olan budur...

Erken genel seçime kesinlikle gerek yoktur.

Erken genel seçim değil, kabine değişikliğine de hiç gerek yoktur.

Şunun şurasında aha size bir yıl; çalışın, çabalayın, Meclis'i hızlandırın, projeleriniz varsa hayata geçirin, yollarınızı tamir edin - tamamlayın, su meselesini çözün, seyrüsefer işini temizleyin, yatırım görelim, elektrik kurumunda kavga değil daha ucuz elektrik yaratmanın çabalarını bilelim sonra seçime gideriz.

Muhalefet mi?

CTP mi?

CTP hükümetten gideli daha 10 ay olmadı...

Kendi hijyen temizliğini tamamlasın önce...

Affedersiniz ama kanalizasyonu tıkalı, kuyuları dolu bir parti...

TDP mi?

Ne yazık ki CTP'den kalır yanı mı var?

Küçükler mi?

İşte size birlikte seçime girme çalışmalarınızı çok daha sağlam bir temele bağlamak için 13 ay zaman... Ayrıntılı, yere basan, seçim sonrası küskünlükler kırılmalar parçalanmalar yaşatmayacak bir manifesto için dev şans!

YDP mi?

Çok daha bol toparlanma şansı...

HP mi?

Anketlerin popüler "markası" HP, belki de bir kaç ay sonra yapılacak seçimin en "kazançlısı" olabilirdi; belki de erken seçim olmayacak oluşunun en ciddi yarasını bu parti alacaktır ama belki de tam tersi durum söz konusudur... 12 ay daha UBP ve DP yıpranırsa, halk bu iki partiden daha çok bıkarsa, kaçacak oyların en birincil adresi herhalde "merkez" ve "sağ" olur ki, HP, anladığım kadarıyla oralarda daha çok gezinmektedir...

Kısacası, "hodri meydan"laşmalar, oyunun parçasıydı.

Bugün Özgürgün başbakan ve Denktaş yardımcısı buluşur; garip komplekslerden vazgeçilir, orta yönettikleri hükümet yanında, büyük kurumlardaki "it dalaşları" (havacılık anlamında alınız) sona erer ve "inşallah" bir şeyler yapılır...

Narenciye ihracatının çok ciddi anlamda üzerinde durulması lazım... Birileri gidip Türkiye ile konuşmalı... Aynı şekilde patates önemli...

Hellim, turizm, üniversiteler, kumarhaneler...

Vardır yapılacak çok işler...

Hükümet iş yapsın; muhalefet toparlansın, 13 ay sonra bakarız...

-*-*--

Haaa bu arada Kıbrıs meselesi mi?

Öyle bir meselemiz mi vardı?

Bir kaç on kişi ile olmaz bu iş... Liderleri ziyaret ettik, masaya dönsünler istedik!

Eeee dinlediler sizi?

Yapmayın Allah aşkına!

Dinlemediler...

Ama kibar davrandılar...

İki toplumu aynı anda, aynı meydana toplayıp duvarın üzerine yürütebilir misiniz?

Hayır!

O zaman, bence, "dinlenin"...

Hani askerde en sevdiğim komuttu: "İstirahat edin!"...

İşte ondan!

Biraz istirahata çekilin, 2023'ten sonra bakarız canım!

Erken seçim şakası ve bir CHP fıkrası!

KKTC'de erken seçim tartışılıyor... Türkiye'de referandum... Daha önce de söylemiştim; ben TC vatandaşı olsaydım, kesinlikle "Evet" derdim... Bunun da tek bir sebebi olurdu; "CHP"...

Efendim, şaka yapıyorum bir anlamda ama bir anlamda da CHP'nin özellikle Kıbrıs sorunu ile ilgili tavrından gıcık kaptığımı vurgulamak istiyorum.

Neyse... Referandum, Türkiye'nin işi...

Biz şakalarımıza, fıkralarımıza bakalım...

-*-*-

Soru: Bir ampulü değiştirmek için kaç CHP'liye ihtiyaç vardır?

Cevap: O ampul tarih boyu değiştirilemez.

-*-*-

Soru: Politikacılar ve çocuk bezi arasındaki ortak nokta nedir?

Cevap: Her ikisi de düzenli olarak ve aynı sebepten dolayı değiştirilmelidir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.