Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

10.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Trumplı dönemimiz başladı, hayırlı olsun!

Başkan Donald Trump… Üç kelime… Milyonlarca kişi, bu üç kelimenin yan yana geleceğine çok az ihtimal veriyordu…

The New York Times dün muhteşem bir yorum yayınladı… Bu yorum da yukarıdaki ifadeyle başlıyordu.

O yoruma geri döneceğim…

Amerikalılar, çeşitli sebeplerle Trump denen manyağı başkanlığa seçti… Demokrasiye saygımız sonsuz ama bu adama saygı duyulması gerektiğine asla inanmıyorum.

Efendim, benim Amerikan başkanına saygı duymamam neyi değiştirir ki?

Doğru!

Farenin dağa küsmesi bile değil bizimkisi…

Ama İslam’a, azınlıklara, siyahlara ve Dünya’ya nefret saçan; yabancı düşmanlığından beslenen bu “beyaz adam”, ciddi sıkıntılara yol açabilecek kapasiteye sahiptir.

The New York Times’ın yorumuna dönelim.

Gazete, “Dünyanın ve milyonlarca Amerikalı’nın asla seçileceğine inanmadığı Trump, şimdi Birleşik Devletler’in geleceği oldu” diyor.

Trump, Amerika’da aslında statükoyu, elitleri, medyayı, kamuoyu araştırma şirketlerini ve Clinton’ları yendi… Tabii ki Demokratları da…

Evet, kimdir bu Amerika’nın 45’inci Başkanı?

The New York Times diyor ki, “Bir yıl boyunca başıboş tweetler atan, anlamsız konuşmalar yapan bu adamın kim olduğunu biz de bilmiyoruz… Bir yönetici olarak en basit fonksiyonları yerine getirip getiremeyeceğini de bilmiyoruz… Vergi sorunlarını hiç çözemeyen bu kişinin finsansal sorunlarla nasıl başa çıkacağını da bilmiyoruz… Herhangi bir konuya rasyonel bir şekilde odaklanıp, akılcı bir çözüm üretip üretemeyeceğini de bilmiyoruz… Dünyanın en büyük ve en güçlü nükleer silahlarını control etmenin ne anlama geldiği konusunda bir fikri olup olmadığını da bilmiyoruz…

“İşte bildiklerimiz” diyor gazete ve özetle şöyle devam ediyor:

“… Trump, modern tarihin en hazırlıksız başkanıdır. Hareketlerinden ve cümlelerinden anladığımız kadarıyla mizaç olarak çok farklı kültürlerden oluşan 320 milyonluk bir ülkeyi yönetmek için uygun olmadığını biliyoruz. Siyasi muhaliflerini hapse atmakla tehdit ettiğini biliyoruz. Basın özgürlüğüne müdahale edeceğini de biliyoruz. Ve biliyoruz ki hiç vicdan azabı çekmeden yalan söylemektedir… Göçmenleri ve Müslümanları tehdit etmektedir. Kendi çalışma arkadaşlarını ırkçı, beyaz üstünlükçüler ve anti Semitistler arasından seçmiştir…”

Trump, seçildikten hemen sonar yaptığı açıklamada, “tüm ülkelerle iyi geçineceğini söylese de, “The New York Times’a göre, Çin ile ticari savaş başlayacak, küresel ısınma ile ilgili sıkıntılar artacak, insanlık tehlikeye girecek ve NATO’nun dağılması bile gündeme gelebilecek…
-*-*-*-

Açıkçası, Amerika’da “ırkçı beyazlarla” siyahlar ve azınlıklar arasında ciddi “savaş” tehlikesi vardır...

Amerika, belki de tarihinin en ciddi ırkçı kavgalarına sahne olabilecektir.

İslam karşıtı Trump’ın, ülkedeki Müslümanları hedef göstermesi sonucu, ciddi çatışma olasılıkları bulunmakla birlikte, Amerikan halkının geneli, her zamankinden çok daha ciddi bir Radikal İslam terörü tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Efendim, Hillary Clinton daha mı iyiydi?

Evet; yukarıda saydığımız tehlikeler en azından çok daha az halde olurdu.

Ama Amerika’nın saldırganlığı değişir miydi?

Sanmam!

Amerika sorun yaşarsa çok umurumda olur mu?

İnsanlık adına belki “evet” ama çok da “taktığımı” söylersem yalan olur!

