KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

30.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Sendikal hata ve en ufak hata kaldırmayan dönem!

Bu günlerde çok dikkatli olmak lazım...

Provokasyonlar yapılacak!

Nasıl mı?

Eskiden olduğu gibi!

Mesela, şimdilerde milliyetçi kanatta yer alan ancak bir dönemler Rauf Denktaş'a karşı Cumhurbaşkanı adayı gösterilen bir büyüğümüz, o yarış sırasında olmadık karalamalara maruz kalmıştı.

"Karalamaların odak noktası" da ipe sapa gelmez milliyetçilikle alakalı suçlamalardı.

"Asılsız" suçlamalar üstelik...

Bir sendikamız, üyeleri için ajanda hazırlamış...

Ajanda'da, Gönyeli'de öldürülen 9 Kördemenli Rum'dan bahsediliyormuş ama Atlılar'da, Muratağa'da, Sandallar'da katledilen Türklerden bahsedilmiyormuş...

Rum köylerinin ismi bir haritada varmış ama Türk köylerinden bazıları yokmuş!

Sendika, barış ve çözüm yanlısı...

Evet, 9 Kördemenli Rum, Gönyeli'de gereksiz yere ve İngiliz provokasyonu sonucu öldürüldü... Ama Atlılar, Muratağa ve Sandallar, Rumların tarihi utancı, özür gerektiren bir büyük suç...

Kısacası, evet, iki toplum da yanlışlar yaptı... Şu, bu, o, öteki...

Şimdi bunları konuşmak ve konuşturmak, Cenevre'den 10 gün önce, iki hafta önce, bu hataya düşmek, hatadır!

Büyük hatadır...

Sendikanın ajandasını görmedim... Yapın ajandanızı, dağıtın üyelerinize ama provokasyonlara, kışkırtmalara, milliyetçi kabarışlara sebep olacak "hatalar" düşmeyin...

Şimdi, alın alabildiğiniz kadar, "Vaaaay Rumcular, Grivas'ın doğum tarihini bile yazdılaaaarrrr! Vay da bunlara ajandayı bakalım kim bastı"... gibi provokatif zırlanmalar!

Hata kimde?

Sendikada!

O kadar!

Oturun, bekleyin, 12'si, 14'ü, sonrasında referandumla birlikte, en güçlü şekilde sokakta olun...

Ama, en ufak hata kaldırmayan bir dönemdeyiz!

Bir Kıbrıs meselesi yorumu

Kıbrıslı Türklerin ayrı ve bağımsız devlet talep etme hakkı var mı?

Benim yok!

Ama bunu talep eden Kıbrıslı Türk varsa, katılmasam bile görüşüne, saygı duyarım!

Asla, işten kovun, yakın, öldürün, çarmıha gerin falan demem!

Peki Kürtlerin Türkiye'de ayrı devlet talep etme hakkı var mı?

Onlar adına benim böyle bir talebim yok!

Ama bunu talep eden Kürt varsa, katılmasam bile görüşüne, saygı duyarım!

Mesele buradadır!

"Halkların kendi kaderini tayin hakkı", sadece Kıbrıs Türk Halkı'na mahsus değildir ve "milliyetçilik" ile "evrensel dünya görüşü" arasındaki en ciddi fark buradadır!

Bilmem anlatabildim mi?

Haaaa, Kürt halkı mutluydu, değildi, yapmalıydı, yapmamalıydı, PKK''ydı, şuydu buydu bir yana!

"Kıbrıslı Türkler ayrı bir halk mı ki?" sorusu da öte yana...

Bunları tartışmanın anlamı kalmadı...

Çözüm müzakerelerinin sonuna gelindi...

Öyle ya da böyle, bir plan hazırlanacak gibi duruyor.

Ben ne olursa olsun "evet" diyeceklerdenim ama ne olursa olsun "hayır" diyecek olan da vardır mutlaka!

Onlar, kurulu düzenden "mutlu" dur, ben değilim...

"Kurulu düzenden "mutlu" olanların yaşam hakkı yoktur, işlerini kaybetmeleri, yaşamlarını yitirmeleri gerekir" dersem, "faşist" olmaz mıyım?

Olurum!

Peki, "koşulsuz evet diyeceğim, ben bu düzenden mutlu değilim" dediğimde huylananlar nedir?

Kayıtsız şartsız faşisttir!

Selam bile vermem, geçerim...

Ben Dünyalıyım...

Ekmeğimi kazandığım her yer de vatanımdır...

-*-*-

Gelelim Rumlara...

Türk askerinin Ada'da kalmasını istemiyorlar... Bizim taraf istiyor...

Orta yol bulup anlaşmak lazım...

Buna, sadece biz karar veremeyiz, Türkiye de, başka ülkeler de müdahil olacak ancak bu konu aşılmayacak bir konu değildir diye düşünüyorum.

Kendi görüşüm mü?

