Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serhat İNCİRLİ

Serhat İNCİRLİ

21.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yazıklar olsun!

Ofiste oturuyorum...

Dışarısı buz gibi...

Ama odada klima çalışıyor, harıl harıl... Sıcaklık 25 derece...

Gazeteleri okuyorum... Sabah programı sonrası rutinim... Bazı köşe yazarları var ki, kaçırmak istemem... Türkiye'de de, İngiltere'de de...

Kahvem masada...

Tarih, 20 Aralık 2016 Pazartesi...

Odaya bir çalışma arkadaşım giriyor, elinde bazı mektuplar...

Zarflar...

Zarfın biri, özel bir kargo ya da özel bir posta şirketi tarafından mühürlenmiş falan...

İlgimi çekiyor...

Zarfın ön tarafında "Sayın Serhat İncirli, Kıbrıs Medya Grubu, Haber Müdürü, KKTC" diye bir adres var...

Arkada ise kimlik kartımdaki adres...

Ama ilginç olan bu özel şirketin getirdiği zarfın içinde bir davetiyenin bulunması!

Efendim, bunun neresi ilginç?

Doğru!

Davetiyedeki ve zarftaki tarihlerle, 20 Aralık arasındaki fark asıl ilginç olan!

Zarf 21 Kasım 2016'da mühürlenmiş... Öyle anlıyorum... Davetiye ise Mağusa'da bir iş yerinin 25 Kasım açılışını işaret ediyor... Ama benim elime, 20 Aralık'ta ulaşıyor!

Bir zarf daha!

KKTC'nin Posta İdaresi'ne 5 Aralık 2016'da atılmış...

KIBRIS Gazetesi'ne adıma postalanmış... "50 Yeni Kuruş" diye de bir pul yapıştırılmış!

Yeni Kuruş ne?

Anlamadım!

Evet, 5 Aralık'ta postaya atılmış... İçinde bir üniversitemizin 7 Aralık'ta yapacağı bir etkinliğin davetiyesi var... Bu davet bana 20 Aralık'ta ulaşmış!

Yani!

Efendim, KKTC'ye elbette bir şey demeyeceğim...

Yemin ederim ki, sonsuza dek yaşaması konusunda hiç itirazım yok!

Ama bu şekilde mi?

Peki, 42 senedir önce KTFD, sonra KKTC'yi bu şekilde, postasız bırakanlar mı suçludur yoksa yine Rum - Yunan İkilisi mi?

Eğer suçlu olan Rum - Yunan İkilisi ise kendilerine "bravo" demek lazım!

Yok eğer suçlu olan bizsek, o zaman koskocaman bir "yuh"u hak ettik diyorum!

Ve şarkımız Orhan babadan gelsin, "Yazıklar olsun!"...

Nazım Hikmet'ten bazı sözler...

Hiçbir korkuya benzemez,

Halkını satanın korkusu…

-*-*-

Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak,

Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?

-*-*-

Sana düşman, bana düşman,

Düşünen insana düşman.

Vatan ki bu insanların evidir,

Sevgilim, onlar vatana düşman.

-*-*-

Belki de ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri.

-*-*-

Bizim kalbimiz hep kırıktır çocuk.

Ama yine de eksik etmeyiz sol cebimizden umudu…

-*-*-

İnsan; denizin olmadığı yerde,

Umut adına, martı olmalı…

-*-*-

Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,

Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte,

Yani yürekte…

-*-*-

Ve dövüşebilirim…

Doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum

Her şey ve herkes için;

Yaşım başım buna engel değil..!

-*-*-

Yok öyle, umutları yitirip,

Karanlıklara savrulmak

Unutma, aynı gökyüzü altında,

Bir direniştir yaşamak.

-*-*-

YAŞAMAK BİR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR

VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE…

Türkiye bunca sıkıntıyı hak etmiyor

Londra'da yaşadığım dönemdi...

Bir Türk örgütü, hatta örgütler çatısı, Kuzey Londra'daki bir düğün salonunda bir etkinlik düzenlemişti...

Türkiye'nin Londra Büyükelçisi de davetliydi...

Ama o günlerde, Türkiye, bu günlerdeki gibi gergindi...

Büyükelçi, Kuzey Londra'daki düğün salonuna gelmedi... Gelemedi...

Neden?

İngiliz Polisi izin vermemişti!

Allah Allah, İngiliz Polisi, diplomatik dokunulmazlığı olan büyükelçiye karışabilir miydi?

O günlerde öğrendiğimize göre, Büyükelçi'nin "ülkedeki" güvenliğinde, o ülkenin güvenlik makamlarının sorumlu olduğu yönündeydi...

Türkiye'nin çok sayıda büyükelçisi, diplomatı çeşitli ülkelerde katledildi...

Terörün önemli hedefleridir bazı ülkelerin büyükelçileri, diplomatları...

Kıbrıs'ta da 1974'te darbe sırasında Amerikan Büyükelçisi öldürülmüştü...

-*-*-

Ancak Türkiye'de durum çok karışık...

Katil, "polis" çıktı...

Poliste, şu renk, bu renk listeler var. Yüzlerce polis, FETÖ bağlantısından veya belki de başka örgüt bağlantısından ya atıldı, ya atılacak, ya şüpheli...

Güvenliği sağlayacak olanlar güvensizlik yaratıyorsa, çok büyük sıkıntı var demektir...

Cumhurbaşkanı da, Başbakan da, bakanlar da tehlikededir...

Ortalık gergindir!

-*-*-

Provokasyon mudur?

Olabilir!

Bence, bu cinayet, polis seçilen kişinin psikiyatrik sıkıntısı ile alakalıdır. Ve polis seçerken, dikkatli olunması gerektiğiyle de alakalıdır. Bizim için de geçerli bir kuraldır bu!

İngiltere'de evinde tüfek bulunduracak bir kişiye, uzman doktorlar incelemeden vermiyorlar...

Fotoğrafları inceledim... Antropolog değilim ama bence katil şov yapmıyordu... Polis yapılmaması gereken "hasta" biriydi... Bunun inançla falan alakası yok...

Aklından zoru olmasa, ruhunda katillik olmasa, ülkesini korumak için yemin ederek göreve başlayan bir güvenlik görevlisi, ülkesini bu kadar ciddi sıkıntıya sokmazdı!

Çok üzgünüm... Türkiye bunca sıkıntıyı hak etmiyor...

Yapay zekalı partnerler!

Dünya eskisi gibi olmayacak!

Yoksa acaba Dünya eskisi gibi mi olacak?

Eskiden savaş yok muydu?

Vardı!

Şimdi de savaşlar olacak!

Yemen'de soykırım uyarısı yapılacak ama hiç bir Batılı gazete ya da Türk gazetesi veya bizim umurumuzda olmayacak!

Ancak Almanya'da 12 kişi ölecek; kamyon onları biçecek, hepimiz bunu konuşacağız!

Herkes bir birini öldürmeye mi başlayacak yakında?

Mesela Almanya'da veya Avrupa'da "Müslüman" olmak, sürekli tehdit altında olmak mı olacak?

Yoksa, Müslümanların radikal olanları kamyona binip pazar pazar gezecek mi?

Türkiye - Rusya ilişkileri ne olacak?

Şimdi bir ırkçı Rus da çıkıp intikam mı alacak?

Peki Halep'de Sünnilerin öldürdükleri mi daha masumdu yoksa Şiilerin öldürdükleri mi?

IŞİD mi, İran yanlısı Hizbullah mı?

Tercihiniz kimden yana?

Amaaaaaan; biliyor musunuz?

Dün Daily Telegraph gazetesi yazdı...

İnsana neredeyse yüzde yüz benzeyen seks partnerleri üretiyorlar...

Duygu falan yok...

26 yıl sonra robot seks partnerleri olacakmış...

Duygu yok ama Artificial intelligence (AI) (Yapay zeka) bulunacakmış...

Gerçeğine çok yakın!

Biz zor görürüz!

Canlılarıyla pek başarılı olamadık da!

Yapay zekalı robotlar nasıl olacak doğrusu merak ediyorum!

Haaa bu arada kadın ve erkek tabii ki... Eşit... Ama yine de bir fark olacakmış, "kadın robotlar" daha tehlikeliymiş!

25 yıl sonrasına Allah kerim!

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.