Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

01.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Tecavüzcü 7, tecavüzden hamile kalıp yasadışı kürtaj yapan 14 yıl hapis yatacak!

İngiltere’de yasal kürtaj süresi 24 ay...

10 haftadan sonrası “çocuğu öldürmektir”, “canlı varlığı katletmektir” diyenler var...

Yani bize göre İngiliz doktorlar katil!!!

Gerçekten kürtaj tartışması, yıllardır tüm Dünya’nın tartıştığı bir konudur ve ortada iki, hatta üç taraf vardır...

Birinci taraf, en katı şekliyle kürtaja tamamen karşı olanlardır...

İkinci taraf, yine en katı şekliyle kürtajın kadının en doğal hakkı ve kadına verilmesi gereken bir seçenek olduğuna inananlardır... Süre de önemli değildir...

Ve üçüncü taraf, “ortadakilerdir”...

Ortadakiler, genellikle kürtaja karşı olanlara daha yakındır ve bir “süreye” ya da “anne ile bebeğin ciddi sağlık riski” gerekçesine bağlamaya çalışırlar...

Tüm görüşlere saygı duyuyorum...

Ama bir kez daha söylemek istiyorum, kürtaj hakkı kadınındır... Devletin ya da hükümetlerin yapacağı yasalara bırakılamaz... Çünkü bu devlet dediğiniz şeyi yönetenler her zaman “insancıl” olmayabiliyor...

İrlanda’da kürtaj yasak...

Bir kadın tecavüze uğrarsa ne olur bu ülkede biliyor musunuz?

Tecavüzcü en fazla yedi yıl hapis alır... Ama genellikle tecavüzcülerin aldığı yedi yıllık hapis cezası “ertelemelidir”... Yani hapislik cezası şarta bağlanır ve tecavüzcü serbest kalır.

Peki, tecavüzden dolayı hamile kalan kadın gidip yasadışı kürtaj yapar ve yakalanırsa ne olur?

14 yıl hapse gider!

Haliyle, öyle ya da böyle hamile kalan ve kürtaj yapan; yani “istenmeyen hamileliği sonlandırmaya karar veren bir İrlandalı kadın”, gemiye – uçağa biner, en yakın İngiliz hastanesine başvurur... 24 aya kadar gayet rahat; 6 aylık hamileliğe kadar da biraz daha sıkıntılı olsa da, hamileliği sonlandırır...

İngiltere’deki doktorlar şimdi katil midir?

10 haftadan sonraki hamilelikleri sonlandıran doktor katil mi olur?

Meseleyi sadece duygusallığa bağlayıp da, “bir canlıyı öldürmek” olarak almamak lazım...

Her kadın, kendi aklına, kendi sağlığına, kendi profesyonel kapasitesine, kendi geleceğine bakarak kararını vermeli ve dilerse, hamileliği sonlandırabilmelidir.

Bunun “çocuk ve annenin sağlığı” ile bağdaştırılmaması gerektiği inancındayım.

Efendim; 10 hafta çok kolay geçebilir ve kadın kararını veremeyebilir, 24 hafta olması; durabileceğim son noktadır... Ama, kadınlar “evet” derse...

Yargının kararına müdahaleye gelince... (Üzerime aldığım kadarıyla)...

Girne Ağır Ceza Mahkemesi’nin ve ülkedeki mahkemelerimizin verdiği tüm kararlara saygım sonsuzdur.

Yasaların gereği neyse, yargıçlarımızın buna göre karar verdiğinden de eminim...

Ama vicdanımın bana söylediği farklı olabilir.

Konunun hâlâ yargı aşamasında olduğunun da bilincindeyim...

Yargıçlarımızın, yazılanlara ve çizilenlere göre karar vermediğine olan güvenim de maksimum seviyededir...

Bu ülkede yargıya olan güvenim hiç sarsılmadı...

Bunu da ayrıca belirtmekte fayda görüyorum... Sarsılırsa, mutlaka yazarım...

Kürtajla ilgili görüşümü yazmak, yargıya müdahale etmek değildir. Mahkeme kararı ve kararlarına saygım sarsılmazdır...

***

Barzani meselesi

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres nerede?

Irak’ta!

Irak’ın neresinde?

Irak’ın Kuzeyinde!

Yok yok yok, oranın bir adı var mı?

Var!

Peki nedir?

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY)...

Nasıl yani?

Irak bir devlet ve bu devlet içinde bölgesel bir yönetim mi var?

Ve BM Genel Sekreteri ziyaret mi ediyor?

Evet ediyor...

Irak’ın öteki halklarının veya Irak devletinin bundan gocunması durumu nedir?

Yoktur!

Peki ne olacak?

IKBY Başkanı Mesud Barzani açıkladı ne olacağını!

Peki ne dedi?

“Yakın dönemde bağımsızlık için referanduma gideceğiz" dedi.

Ne demek bu?

Bu, “Kürdistan” diye bir devlet kurulacak demek...

Nerede?

Irak topraklarında...

Ve biraz Suriye’de de olabilir...

Suriye’nin de itirazı yok gibi...

Peki itirazı olan yok mu?

Türkiye’nin itirazı var!

Bu nokta çok önemli...

Türkiye topraklarına müdahale söz konusu değil...

Irak, Barzani ve halkının referandum sonucunu onaylarsa, bölgedeki özerklik “devlete” dönüşür ve Dünya tanır...

Ama Irak itiraz ederse, “özerk bölge” referandum kararına rağmen değişmez...

Topraklar kime ait?

Kürtlere mi Türkmenlere mi?

Tartışılıyor bu mesele...

Ve daha bir süre tartışılacak...

Barzani, Guterres ile görüşmesi sonrasında, “Yakın bir dönemde referandum yapılacak. Kürdistan halkının geleceğine dair vereceği karardan dünya da haberdar olacak” diyor...

BM Genel Sekreteri Guterres de görüşmede, yüzbinlerce mülteciyi topraklarında ağırladığı için Barzani ve halkına teşekkür ediyor... Sıcak, çok sıcak ilişkiler...

Peşmerge güçlerine karşı güzel düşüncelerini ve saygısını dile getiren Guterres, “Dünya, kısıtlı silah ve imkanlarla IŞİD teröristlerini püskürten Peşmerge ve Kürdistan halkını saygı ile izlemektedir” diye de ekliyor...

Evet, ağır gelişmeler olacak bölgede...

Ve kesinlikle bizi de çok yakından ilgilendirecek...

Hani yola devam etme falan diyor ya Akıncı...

Türkiye bu yolu ne kadar ve nasıl destekleyebilir!

Yeni dönemde çok daha net göreceğiz...

Gerginlik mi?

Oraları zaten gergindi, daha gergin olabilir...

Türkiye, bilindiği kadarıyla ayrı ve bağımsız bir Kürt devletine, Irak toprakları içinde de olsa onay vermez...

Ancak hiç belli olmaz!

Türkiye, onlarca yıllık siyasetini değiştirip, Kürdistan diye bir devlete ses de çıkarmayabilir...

Birlikte izliyoruz...

Gergin olmamız lazım ama pek değiliz...

***

Açıklıyorum: Britanya KKTC’yi resmen tanıdı

Ve sonunda oldu...

Yürütülen gizli diplomasi, saklı diplomatik temaslar ve Dünya liderleri ile kapalı kapılar ardında yürütülen örtülü ilişkiler sonuç verdi...

AB’den çıkmaya hazırlanan Büyük Britanya İmparatorluğu, yani garantörlerimizden ve yarı anavatanımız sayılan sevgili İngiltere, KKTC’yi resmen tanıdı.

Şu anda hâlâ gizli, saklı ve örtülü şekilde yürütülen tüm diplomatik temasları, bir tek ben öğrendim.

Biliyorsunuz Dışişleri Bakanımız Tahsin Ertuğruloğlu şu anda İngiltere başkentinde...

Orada, örtülü, gizli ve saklı çok ciddi temaslar yapıyor...

Bu temasların sonucunda, dün saat 11.23’te Kraliçe II. Elizabeth tarafından kabul edildi ve güven mektubunu sundu...

Fotoğraf çekilmesine izin verilmedi.

Kraliçe II. Elizabeth’e, “Ekselansları Cumhurbaşkanımız, çok sevdiğim büyüğüm, kardeşim Mustafa Akıncı’nın selam ve saygılarını, hürmet ve benzeri her türlü mesajını iletmek istiyorum Majesteleri” diye hitap eden Ertuğruloğlu, Kraliçe’nin elinden, Majesteleri’nin Hükümeti’ne ait, Başbakan Theresa May imzalı, “KKTC’yi resmen tanıdık” belgesini aldı.

Ertuğruloğlu, belgeyi alır almaz önce Sayın Cumhurbaşkanı Akıncı’yı aradı ve “yürüyeceğimiz yol artık netleşti efendim” dedi.

Ertuğruloğlu daha sonra Sayın Başbakan Hüseyin Özgürgün’ü aradı.

Ancak, Başbakan, “Tahsin abi gene genel seçimleri soracak, illa ki kaçıncı sıradan aday olacağını merak ediyor” diyerek, telefona bakmadı.

Başbakan yerine, Özel Kalem Müdürü sevgili kardeşim Sami Osmanlı telefona cevap verdi, “Sayın Başbakan duş alıyor Sayın Bakanım” dedi...

Tahsin Ertuğruloğlu, Sami Osmanlı’ya, “çıkınca arasın acildir” mesajını bıraktıysa da, Özgürgün yine aramadı...

Altı vekil, beş kadın kontenjan, üç de kendi kontenjanı ve iki de dışarıdan vekil adayının sıralamasıyla ilgili harıl harıl çalışan Özgürgün, dün akşama doğru fırsat bulup, Ertuğruloğlu’nu aradı ve önemli haberi, “o iş oldu, tamamdır” şeklinde aldı...

Özgürgün, aylardır konuşmadığı eski parti genel başkanı Sayın Derviş Eroğlu’nu arayıp, “Sayın Başkan, içinde kaldım, Tahsin bey bana ‘o iş oldu, tamamdır’ dedi, ne demek istedi?” diye sordu...

Sayın Eroğlu, fırsatı bulmuşken, “Altıncı sıradan önce koyma sakın Tahsin’i” dedi.

Neyse, şaka bir yana, artık Brexit olan İngiltere, bizi resmen tanıyor.

Dışişleri Bakanımızın gizli, saklı, örtülü diplomatik temasları sonuç getirdi.

Hayırlı ve uğurlu olsun...

Tahsin bakanımız döner dönmez, bakanlar kurulu toplanacak ve herkese resmi müjde verilecek.

Türkiye’nin nasıl tepki vereceği belli değil...

Bugün 1 Nisan...

EOKA’nın kuruluş günü! EOKA’ya kapak olsun!

Haaa 1 Nisan mıydı bugün?

Yani yazdıklarım yalan mı şimdi?

Neyse; hayırlı Cumartesiler...

1 Nisan şaka bayramınız da kutlu olsun...

***

Sandra Bullock

52 yaşında... Yani benden tam üç yaş büyük... Mutlak favorim... En değerlim... En güzellerden biri...

Sandra Bullock... Çok güzel kadın... Fazla söze gerek yok...

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Öz
    01.04.2017

    Orjinal Hipokrat Yemini “Hekim apollon aesculapions, hygia panacea ve bütün tanrı ve tanrıçalar adına!… And içerim, onları tanık ve şahit tutarım ki, bu andımı ve verdiğim sözü gücüm kuvvetim yettiği kadar yerine getireceğim. Bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım. Paraya ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim. Öğrenmek istedikleri takdirde onun çocuklarına bu sanatı bir ücret veya senet almaksızın öğreteceğim. Reçetelerin örneklerini, ağızdan bilgileri şifahi malumatı ve başka dersleri evlatlarıma, hocamın çocuklarına ve hekim andı içenlere öğreteceğim. Bunlardan başka bir kimseye öğretmeyeceğim. Gücüm yettiği kadar tedavimi hiçbir vakit kötülük için değil, yardım için kullanacağım. Benden ağı ( zehir ) isteyene onu vermeyeceğim gibi, böyle bir hareket tarzını bile tavsiye etmeyeceğim. Bunun gibi gebe bir kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim. Fakat hayatımı tertemiz bir şekilde kullanacağım. Bıçağımı mesanesinde taş olan muzdariplerde bile kullanmayacağım. Bunun için yerimi ehline terk edeceğim. Hangi eve girersem gireyim, hastaya yardım için gireceğim. Kasıtlı olan bütün kötülüklerden kaçınacağım. İster hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan mazarrattan sakınacağım. Gerek sanatımın icrası sırasında, gerek sanatımın dışında insanlarla münasebette iken etrafımda olup bitenleri, görüp işittiklerimi bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım. Vegrorum arcana visa, audita intellecta nemo eliminet.” İşte hipokratın orijinal yemini. İster buna uyarsın, isterse bu gün yeni doğan yoğun bakımlarında yaşatılan 24 haftalık bebeklerin tahliye edilmesini savunursun.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.