Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

20.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yasaları olan ama yasalara uyulmayan bir devlet!

Ülkede yasadışı araç kullanan var mı?

Soru yanlış oldu... Şöyle soralım:

Ülkede, sürüş ehliyeti olmadan araç kullanan var mı?

Çoook...

Peki ülkede aracının seyrüseferi bulunmaksızın araç kullanan var mı?

Daha çok...

Peki ülkede sigortasız araç kullanan var mı?

Çok çok çok!

Peki ülkede av ruhsatsız ava giden var mı?

Çoook!

Peki ülkede kamu çalışanları arasında, ikinci iş yapan var mı?

Yapmayan yok gibi...

İnşaat ruhsatı olmayan inşaat hatta bitmiş bina, konut var mı?

Vardır!

Kaçak işçi var mı?

Vardır!

İnsan kaçakçılığı var mı?

Evet, kesinlikle...

Kadın ticareti, fuhuş var mı?

Yes!

Fuhuş yasal mı?

Değildir...

Casinolara KKTC vatandaşı giriyor mu?

Evet!

Bu durum yasadışı mı?

Evet yasadışıdır!

Tükettiğimiz gıdaları denetleyen laboratuar yandı; gıda denetimi yok, bu yasadışı mı?

Evet yasadışı!

Suçlusu da Rum Hükümeti mi?

Milliyetçi zurnalar öyle çalıyor!

Bu ülkede, casino sahiplerinin televizyon veya benzeri yayıncılık yapmaları, rekabet yasasına aykırı mı?

Yes, aykırıdır!

Bu konuya bakan var mı?

Hayır yoktur.

Otellerde şu kadar yüzde çalışan KKTC vatandaşı olmalıdır!

Bu konuda yasa var mı?

Vardır!

Uyuluyor mu?

Hayır uyulmuyor.

Doktorların mesaisi günde 3 saat mi?

Hayır değildir!

Uyuluyor mu?

Devlet çalışanı öğretmenlerin özel ders vermesi yasal mı?

Değildir.

Peki bu konuya bakan var mı?

Yoktur!

Taşocaklarının çalışma şekilleri, yasaya uygun mu?

Değildir...

Yannamasına değil, derinlemesine gitmeleri lazım... Gidiyorlar mı?

Hayır gitmiyorlar...

Yasa nerede? Şeytan aldı götürdü!

Peki, "KKTC yoktur" dediğimde, neden illa ki beni şikayet etme ihtiyacı duyuyorsunuz!

Daha sıralayabilirim... Ama sizi sıkmak istemedim... Lütfen beni şikayet edin! Lütfen!

Siz şikayet ettiğinizde, KKTC, yasalarıyla muhteşem bir devlet oluveriyorsa, bu hisse kapılıyorsanız, buyurun, kendi kendinizi tatmin edin!

Emekli İngilizlerin tersine göçü!

İngiltere'de yaşam süren çok sayıda emekli insanımızın KKTC'ye geri dönmemesinin başlıca sebebi, evlatları ve torunları olabilir... Öyledir demiyorum... Bu konuda bir araştırmaya rastlamadım... Ama gözlemlerim ve tahminlerim bunu öngörüyor...

İkinci başlıca sebep ise İngiltere'deki "Refah Sitemi"dir...

En başta da bu sistem içerisindeki "sağlık", "evde bakım" gibi hizmetler...

İngiliz emekliler için de aynı ey geçerli değil mi?

Çok farklı bir "aile kültürü" ne sahip olan İngilizlere, evlatlarını ya da torunlarını, Christmas ya da yaz tatilinde iki kez görmek yeter... Hatta fazla bile gelir...

Peki sağlık, refah sistemi?

"Deneyelim" diyerek, mesela Kıbrıs'a gelip yerleşen İngiliz emeklilerin sayısı, İngiliz vatandaşı Kıbrıslı Türklerden fazladır diye düşünüyorum.

Özellikle Güney Kıbrıs'ta, çok, ama çok ciddi sayıda İngiliz emekli yaşar...

Geçenlerde Baf'la ilgili gözlemlerimi yazarken bahsedecektim ama unutmuştum...

Bizde de çok sayıda emekli İngiliz yaşam sürer... Ama, Güneye göre, sayı azdır.

Güneyde bir İngiliz vatandaşı, AB statüsüyle yaşamını sürdürür... Emekli maaşını, her türlü sosyal güvenlik hakkını, sağlık hizmetini bedava alabilir...

Ancaaaak; şimdi çok ciddi bir sorun ortaya çıkmak üzeredir...

Çok daha fazla emekli İngiliz'in yaşadığı İspanya ve Fransa'da, Brexit sonrası emeklilerin özellikle sağlık hizmetlerinin aksayabileceği konuşuluyor...

Elbette bu durumu, Brexit müzakereleri belirleyecek...

Ancak, AB'den çıkacak olan İngiltere'nin vatandaşlarına, AB vatandaşlarının vergileri ile bedava sağlık hizmeti verilme olasılığı çok düşük.

Bu da, İspanya ve Fransa'da çok sayıda emekli İngiliz'in, geri dönüşüne sebep olabilecek...

Bu konu, çok ciddi bir konu...

Ucundan bizi de ilgilendiriyor...

Gerçi bizde nüfusları pek fazla değil ama Güneyde, günlük yaşamda önemli payı olan, sosyal yaşamın ciddi paydaşı olan emekli İngilizler, sırf sağlık hizmetlerinin aksaması nedeniyle ayrılırsa, sorun, küçümsenemeyecek büyüklükte olur diye düşünmekteyim...

The Guardian gazetesine göre, özellikle İspanya ve Fransa'da yaşayan binlerce emekli İngiliz, sırf bu nedenle kara kara düşünüyor...

Hatta bu ülkelerdeki İngiliz vatandaşlarının önde gelen isimlerine ya da örgütlerine, çeşitli uyarılar da gönderilmiş... Hazırlık yapmaları istenmiş...

İngiliz Parlamentosu'ndaki Brexit Komitesi'ne, "emekliler ve hatta AB'de çalışan yüz binlerce İngiliz, tersine göç yaşayabilir, ülkelerine dönmeye zorlanabilirler" uyarısı yapılmış...

Remain in Spain adlı gruptan bir kadın yetkili, "Geri dönmekten başka alternatif kalmayacak" derken, olayın ciddi olduğuna da vurgu yapıyor...

Sadece İspanya'da 108 bin emekli İngiliz yaşam sürüyor... İspanya'da sürekli yaşam süren İngiliz nüfusu ise KKTC'nin resmi nüfusu kadar; 300 bin...

Askerlik anıları en tatlı anılardır

Askerlik anılarımı çok keyifle hatırlarım... O günlerde çok sıkıntı çekmiş olduğum sorunlu anlar bile şimdi kahkahalarla anlattığım hikayelere dönüşmüştür...

Çok sıcak bir yaz günü... Nedenini hatırlamıyorum ama Gemikonağı'ndan Güzelyurt'a gelmiş ve dönüş için de Baf Ülkü Yurdu Spor Kulübü önünde betona oturmuş, otobüs veya beni alacak bir araç bekliyordum...

O zaman otobüsler Güzelyurt içine de giriyordu...

Sıcaktan mayışmıştım...

Flamalı bir askeri makam aracının önümden geçtiğini son anda fark etmiştim... O anda, kalkıp selam veremedim... Araçtaki alay komutanıydı... Albay... Bir gorona üç yıldız... Bende tek bir çizgi var. Asteğmen... Göz göze gelmiştik... Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri'nden bir albaydı... Yani, GKK'lı değildi...

"Kesin geri dönüp beni fırçalar" dedim; yanılmadım... Araç ani bir duruş yapmıştı... Şoför hızla geriye doğru geliyordu... Ben fırlamış ve araca doğru koşuyordum... Hiç tereddüt etmeden, ön kapıyı açıp oturdum... "Komutanım, bu sıcakta geri dönüp beni alacağınızı anlamıştım, sağ olun!" dedim... Yavuz hırsız ev sahibini bastırır misalinin çok ötesinde, Türk ordusu için imkansız bir hareketti aslında yaptığım...

"... İn ulan aşağıya... Sen önce önünden komutan geçerken selam vermeyi öğren" şeklinde özetleyebileceğim ama kelimelerin arasında, Türk dili ve edebiyatının en müstesna küfürlerinin de bulunduğu bir bağırma işittim... İndim, selamımı verdim. Selamımı da aldım...

Geri dönüp, Ülkü Yurdu önündeki betona tam oturuyordum ki, "... Asteğmen, hadi bin" dedi... Geri dönmüştü...

Yeşilyurt'a gidiyordu... Ama sohbet ede ede beni Gemikonağı'ndaki birliğin kapısına kadar götürmüştü...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.