Evet, Trump insanlık için tehdittir. Ama belki de Tanrı O’nu, Amerika da mahvolsun diye görevlendirmiş olabilir.

-*-*-*-

Bildiğim bir tek şey var.

İçine girdiğimiz yeni dönem, çok hareketli, belki biraz da eğlenceli olacak!

Atatürk, yanlışlıkla açılan münhal ve tek yol KKTC!

Sınav münhali açıyorsunuz!

Mesela “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi”...

Sahi; “inkılap” ne demekti?

Öğretmişlerdi bize lisedeyken... “... toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişiklik ve iyileştirmelerdir.”

Devrim nedir?

Devrim “ani” oluyormuş!

Zamanında “Atatürk devrimciydi” demesinler diye, Arapça olan bu kelimenin uydurulduğundan eminim.

Şimdi meseleyi geri sınav münhaline, bizim eğitim Bakanlığı’na ve Kamu Hizmeti Komisyonu’na getireceğim ama hazır mesele Atatürk’ten açılmışken, bugün hangi bakanların, Atatürk’ü anma programına katılıp katılmayacağını da merak ediyorum doğrusu... 10 Kasım ya bugün!

Yani, zor bir konu...

Pek Atatürk geçmiyor da artık meselelerde... Türkiye bu konuda değişti! Bizim bakanlar eskiden Atatürkçü’ydü! Acaba şimdi neci? Amma konu açtım ha! Gerildiler şimdi!

Eskiden neydi o Atatürk propagandaları, hatırlıyor musunuz?

Neyse!

Geçenlerde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutladık... Bizden bir gün önce de Rum tarafı Yunanistan’ın “Ohi Gününü” kutlamıştı ya... Bizimkinde, Türkiye’nin resmi erkanının açıklamalarında, tek bir “Atatürk” kelimesi geçmemişti de... Doğrusu merak da etmiştim! Türkiye Cumhuriyeti’ni Atatürk kurmamış mıydı? Bir kelime olsun söz etseydik yani!

Neyse...

Biz meselemize geçelim.

Ne demiştik?

Sınav münhali açıyorsunuz. Atatürk falan da değil! Korkmayın! “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi”...

Kim uydurduysa bu dersin adını!

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi!

İnsanlar hazırlanıyor günlerce.

Sınava giriyor.

Yazılıda birinci geliyor.

Çağırıyorsunuz Kamu Hizmeti Komisyonu’na... “Mülakata”.

Birinci gelen adam çıkıyor köyünden, geliyor...

Tam kapıyı çalacak, “Bakanlık münhali geri çekti” deniyor.

Sonra bakanlık ve komisyon, “yanlışlıkla açtık, bardon” diyor.

Tahsin Ertuğruloğlu ne diyor?

Tek yol KKTC!

Veya KKTC tek yol!

İnşallah çözüm olmaz yani!

Böyle devam edelim yani!

Çiftliciğimiz!

Keyfi hayat!

Oh oh oh!

Türkiye'nin en büyük derdi!

Efendim; Türkiye'de savaş mı var?

Siyasi sıkıntı mı var?

Kürt sorunu mu dediniz?

Avrupa Birliği'nin raporu falan mı?

Adalet, Selahattin Demirtaş mı?

Hayır!

Hiçbiri değil!

Ebru Gündeş!

Kocasını, futbolcu - kaleci ile aldattı mı?

Mesut Özil, İstanbul kaçamağında kiminle birlikte oldu?

Burcu Esmersoy, Arda Turan'dan 250 bin TL'lik saati ödünç aldı mı?

Neden geri vermedi?

Başka bir şey mi verdi?

Saatin yerine yani!

Poyraz Karayel dizisine yeni yüz eklendi mi?

Nisan ayında flört etmeye başlayan Sinan Erten ile Ersin Kayalar'ın mutluluğuna diyecek yok.

Çağatay Ulusoy'un gizli aşkının kim olduğunu biliyor musunuz?

Diyar Onar...

Bir dönem de Arda Turan ile adı çıkmış hanım kızımızın...

Ve Hande Yener kendisinden 12 yaş küçük sevgilisi ile bir anda yıldırım aşk yaşayıp, nişanlanmış bu arada da yüzünü gerdirmiş.

Selahattin Demirtaş mı demiştiniz?

O kimdi yahu?

Özge Ulusoy'un evlilik hayaliyle bir alakası var mıydı?

Sosyetede tavan yapan moda, güzellik için kampa girmekmiş İstanbul'da!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.