Cyprus Today sol
  • 20 Şubat 2018, Salı 10:58
SerkanSOYALAN

Serkan SOYALAN

Noel Baba Nasrettin Hoca’ya Karşı

Antalya Müzesi’nde sergilenen bir kutunun kapağında Myra Başpiskoposu’nun resmi vardır. Bu kutu, bir İtalyan kadın tarafından 1925’te, Bari’den getirilmiştir ve kutuyu değerli kılan da, içinde taşınan kemiklerdir.

1087 yılında, Demre’den çalınan Myra Başpiskoposu’nun beş kemiğinin ait olduğu topraklara, yani Antalya’ya sözünü ettiğimiz kutunun içinde geri getirilmesi Barilileri çok kızdırmıştır. Çünkü kemikler, Bari’de sergilediği 838 yıl boyunca, İtalya’nın bu kentine hac ziyareti nedeniyle pek çok insan çekmeyi başarmıştır… Ama artık  bir rakip vardır karşılarında: Antalya, Demre’de bulunan Myra Başpiskoposu Aziz Nicolaus’un kilisesi!..

MS 6. yüzyılda I. İustinianos altın ve gümüş işlemeli eşyalardan oluşan bir hazineyi Demre’deki kiliseye adak olarak gönderir. Yüzyıl sonra kiliseye saldıran Arap korsanlar hazineyi ele geçirirler. Ne var ki, hazineyle beraber kaçamayacağını anlayan çapulcular, sonradan geri dönüp alma düşüncesiyle hazineyi gizli bir yere gömerler…

Hürri Nine adlı bir kadın çoban hazineyi bulduğunda takvim yaprakları 1965’i göstermektedir… Ne var ki, Aziz Nicolaus Kilisesi’nin hazinesi bu sefer başka korsanların, tarihi eser kaçakçılarının eline geçer. Zavallı Noel Baba’nın yalnızca kemikleri değil, ona adanmış hazine de işte bu yüzden dünyaya dağılmış durumdadır.

Myra Başpiskoposu Aziz Nicolaus her yılbaşı, çocuklara armağan olarak oyuncak götüren Noel Baba’dan başkası değildir. “Santa Claus” olarak da bilinen bu güzel insan, yoksul kızların çeyizini sağlaması ve çocukları sevmesiyle ünlenmiştir. Tüm dünyanın tanıdığı ve sevdiği en ünlü ihtiyar olan Noel Baba’nın Antalya’da yaşadığını söylerken, elbiselerinin Akdeniz ikliminde giyilecek türden olmadığının da altını çizmeliyiz. Bizim bildiğimiz Noel Baba, rengeyiklerinin çektiği kızağıyla kuzeyden gelen, üşümemek için kırmızı elbisesinin kol ağızlarına ve başlığının etrafına beyaz kürkler diken, ak sakallı bir dede değil midir? Akdeniz ikliminde, mevsim kış da olsa, böylesine kalın bir kıyafetle gezinmek olası değildir. Öyleyse, nedir bu işin sırrı?

İskandinav ülkelerinde, kutuplarda yaşayan, torbasında taşıdığı oyuncakları mutlu olsunlar diye çocukların evlerinin kapılarından içeri atan bir adamın öyküsü yıllardır anlatılır durur… Bu masal, göçmenler tarafından Amerika’ya taşınır. İskandinav ülkelerinde, Eskimolardaki gibi evlerin kapıları yukarıda olduğu için, öyküde çocuklara armağan dağıtmanın yolu Amerika’da bacaya dönüşür!

Kış, insnaların yüzlerinin asıldığı ve neredeyse gülmenin unutulduğu sert bir mevsimdir. Amerikalı İlahiyat Profesörü Clement Clarke Moore, kışın da neşeli bir yanının olabileceği düşüncesiyle Noel Baba’yı anlatan şu dizeleri kaleme alır:

 

Gözleri nasıl da parıldar

Gamzeleri ne kadar da şen

Yanakları güle benzer, burnu ise kiraza

Geniş yüzüyle kahkaha attığında

Hop hop oynar yuvarlacık göbeği

Tombul ve tıknazdır

Yaşlı, neşeli bir cin gibi

Ve ben onu gördüğümde gülmekten alamam kendimi

 

 

Hepimizin yakından tanıdığı, biblolarda, balonlarda, hediyelik eşyalarda, oyuncaklarda gördüğümüz Noel Baba, kışa bir gülümseme katmak amacıyla Clement Clarke Moore tarafından yazılan bir şiirden doğmuştur. Yanakları “güle”, burnuysa “kiraza” benzeyen Noel Baba ne Demre’ye, ne de Bari’y aittir. O, Şiir Cumhuriyeti’nin bir vatandaşıdır!.. Evet, çocukların sevgilisi olan bu sevimli karakter bir şiir kahramanıdır.

Noel Baba, rengeyiklerinin çektiği kızağını bir ressama borçludur: Amerikalı ressam Thomas Nast, Moore’un şiirinden etkilenerek Noel Baba’nın resmini yapar ve onu rengeyiklerinin çektiği bir kızağa oturtur. “Tombul ve tıknaz” olan Noel Baba, kahkaha attığında “hop hop” oynayan “yuvarlacık göbeği”yle tüm dünyada tanınmasına neden olan turuna 1930’larda çıkar. Kurumsal renkleri olan kırmızı ve beyazdan Noel Baba’ya bir elbise diken Coca Cola, “yaşlı, neşeli bir cin”e benzeyen ve Haddon Sundblom’un çizdiği bu sevimli ihtiyarı, düzenlediği reklam kampanyasının kahramanı olarak tüm dünyaya tanıtır.

Yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmez bir parçası olan çam ağacı süsleme geleneği de, Aziz Nicolaus gibi Anadolu kökenlidir!

Yazılı dinler öncesinde yeni yıl, doğanın yeniden doğuşu olarak kutlanırdı. Günlerin geceye göre daha aydınlık olması, havaların ısınması, toprağın canlanması ve ekin mevsiminin başlaması demekti. Hititler, bu dönemde kutsal saydıkları çam ağaçlarını , içleri yemişler ve tahıllarla dolu küçük torbacıklarla süslerlerdi!..

Anadolu halkının kahramanı Nasrettin Hoca ile Noel Baba arasında bir bağ kurabilir miyiz?..

Kurarız elbette!..

Çocuklar, pazara giden Nasrettin Hoca’dan düdük isterler. Hoca köye geri döndüğünde bir tek çocuğa düdük getirdiği anlaşılır.  Çocuklar hayal kırıklığı içinde, “Hani bizim düdüğümüz?” diye sorduklarında şu yanıtı alırlar: “Parayı veren düdüğü çalar…”

Noel Baba çocuklara ücretsiz oyuncak taşırken, bizim Nasrettin Hocamız para hesabı yapmaktadır!..

Vay be!

Yooo!.. Nasrettin Hoca’ya haksızlık yapmamalıyız; Noel Baba yılda bir kez oyuncak taşıyor çocuklara… Bizim Hoca ise haftada en az iki kez çarşıya gidiyordur.

Her seferinde, parasını almadığı oyuncaklarla köye dönmeyi, eşeğini satsa başaramaz!..

(TUNCAY TERZİHANESİ / SUNAY AKIN, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları,

Mart 2016, s.5-9)

***

Bir Şiir…

GİDERAYAK / NÂZIM HİKMET

Giderayak işlerim var bitirilecek

Giderayak

Kurtardım ceylanı avcının elinden,

Ama daha baygın yatar, ayılamadı

Kopardım portakalı dalından,

Ama kabuğu soyulamadı.

Oldum yıldızlarla haşır neşir,

Ama sayısı bir tamam sayılamadı.

Çektim kuyudan suyu

Ama bardaklara konulamadı.

Güller dizildi tepsiye

Ama taştan fincan oyulamadı

Sevdalara doyulamadı.

Giderayak işlerim var bitirilecek

Giderayak…

***

Bir Söz…

"Yalnızlarla dolu bir dünyada yaşıyoruz ve yalnızlar zehir dolu. ben yalnızlık duygusu nedir bilmem. bir odanın kapısını kapatıp yalnız kalmak hayatımın en güzel şeylerinden biri olmuştur."

Charles BUKOWSKI

***

Objektifimden…

Trodos’ta kar… (Şubat 2018)

***

Tarihten bir iz…

Sezai Sarıoğlu ve Can Yücel (90’lı yılların ortası


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek