Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Serkan SOYALAN

Serkan SOYALAN

08.08.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Mutluluk

İnsanın ömrüne mutluluk katan anlar vardır. İşte o anlarda anlar insan yaşadığını. Peki hiç düşündünüz mü bir ömre ne kadar mutluluk sığdırdığınızı?

Gözümüzün önünde her gün onca mutluluk verici detaylar varken, neden mutluluğu hep uzaklarda arıyoruz?

Halbuki kafamızı kaldırıp da gökyüzüne baktığımızda yüzümüzü güldürecek kadar mavilik var. Gecesinde ise isimler takıp, dilek tutabileceğimiz milyonlarca yıldız.

Her gün sabahleyin işimize gitmek için arabamıza yol aldığımızda, bahçemizde çıkan yabani çiçekleri görüp gülümsedik mi? Ya da kaldırımda uzanan köpeği en son ne zaman sevdik?

Bahçedeki sokak kedilerinin karnını doyururken duyduğumuz mutluluğu, tasvir edebilir misiniz? Karpaz’daki hür eşekleri okşayıp, su verdik mi?

Hala akşamüzerleri kendimizi serin sulara atabiliyorsak kendimizi, ya da dağlarına bayırlarına tırmanabiliyorsak bu adanın mutlu olmamız gerekir.

Her bir şeyi eleştirip, beğenmeden, hoşnutsuz takılırken, sokakta karşılaştığımız dostlarla sarılıp öpüşmektir mutluluk.

Anne baba sıcaklığını göğsüne doldurup,  bir çocuk kokusunu ciğerlerine çekebiliyorsan mutlusun demektir.

Meyhane masasında demlenirken, üzerine çöken çiye aldırmamaktır mutluluk.

Saatlerce politik tartışmalar yapıp, içinden çıkamadığında “gelen de, giden de aynıdır” diyebiliyorsan gülerek, mutlusundur be kardeşim.

Eğlencelerinde “Dillirga” da coşup, “Mağusa Limanı”nda duygulanıyorsan, umutlu ve mutlusundur. Peki en son ne zaman gittin o efkarlandığın topraklara, tuttun Dillirga’nın yolunu? Ya da Arap Ali’yi andın?

Barnabas’ı, St. Hilarion’u, Othello’yu okudukça heyecanlanmaktır, mutluluk.

Lawrence Durrell’in gezdiği sokaklarda dolandın mı hiç?

Altın Sahil’de uzunca yürüyüşler yapıp, güneşin doğumunu Ay. Philon’da izlemediysen, yarından tezi yok var git.

Doğaya yeni bir fidan ekmektir mutluluk ve o fidanı yıllarca sulamak.

Futbol maçlarında küfredip, sinema filmlerinde ağlayabiliyorsan hala mutlusundur.

Değişen adını beğenmesen de, önünden geçerken eski anılarını yad etmektir Lefkoşa’da Çağlayan Park’ta.

Yaseminleri dalından koparıp, iğne ile ipe dizebiliyorsan tamamsın demektir.

Hala mutlu olabilmenin yollarını arıyorsan, kendini sokağa atıp da nefes aldığın yere bir bakman yeterli.

Mutluluk her yerde, önemli olan onu yakalayıp, görebilmekte…

Mutluluklar sizinle olsun…

(Temmuz 2017)

***

Bir Söz…

“Nefret ettiğimiz zamanlar, genellikle korktuğumuz zamanlardır.”

(William SHAKESPEARE / Antonius ve Kleopatra)

***

Objektifimden…

Silihtar (Silihdar) Suyu kemerleri… (Lefkoşa, 2017)

Okuduklarımdan…

“Kolera Günlerinde Aşk”

Tarihin en iyi aşk kitaplarını listele deseler, kesinlikle bu listenin başında yer alır “Kolera Günlerinde Aşk”.  20’inci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan, Nobel Edebiyat Ödüllü Gabriel Garcia Marquez bu romanını 1985 yılında kaleme alır.

Uzun soluklu bir aşkın anlatıldığı kitap, 2007 yılında beyaz perdeye de uyarlandı.

Kitabın içerisinde ne var diye merak ederseniz, “şehvet, tutku, aşk, hüzün, felsefe” var diyebilirim.

Mutlaka okunmalı…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.