• 19 Mayıs 2017, Cuma 10:09
SerhatİNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

Sağlıktaki skandaldan Kıbrıs'taki çözüme!

Sağlıkta yine skandal...

Aslında sağlık olduğu gibi skandal...

Efendim, bizim ülkemizde yaşadığımız bu skandallar başka ülkelerde yaşanmıyor mu?

Ne demek yaşanmıyor?

Dik alası yaşanıyor!

Peki o zaman neden "bu gariban KKTC'yi vuruyorsunuz?"...

Haklı bir soru!

Ama aynı zamanda haksız!

Nasıl mı?

Şimdi, farzedin ki, annenize yanlış kan verdiler ve kadın öldü...

Lefkoşa'da mahkemeye gittiniz.

Aleyhinize karar çıktı!

Bir üst mahkemede temyize başvurdunuz. Yine aleyhinize karar çıktı!

Ve hooop Paris'teyiz... Mesela Paris'te aynı şey başınıza geldi...

Ki Paris'te bu durumda sağlık bakanının görevde kalabilme süresi 30 saniyeyi geçmez ya neyse... O da ayrı mesele...

Efendim Paris'te mahkemeye gittiniz... Olmadı, istinafa başvurdunuz falan...

O da olmadı...

Bir üst, bir üst, derken, nereye gelirsiniz?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne...

Ya da bazı konularda, Avrupa Birliği Adalet Divanı'na...

Dava açacaksınız!

Siz davacı, devlet davalı olur değil mi?

İşte meselenin "püf" ya da "cuk" noktası burasıdır!

KKTC'yi dava edemezsiniz!

Kimler aleyhine dava açılamaz?

Bir kişi ya da kurum aleyhine dava açabilmeniz için, "var" olması ve "taraf" kabul edilmesi gerekmez mi?

Ölülere dava açamazsınız...

Yani, "devlet", "yasal sorumlu", "yasal taraf" sıfatı ile "dava edilebilmelidir" ki var olduğunu görelim!

KKTC dava edilebilir mi?

Hayır edilemez!

Peki, Paris örneğinden yola çıkarsak, dava edilecek olan devlet hangi devlettir?

Kanada mı?

Quebec'te Fransızca konuşuluyor, Kanada'yı mahkemeye çekelim!

Mümkün mü?

KKTC örneğinde kimi dava edersiniz?

Türkiye'yi!

-*-*-

Yani demek istediğim, "Kıbrıs sorunu kesinlikle çözülmeli"... Çözülmezse altımızdaki yasal zemin, bizim yasal zeminimiz olamaz...

Efendim ama Rumlar bizi istemiyor!

Bilemem, bilmem...

Ya hep birlikte sokağa dökülür ve federal çözümü zorlarız; ya da garantörlük, 4 özgürlük, çalıntı mal bulundurmak gibi gerçekten gereksiz işlerle uğraşıp, vatansız, böyle eğreti yaşarız...

Evet eğreti yaşıyoruz.

Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportu'nun her türlü avantajlarını kullanıyoruz...

Kıbrıs Cumhuriyeti'nden kaynaklanan haklarımız var diye diye, doğal gaz iddiasında bile bulunabiliyoruz...

Ve hep haklı duruyoruz!

Hep haklı oluyoruz!

Bu nasıl bir ruh halidir?

Anlamakta da hiç sıkıntı çekmiyoruz!

-*-*-

Çözüm olmazsa ne mi olacak?

Burası Türkiye'nin bir alt yönetimi olarak yaşamaya (yaşamak derseniz tabii ki) devam edecek.

Kimse hesap soramayacak.

Hesap sorulamadığı için, hesapsız - kitapsız 1974'ten beri nasıl gelmişse, öyle gidecek.

Bu arada, ucuz iş gücüydü, sermayenin el değiştirmesiydi, kumarhanecilerin devleti ele geçirmesiydi, zaten güvenliğin senin elinde değildi, zaten paran - maliyen yoktu; olan kontrolünde değildi, zaten sağlığın çöktüydü, zaten Avrupa'da eğitim gören neden dönsündü, doktorun mutsuzdu derken; kültürel iflas ve toplumsal yok oluş hızlanır...

Çok fazla genç, güneyde çok iyi iş bulur...

Gider, çalışır, daha iyi yaşam koşullarıyla birlikte, beş sene sonra, Omonia'cı olur, bu tarafta ne Çetinkaya kalır ne Baf, ne Ocak, ne Doğan, ne Polemitya!

"Söylemedi" demeyin!

"Olmaz" da demeyin!

-*-*-

"KKTC ile devam ederiz" iddiası, boşa savrulmuş bir iddia değildir...

Ama bizim için bir reçete olmaktan çok uzaktır.

"KKTC'nin devamı", Kıbrıslı Türklerin varlığı veya varlığının devamı ile alakalı değildir.

"KKTC'nin devamı", çözümsüzlüğün, mevcut yapının yani "el finitto ya zumzumattonun", kısacası "bitmişliğin" ta kendisidir.

-*-*-

Tekrar etmekte fayda var...

Evet toprak verilmelidir.

Evet mülkiyet hakkına saygı gösterilmelidir.

Evet, 4 özgürlük veya garanti konusunda, çok daha çağdaş çözümler ortaya konmalıdır.

Efendim Türkiye bunları kabul etmez!

O zaman, doğrular halka, en doğru şekilde anlatılmalıdır.

Türkiye bunları kabul etmiyorsa, bizim varlığımızın tükeniyor olmasına sessiz de kalmamalıdır.

Kıbrıs Adası, Kıbrıslı Türkler veya geleceğimiz; kimsenin pazarlık malzemesi olamaz. Olmamalıdır.

Evet, "gelin kavga edelim, gelin şuna buna silah çekelim" dediğim yok.

Ama gerçekleri halka anlatalım.

Gerekirse istifa edelim... Makam dalkavukluğu yapmayalım...

-*-*-

Rum tarafına gelince...

Evet, Güney’in çok büyük çoğunluğu bizi belki azınlık falan görmüyor... Ama azınlık görmemenin daha da ötesinde, "gel eşit vatandaş olarak yaşa" diyor...

Uygun mu bu talep?

Değil!

Zaten çözümsüzlük halinde olacak olan budur. Yukarıda bahsettik. Ozmosis denen de bu olacak. Büyük toplum içinde eriyeceğiz... Hani herkes Omonia hatta Apoel'ci olacak durumu...

Bizi azınlık görenler de var...

Bizi hiç insan yerine saymayan çok küçük bir azınlık da...

Benim için hiç biri sıkıntı değil...

Dünyanın herhangi bir ülkesinde ekmeğimi kazanmaya çalışır, yaşarım. O ülkenin de iyi bir vatandaşı olurum.

Irkla falan uğraşmam...

Vatandaşlığı esas alırım.

Ama sizin istediğiniz bu değilse; o zaman elimizde olanlar içerisinde en doğrusu federal çözümdür.

Budur anlatmaya çalıştığım.

Federal çözüm de, başka ülkelerin çıkarlarını değil, benim çıkarlarımı koruyan bir çözüm olmalıdır.

Elbette 4 özgürlük, garantilerin devamı "hak"tır... Elbette talep edilmelidir... Ama bu talepler, çözümü engelliyorsa, varlığım ve varlığımın devamı adına, bir kez daha düşünülmelidir.

Budur demek istediğim!

Bilmem anlatabildim mi?

Lefke - Girne - Güzelyurt tek seçim bölgesi olur mu?

Konunun zamanı geldi... Artık biz de önümüzdeki yılın Nisan'ında olacağına inandığım seçimlerimizle ilgili yavaş yavaş ısınma hareketlerine başlayabiliriz.

Başbakan Hüseyin Özgürgün dün Lefke'deydi...

Lefke 6'ncı ilçe oldu...

Bunu kesinlikle hak ettiği konusunda zerre şüphem yok...

Ama siyasi dengeler çok değişti.

Lefke'den iki milletvekili seçilecek...

Güzelyurt yanılmıyorsam 6'ydı, 4 olacak...

İlk sıkıntı Güzelyurt'ta...

Bizde nispi seçim sistemi var...

Çok büyük olasılıkla Lefke'de en yüksek oy alan iki parti birer vekil çıkaracak... Dar bölge seçim sistemi gibi bir şey!

Ve karma ile tercih oylar tüm ülke genelinden geleceği için, seçilecek olan aday adayları ya da adayların, "çok tanınmış" olmaları, avantaj sayılacak...

Şimdi, bazı anketlere bakarsak, izlenimlerimizi de eklersek, Lefke'de UBP 1, CTP 1 vekil çıkaracak...

Hatta şu benim için sürpriz olmaz, bu gidişle devam edersek, UBP Lefke'den "iki vekil" de alabilir. Eveeeet, sürpriz olmaz diyorum... Ama çok büyük olasılık, 1 UBP, 1 CTP...

Bu durum, haliyle DP'yi, TDP'yi, HP'yi, hatta öteki "daha az oy oranında görünen partileri" rahatsız ediyor.

Tümü, "Lefke - Güzelyurt - Girne birleşsin" diyor.

Çok açık söyleyeyim...

Böyle bir birleşmeye Girne ve Güzelyurt nasıl bakar bilemem ama Lefke'nin nasıl baktığından eminim...

Şimdiye kadar hiç vekil seçemeyen bu bölge, yine mi seçemesin?

Dolayısıyla böyle bir yasal değişiklik imkansız gibi duruyor!

Haaaa, CTP, dilerse Meclis'e bu konuda teklif getirebilir...

DP, bağımsızlar, TDP ve TKP desteklerse, neden olmasın?

Ama bunu yapabilecek cesaret yok!

Bu konuda Lefke'yi ikna etmek de imkansız!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 13 7 4 2 10 25
2 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 13 8 1 4 6 25
3 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 13 6 6 1 10 24
5 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 13 8 0 5 6 24
6 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 13 7 3 3 5 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 13 5 3 5 11 18
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 13 5 1 7 1 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 13 3 7 3 -1 16
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 13 4 4 5 -2 16
11 LEFKE TSK 13 4 2 7 -5 14
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
13 CİHANGİR GSK 13 3 4 6 -9 13
14 YALOVA SK 13 3 3 7 -5 12
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 13 2 5 6 -9 11
16 OZANKÖY SK 13 2 4 7 -18 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 18.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup