KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

10.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Tek yol federasyon!

Ne istiyorsunuz?

Sevgili Elen ve Türk milliyetçileri, arzunuz nedir?

Taksim mi?

Mümkün değil...

Yani şu şekilde mümkün değil; KKTC adıyla ayrı ve bağımsız bir devletin tanınma ihtimali, Suriye ya da Irak toprakları içerisindeki "Kürdistan"ın tanınma ihtimalinin aşağısındadır.

Üniter devlet mi istiyorsunuz?

E bu da mümkün değildir...

O zaman tek bir seçenek kalıyor geriye, "federal çözüm"...

Ne Elenler "Taksim"i onaylar; ne de Türkler, "üniter devlet"e ok der!

Şu andaki mantık, şu andaki irade, federasyonu istemeyi emreder.

Ya federasyon olacak; ya da "mevcut durum" devam edecek.

Mevcut durum, Rumlara sürekli "aman da topraklarım, topraklarım" diye sahte ağlama gösterileri hakkı tanıyacak ama bizim Türkiye'ye mutlak bağımlı "korsanımsı" yapımızı asla değiştirmeyecek...

Eğri oturun, doğru şeyler isteyin.

Mevcut sistemi ya da ganimet düzenini bunca yıl sürdürdük diye bundan sonra da sürdüreceğiz anlamını çıkarmayın...

Çünkü kaynaklar tükendi.

Turizm bir yere kadar gider.

Kumarhane ve kerhane ile bu iş buraya kadar gelebilir.

Bundan ötesi karanlıktır...

Bundan ötesi çöküştür...

Efendim şu haklıydı, bu haklıydı, mehterdi, bihterdi, şu şarkıydı bu şarkıydı geçiniz; ömür boyu istediğimiz müziği dinleyememe durumunda kalabiliriz...

Tüm şartları zorlayıp, Anastasiadis'i bastırıp, kızdırıp, kışkırtıp; ama ne yaparsak yaparak; çözüme ulaşmalıyız...

Çözümsüzlük çözüm değildir.

Taksim diye bir şey söz konusu değildir.

KKTC'nin devamı diye bir şey yoktur...

Daha ne deyim?

Bilemiyorum!

***

İşimiz mehtere kalmaz inşallah!

Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi'nde "Mehter Marşı" mesajı, aklıma "Kıbrıs sorunu ve şarkıları" getirdi...

Elbette hepsi aklıma gelmez, gelemez ama ne hoş bir şeydi şarkılı - türkülü propaganda yapmak...

Rumlar, uzun yıllar, Türkiye'yi bekleyen Kıbrıslı Türklere, "Bekledim de gelmedin" şarkısını dinletti...

Türkler ise geçtiğimiz günlerde TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başka bir mesele ile ilgili hatırlattığı "Bir gece ansızın gelebilirim" şarkısını çaldı Rumlara...

Hatta, komedi sanatçıları, bu şarkının sözlerini değiştirip, Makarios'a küfür dahi etti... "Bir gece ansızın gelebilirim, Papaz'ın t........ı sökebilirim" gibi...

Derken, "Irkımın Akdeniz'de bir sevinci var, yurdumun Mersin'den öte bir devamı var, Girne'den yol bağladık Anadolu'ya, şanlı ordumun Kıbrıs'ta bir zaferi var" dedik!

Karşılıklı düşmanca şarkılar oldu, ortak çözüm şarkıları da...

Neşe Yaşın sözlerini yazdı, Marios Tokas besteledi... "Benim yurdum ikiye bölünmüş ortasından, hangi yarısını sevmeliymiş insan?" diye sordu Neşe Yaşın...

"Solcu Kıbrıslı Türkler" bu şarkıyı çok sevdi... Güney’de "üniter devletçi tüm Rumlar hastası oldu"...

George Dalaras öyle güzel yorumladı ki bu şarkıyı; sözlerini hiç düşünmeden, içki masalarına meze de yaptık "tınısını..."

Siyasi mesajlar bunlarla kalmadı...

Mesela "Dolama Dolamayı" türküsünün orijinalinin aslında "Gavur İmam" türküsü olduğunu çok sonra öğrendik...

Meğer sözleri değiştirilmiş... Çünkü, "Bıktım ben bu zulümden, Osmanlı'nın elinden" gibi bir ifade vardı sözlerinde... Aman yanlış anlaşılırdı falan!

Ayşe'yi de şarkılaştırdık...

Çok afedersiniz, Türkiye'deki maçlarda fenomen olan, "Şeyimi ye Fener"den çıktık, "... Evine dön Ayşe"yi yarattık mesela...

Rus Boris Fomin'in bestelediği, Paul McCartney'in Mary Hopkin ile söz yazdığı veya söylediği "Those were the days"i, "Türkiye'ye" mesaja çevirdik...

"Güzel günler göreceğiz çocuklar"ı çok dinledik... Göremedik...

"Güzel günler hangi dağın ardındadır, varabilmek mümkün mü hiç o dağlara?" diye sorduk; varamadık... Varamıyoruz da...

Çav Bella, ulusal marşımız gibi oldu; komutan kızdı, CTP hazırola geçti... Bir daha hiç çalmadı CTP bu şarkıyı... Bol bayraklı, bol İstiklal Marşlı kongreler dönemi başladı...

Ve şimdi Mehter Marşı'nı tartışıyoruz...

İşimiz Mehter Marşı ya da Mehter Takımı'na kalmışsa, sizlere bu fıkrayı hediye etmiş olayım:

-*-*-

Bir gün Cennet’in kapıları şiddetle vurulmuş: 
- Güm Güm Güm!!! 
İçeriden seslenmişler:
- Kim o?
Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: 
- Biz İstanbul’u fetheden Fatih’in yiğitleriyiz! 
İçeriden "hoş geldiniz" diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış: 
- Güm Güm Güm !!! 
İçeriden sormuşlar: 
-Kim o? 
Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: 
- Biz İstanbul’u fetheden Fatih’in yiğitleriyiz! İçeriden hemen cevaplamışlar: 
- Hadi len! Onlar 40 yıl önce geldi! 
Dışarıdan yine ses gelmiş: 
- Biz mehter takımıyız ancak geldik!!!

***

Filler tepişiyor, çimler eziliyor!

Vatandaş kızgın!

Vatandaş bağırıyor!

Çağırıyor!

Tedavi alamıyor!

Vatandaş, "beni hükümet de doktorlar da ilgilendirmez" diyor!

Vatandaş, "sağlık hizmeti" istiyor!

Doktorlar grevde!

Hükümet çaresiz!

Filler tepişiyor, çimler ezilmekte!

***

"Bu konuda görüşünüz ne?"

"Görüş"...

Nedir görüş?

"Herkeste olandır!"

Evet, herkes, her konuda yorum yapabilir!

Düşünce ve ifade özgürlüğüdür görüş!

Ama herkeste vardır!

Her kafada vardır!

Herkeste olan başka ne vardır?

Mesela "kıç"!

Herkesin bir de kıçı vardır...

Bazı görüşler, bazı kıçlar gibidir!

Kokuyor be kardeşim!

***

Soyuna çekmeyen...

Dünyanın en hırsız erkeği ile en hırsız kadını evlenir. Bir bebekleri olur... Bebeğin bir eli sıkı sıkıya kapalıdır... Zorlayıp açarlar; bir de ne görsünler!

Ebenin yüzüğü!!!

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • RAIF
    10.05.2017

    ISIMIZ MEHTER MARSI .BIR ILERI IKI GERI.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.