Bakın, bu konuda benim görüşüm, "Türkiye'nin bizim güvenliğimizi sağlamak için Ada'da asker bulundurmasına gerek olmadığı" noktasındadır... Ancak, Türk askerinin Ada'daki varlığı ve bu varlığı sağlayan uluslararası anlaşma, Türkiye'nin Kıbrıs ile var olan tek "organik" bağıdır... Tek "resmi" ilişkidir... Tek "uluslararası köprü"dür... Türkiye bunu koparır mı? Evet koparır ama karşılığında alması gereken, bundan çok daha büyük bir şey olmalıdır... Bu konu görüşülecektir.

Dönüşümlü başkanlık mı?

Bana çok ırkçı gelir dönüşümlü başkanlık talebi... Ama, iki kurucu devletçiğin seçeceği kişilerin dönüşümlü başkan olmasına karşı değilim... Bu konu da aşılmalıdır... Rum tarafının buna karşı çıkışı, bizim talep edişimizden daha ırkçıdır. Bu net!

Toprak mı?

Çok kolay aşılır inancındayım...

Evet arada uçurum olabilir... Ciddi görüş ayrılığı bulunabilir... Ama aşılmaması için bir sebep yoktur...

Türkiyeli göçmenler konusu mu?

Bu konunun tartışılması bile abestir. Çok önceden kabul görmüş bir olaydır. KKTC vatandaşları çözümün parçasıdır...

Vesayre vesayre vesayre...

-*-*-

Efendim anlatmak istediğim ne midir?

Anlatmak istediğim, iki tarafın da anlaşmak zorunda olduğudur...

Evet demek zorundayız...

Biz de Rum tarafı da!

Haaaaa, "hayır" kararı çıkarsa saygısızlık mı yapacağım?

Kararı kabul etmeyecek miyim?

Etsem ne olur etmesem ne olur?

Ammmmmaaaaa; olası bir referandumda, olur da Rum tarafı "evet" der ve bizim taraf "hayır" derse, bunun ceremesinin ciddi büyüklükte olacağını çok iyi biliyorum... Siz bu konuda farklı mı düşünüyorsunuz? E o da sizin düşünceniz... Sizi hala çok seviyorum...

Peki, biz "evet" dedik, Rum tarafı "hayır" derse ne olacak?

Sayın Akıncı "KKTC olarak devam ederiz" diyor...

Önceleri katılmıyordum pek fazla; şimdi de katıldığım söylenemez ama Kıbrıslı Türkler de "evrodo" değildir diyorum!

Bir yol bulunacaktır!

Haaaa, Rum tarafı "hayır" derse bizim kadar kaybı olmaz mı?

Evet, bizim kadar kaybı olmayabilir ama "hiç kaybı olmayacak" diye düşünmeleri, salaklık ötesidir...

Dünyadaki itibarları çizilir, doğal gazdaki pohporohlanmaları cılızlaşır ve kimse kendilerini "ciddiye" almaz...

Birlikte göreceğiz!

Sessiz beklemek, en doğru olandır!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Öz
    30.12.2016

    Kıbrıslıların Avrupa Birliğinden anladıkları, İngiltere'ye rahatça gitmeleri, orada istedikleri kadar kalabilmeleri, iş güç sahibi olabilmeleri, İngiliz gibi yaşayabilmeleri, eğitim görebilmeleridir. Diğer AB ülkeleri onlar için çok da önemli değildir. Annan Planı ile 'Çözüm ve AB'ye evet derken istenen de İngiltere idi. Şimdi İngiltere AB'den çıktıktan sonra, AB'nin Kıbrıslılar için önemi de kalmadı. Kıbrıslı Türk ve Rumlar kesinlikle bir arada yaşamak istemiyorlar. Bu durumda çözüm konfederal çatıda olabilir. Kimse farklı şeyleri empoze ettirmeye kalkışmasın. Çünkü başka türlü çözümlerİn yaşama olanağı yoktur..

  • AZİZ KENT
    30.12.2016

    BAyyZİLARI UTANMAZLIĞIN DANISKASINI YAPMAYA DEVAM EDİYORLAR

  • hasan ali
    30.12.2016

    kibris 1878'de osmanli tarafindan ingiltereye satildigindan beri kibrisli turkler ingiltereye serbest girip cikiyor. bu nasil bir yorum boyle sayin oz. kibristaki iki halk birlikte yasamak istiyor tabii ki..yeter ki golge denler olmasin. art niyet besleyen birtakim maceraperestler ortaligi bulandirmasin.. bunun kararini iki toplum verecek zaten..gerisi lafi guzaf..haricten gazel okuma..

  • Dr Bekir Pasaoglu
    30.12.2016

    Aziz Kent.. herkes senin nereden beslendigini biliyor.Nereden geldigini de biliyor.Sen ve senin gibilerin bundan sonra nerene gidecegini de .

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.