Cyprus Today sol
  • 10 Nisan 2018, Salı 10:03
SerkanSOYALAN

Serkan SOYALAN

Mihriban

Bir Parantez…

Şair Abdürrahim Karakoç, 2012’de vefat ederken, arkasından yazılmış en güzel aşk şiirleri bıraktı. Bu şiirlerin en bilineni ise 1960 yılında yazılan “Mihriban” şiiriydi. Karakoç’un bu dizeleri de Musa Eroğlu’nun sesiyle özdeşleşti.

Abdürrahim Karakoç, “Çok saf ve temiz bir aşk” olarak tanımlar Mihriban’ın hikayesini... Zaten böylesine temiz bir aşk olmasa çıkar mıydı bu dizler…

“Mihriban” şiirinin yazarı Karakoç gençlik yıllarında delice aşık olur. Karşılık da bulur bu aşkına, şair. Ancak bir sorun vardır. Kızın ailesi Karakoç’u istemez, sürekli bir şekilde “hayır” cevabını alır…

Kızın da gönlü vardır. Gizli gizli mektuplaşırlar ve haberleşirler…

Aradan zaman geçtikten sonra, bir gün bir arkadaşı Karakoç’u ziyarete gelir ve genç kadının başka biriyle evlenmek üzere olduğunu söyler…

Arkadaşının yanında duygularını pek belli etmeyen Karakoç, arkadaşı ayrıldıktan sonra duygularını satırlara döker ve “Mihriban”ı yazar.

Şiirin üne kavuşmasıyla beraber, sorarlar Karakoç’a Mihriban’ı, “Çok saf ve temiz bir aşktı. Bırakın öyle kalsın!” yanıtını alırlar. “Hâlâ seviyor musunuz?” sorusuna ise, “Bazen aklıma düşüyor” şeklinde cevaplıyor. Açıklamaz ama kim olduğunu bu dizeleri yazdıranı ve yüreğiyle beraber götürür şair.

Geride de bize şöyle başlayan satırlar kalır:

Sarı saçlarına deli gönlümü

Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban!

Ayrılıktan zor belleme ölümü

Görmeyince sezilmiyor Mihriban!

 

Yâr deyince kalem elden düşüyor

Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor

Lâmbamda titreyen alev üşüyor

Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban!

 

Önce naz sonra söz ve sonra hile

Sevilen seveni düşürür dile

Seneler asırlar değişse bile

Eski töre bozulmuyor Mihriban!

 

***

Okuduklarımdan…

Yaşar Kemal’in gözünden çocuk

“Benim romanlarıma, hikâyelerime bakarsan, ağırlığı olan iki insan tipi var. Biri çocuklar, biri yaşlılar. Ben çocukları çok severim. Onları anlamaya çalışırım sevmekten daha çok. Ben çocuklara çocuk gibi davranmam. Bir çocukla ilişkim, dostluğum, arkadaşlım varsa, o benim arkadaşımdır, çocuk değildir. Çocuk gibi bakmam. Ayrı bir insan türü gibi bakmam. Niye bu böyle? İnanmadım hiçbir zaman çocukların, insanların çocuklara davrandığı gibi çocuk olduklarına. Basbayağı insandır onlar. Çok şeyler öğrenmemiştir daha, zenginliği azdır yaşlanmış insanlara karşılık, daha az yaşamıştır, ama düpedüz insandır. Anaların babaların çocuklara yaptıkları inanılmaz bir zulüm benim için. Ayrı bir yaratıkmış gibi bakıyorlar. Korkunç baskılar yapıyorlar. Baskılar, dayaklar, öğütler canından usandırıyor çocukları. Ya da şımartıyorlar şefkatle, okşamayla. Çocuk, insanlıktan çıkıyor her iki halde de. Yine benim çocuklarda saptadığım bir şey var, bütün çocuklar evlerden kaçmak istiyor. Benim bu bir araştırmamdır. Derinliğine indiğin zaman her çocuk, bir eli yağda, bir eli balda bile olsa, kaçmak istiyor. Çocuk, dünyamızda rahatsız bir kişidir. Bu, dünyamızın da bir sorunu. Bu kadar kötü yetiştirilen, bu kadar kötü davranılan insanlar büyüdükleri zaman yarım oluyorlar. Savaşların, kötülüklerin nedenlerini ararsak, temelde, çocuklukta insanların başlarından geçenler karşımıza çıkıyor. Bir gün dünyamız gerçek bir barışa, insanca bir yaşama kavuşacaksa çocuklara davranışımızın değişmesi gerekiyor.  Bu, dünyanın hiçbir yanında sanırsam yapılmıyor. Dünyadaki eğitim düzeni de berbat bir düzen. Dünyayı öğretecekleri, insanı öğretecekleri yerde dünyayı ve insanı ezberletiyorlar. Nasıl olmalı? Elbet eğitimciler uğraşıyorlar bunun üstünde. Bir Pestalozzi çıkıyor, bir adım ileri atabiliyor. Ezberletmek yerine göstermek hiç olmazsa. Ama bir gün insanoğlu gerçekten iyi bir dünya kurarsa tek gideceği yer, ezberci ya da görerek eğitim değil, yaşayarak eğitimdir.”

(A’DAN Z’YE YAŞAR KEMAL / ALPAY KABACALI, Yapı Kredi Yayınları, Ocak 2004, s.7-9)

***

Objektifimden…

Arasta’da sanat… (Mart 2018, Lefkoşa)

***

Bir Şiir…

özledim

 

özlemin deldi içimi

çok özledim, çok seni

 

öyle bir özledim ki

baş aşağı çeviresim var

bu şehri

 

(Bursa)

***

Bir Söz…

“Gelecekte bizi bekleyen hayata kavuşmak için önce kendi tasarladığımız hayattan kurtulmayı istemeliyiz.”

Joseph Campbell


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık