HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

21.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Siz hâlâ 'KKTC bir devlettir' mi diyorsunuz?

Dünkü yazılarımızdan birinde, ne demiştik?

"... Ülkede, uyuşturucu tedavisinin önemli isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Çakıcı demiş ki, 'ülkeye uyuşturucunun nereden geldiği belli, devlet ülkedeki mafyayı kontrol etmeli'..."

Ve sormuştuk:

"... Şaka mı bu?"

Çünkü bu itirafı yapan bir doktor olmanın ötesinde, milletvekiliydi ve devletin bizzat kendisiydi...

Devlet, uyuşturucuyu bu ülkeye getiren veya getirenlerin kim olduğunu biliyor ama "dokunmuyor!"...

Çakıcı'nın söylediği bu!

Dün sabah gazeteleri açtım; benzer itiraflar tüylerimi diken diken etti!

Başsavcı Aşkan İlgen diyor ki; "... Maalesef uyuşturucuyla ilgili suçlar her geçen gün artmakta, her geçen gün yeni bir uyuşturucu türü ortaya çıkmakta, polis ve mahkemelerin uyuşturucuyla mücadelesi yetersiz kalmaktadır."

Sayın Başsavcı, Çakıcı'dan bilgi almayı deneyin!

Narkotik'i görevlendirin!

Çakıcı, "Devlet biliyor" derken, "sizi" de kastediyor... Devlet sizsiniz... Devlet başsavcılıktır, yargıdır...

-*-*-

Başsavcı, kelimenin tam anlamıyla, devletin "aciz" olduğunu itiraf ediyor.

Başsavcı'nın "uyuşturucu ile mücadele" ve öteki konularda devletin "sıfır" çektiğini ispatlayan en temel saptamaları şöyle:

1- Mahkemeler ve polis yetersiz!

2- Eğitim yetersiz hatta tok!

3- Devlet, Merkezi Cezaevi ile ilgili görevini yerine getirmiyor.

4- Adli Tıp Laboratuarı yok... Yargı gecikiyor...

5- Polis sayısı yetersiz.

6- Nüfusa göre suç işleme oranı yüksek...

-*-*-

Baro Konseyi Başkanı Ünver Bedevi'nin saptamaları da bence korkunç:

KKTC'de Dışişleri Bakanlığı'nın bütçesinin, yargı bütçesinden yüksek olduğunu söylüyor Bedevi... Bunu "ilginç ve düşündürücü" olarak niteliyor...

Sevgili Bedevi, Allah aşkına ne ilginci; ne düşündürücüsü?

Bu ciddi bir şaka!

Ciddi bir ayıp!

Ciddi bir hırsızlık!

Zerre dış ilişkisi olmayan, komik dış ilişkilerle uğraşan, göstermelik bir bakanlık bütçesi, yargıdan yüksekse; bununla sadece dalga geçilir, alay edilir.

Bedevi, "... uyuşturucudan büyük paralar kazanan baronlar yakalanmalı" uyarısını da yapıyor... Ekliyor; "Baronları yakalayamayan polis, başarısız polistir!"...

Sevgili Başkan, "Çakıcı, devletin bunları bildiğini söylüyor"... Siz bilmiyor musunuz?

Bedevi'nin öteki ilginç saptamaları da şöyle:

1- Meclis doğru dürüst yasa yapmıyor. Hükümetleri denetlemek ve yasa yapmak yerine, siyaset kazanı şeklinde idare ediyor...

2- Meclis'ten geçmeyi bekleyen çok sayıda yasa tasarısı var.

3- Yasalar hatalı ve eksik. Uygulamada ciddi sıkıntı yaşanıyor.

4- Avukat enflasyonu yaşanıyor. Hukuk eğitiminde ticaret, kalitenin önüne geçti. Dileyen sınavsız hukuk okuyabiliyor.

5- Adli Tıp Kurumu kurulmalı.

6- Cezaevi bitti!

7- Çocuk ve genç, mahkum ve tutuklular için ayrı merkez yok! (Bu aynı zamanda bana göre ciddi bir insanlık ayıbı, utancı ve suçudur)

8- Mültecilerle ilgili insani vazifemizi yapamıyoruz.

9- Aile içi şiddette kadın ve çocuğu koruyamıyoruz, suçluyu da cezalandıramıyoruz...

-*-*-

Yargı'nın en tepesini sona bıraktım...

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik'in en çarpıcı sözleri, dün KIBRIS'ın manşetindeydi...

Ne diyor Başkan?

"... Mahkeme kararları istisnasız uygulanmalı"...

Ne demek istiyor?

Mahkeme kararlarının uygulanmasında istisnalar olduğunu söylüyor...

Başka söze hiç gerek yok...

-*-*-

Çakıcı'nın, "devlet, mafya - uyuşturucu babalarını biliyor" sözleriyle başladık... Adli Yıl açılışında konuşan "Başsavcı, Baro Konseyi Başkanı ve Yüksek Mahkeme Başkanı'nın saptamaları ile devam ettik.

Birlikte okuduk her şeyi değil mi?

Bir kez daha üzerinden geçin anlamadıysanız çünkü bir soru sormak istiyorum...

Sorum şu:

"... Siyaseti, uluslararası ilişkileri, devletler hukukunu BM sözleşmelerini şuyu buyu bıraktım; onu bunu geçtim; yukarıdakileri okuduğunuz zaman, siz hâlâ 'KKTC bir devlettir" mi diyorsunuz?

En barışçıl boru hattı!

Bu boru hattı savaşa sebep olmaz...

Bu boru hattı nedeniyle Dünya barışı zarar görmez.

Ne Rusya, ne Amerika karışır bu boru hattına, ne de Çin!

Bu boru hattı nedeniyle Kıbrıs ile Türkiye arası gerilmez!

Ne güzel bir boru hattı!

Ne keyifli bir boru hattı!

Siyasetle alakası yok!

Uluslararası ilişkileri germez, sıkıntıya da sokmaz!

Evet efendim, Belçika'da bira taşıyan kamyonların trafikte yarattığı karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla yapımına başlanan 3.2 kilometrelik 'bira boru hattı' hizmete girmiş!

Yaaa! Neymiş?

Bira boru hattı!

Kent merkezine bira taşıyan tankerlerin yarattığı trafiği engellemek için şakayla karışık ortaya atılan fikrin hayata geçirilmesi yaklaşık dört yıl sürmüş.Brugge’de kurulan 3.2 kilometrelik boru hattı, yerin 2 ila 34 metre altından geçiyor. DeutscheWelle'nin haberine göre, bira boru hattı kentin tarihi bölgesinde bulunan De HalveMaan bira fabrikasından şişeleme tesisine saatte yaklaşık 6 bin litre bira taşıyacak. Yaklaşık 4 milyon Euro’ya mal olan hattın 300 bin Euro’luk bölümü bira severler tarafından karşılanmış... Yani tuzumuz olsun diyor arkadaşlar...

Bu arada, çok sert ve özel bir plastikten, temizlenebilecek bir şekilde inşa edilen hattın, içme suyu borularına benzer bir yapıya sahip olduğu belirtiliyor.

Bu arada bazı bilgiler verelim...

Şarap Fransa için neyse; ya da şu şekilde açalım, “şarap, Fransa’yı anlatıyorsa”, “bira da Belçika demektir; bira Belçikalı’dır”...

Bira’nın “kutsal azizi” bile vardır... St. Gambrinus... Be adam, yani Aziz Gambrinus, Belçika’da gömülüdür... Adına festivaller düzenlenir ve her yıl biracılık, bira tanıtımı, Belçika biraları ile ilgili, şövalyelik unvanı bile verilir...

Yüzlerce farklı çeşit birası olan Belçika; her farklı bira için, farklı bir bardak kullanır; bunu da belirtmiş olalım... Reklama girmemek maksadıyla, bazı isimleri vermeyelim ama Dünya’da bira üretiminin yüzde biri bu ülkededir... Pek fazla büyük gibi görünmüyor ama “kelle başına” oldukça yüksek bir rakamdır. Ayrıca Belçika, ürettiği biranın yüzde 65’ten fazlasını da ihraç eder ve bundan ciddi geliri vardır...

Çözüm olursa daha iyi yaşarız gibime geliyor

Ekonomist değilim... Öyle Gayri Safi Milli Hasıla'ymış, Kişi Başına Düşen Gelir'miş, Milli Gelir'miş falan pek anlamam... Anlamak da istemem...

Çok basit yaşamaya çalışırım...

Fazla kafayı da yormam...

Şunu, gazetelerden, ajanslardan, haberlerden biliyorum ki; KKTC'nin 2016 Mali Yılı Bütçesi, 4 milyar 155 milyon 833 bin TL'dir...

Kıbrıs Cumhuriyeti Maliye Bakanı Harris Georgiades'in, geçtiğimiz gün yaptığı bir açıklamayı da haberlerde gördüm...

Georgiadis'e göre, sadece Afrodit yatağından Kıbrıs'ın bir yılda elde edeceği doğal gaz geliri 600 milyon Euro olacak.

Sadece Afrodit!

Daha diğerleri belli değil.

Dün sabah, internette kurlara baktım... Ufak bir hesap yaptım... 600 milyon Euro, rakamla;1,996,504,887.63 TL ediyor... Yazıyla da ifade edeyim: bir milyar dokuz yüz doksan altı milyon beş yüz dört bin sekiz yüz seksen yedi lira altmış üç kuruş...

KKTC bütçesinin yarısı kadar...

Tek bölgeden; Afrodit'ten...

Yine diyorum...

Çözüm olursa, turizm patlar, ticaret patlar, inşaat endüstrisi ilk on yılda tavan yapar...

Su sorunumuz yok; gaz satarız, üniversiteler daha tanınmış, daha denetimli olur.

Yargı ağlamaz, yasama dökülmez, siyaset uluslararası baskılarla daha düzgün olur.

Yani, daha iyi yaşarız gibime geliyor...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.