KTV
  • 12 Eylül 2017, Salı 9:49
SerkanSOYALAN

Serkan SOYALAN

Sanatçıya verilen önem

Sanata ve sanatçıya verilen önem her daim tartışma konusudur ülkemizde. ,

Halkımız ne yazık ki, Türkiye’den gelen müzisyenlerin kapılarında kuyruk olurken, yerli müzisyenlerinin yüzüne bakmıyor.

Bu edebiyat alanında da böyle, tiyatroda da…

Şimdi vereceğim örnek Berlin’den. Berlin’in en işlek caddelerinden birinde yer alan

bir oteldeki bir odayı anlatmış, Kelebek’teki köşesinde Ömür Gedik. Okurken sanata ve sanatçıya verilen değeri bir kez daha kıskandım.

Köşe yazısına konu olan otel Titanic Gendarmenmarkt Otel…

Otelin sahiplerinden biri Sedef Aygün, otelinin yüzde 85 yabancı müşteriye hizmet verdiğini söylüyor.

Bahsedeceğim ve dikkat çeken nokta bu değil…

Aygün, Türkiye’nin dev sesi Sezen Aksu’nun Berlin konseri sırasında kaldığı suiti, onun eşyalarıyla süslemiş ve odaya onun adını vermiş.

Yani oda buram buram Sezen tütüyor… Sezen’in şiir kitapları, albümleri, fotoğraf albümleri var odanın içinde… Tabiri caizse mini bir Sezen Aksu müzesi gibi bu lüks suit.

Berlin’deki oteldeki suitte kalanlar Türk müziğinin önemli ismi Sezen Aksu’yu yaşıyorlar.

Daha çok yeni açılmasına rağmen şimdiden Jean Paul Gaultier, Mischa Barton ve Milla Jovovich gibi isimler kaldı bu suitte. Ayrıca suitte kalanlara birer de Minik Serçe albümü hediye ediliyor.

İşte sanata ve sanatçıya verilen önem…

(Aralık 2016)

***

Bir Söz…

“Çocuklarınızla zaman harcamak, onlar için para harcamaktan çok daha değerlidir.”

(Douglas WILLIAMS)

***

Okuduklarımdan…

“Kos adasında bir çınar ağacı var, iki bin beş yüz yıllık. Altında Hipokrat ders verirmiş. Paramparça olmasına, taşıyamadığı ağır dalları demir direklerle desteklenerek güç bela ayakta durmasına rağmen, bir türlü ölemiyor duygusu veren, romatizma ağrıları içinde bir ağaç. Üstelik onu tedavi edebilecek Hipokrat da binlerce yıl önce ölmüş. İnsan da acaba böyle mi oluyor?  Ağaçlar için ötenazi hakkı tanınamaz mı? Sanki birçok ülkede insan için böyle bir hak var da! Ne gereği var bunları düşünmenin? Ama insan düşünceleri, izlenimleri, çağrışımları denetleyemez ki! Aniden gelen saçma sapan ve önemsiz bir imgeyi bile engelleyemezsin. Zaten önemli mi, önemsiz mi olduğunu da bilemezsin. Çocukken yağmurlu bir havada, saçak diplerine sünerek yürüyen ıslak bir kedi görüntüsü gibi mesela veya çakıl taşları üstünde çıplak gövdesiyle yatan, boğulmuş bir adam. Nöronların akıl sır ermez işleri. Sinirlerden kaslara, kaslardan organlara uzanan sistemle kişinin bilinci nasıl bir etkileşim içinde acaba?

Zihin çağrışımlarla başka zamanlara ve yerlere yönelmişken, insanın sağ eli kendiliğinden yukarı kalkıp zile basabiliyor. Çünkü elin de belleği var ve o el daha önce burada olduğunu, yukarı doğru kalkarak zili çaldığını hatırlıyor. Bazen zihin susar el konuşur. Mesela sevişirken, mesela hapishanede parmaklıklara dokunurken, ekmeğin sıcaklığını emerken… Aradan kaç yıl geçerse geçsin, el; sevgilinin ipeksi boynunda gezindiğini, soğuk hapishane demirlerine buz / ateş karışımı bir hisle dokunduğunu, çocukken fırından eve getirdiği ekmeğin içe işleyen sıcaklığını, bir Ankara kedisinin yumuşacık, ipeksi tüyleri altında kıpırdayan esken kaslarını, bir dostun güven veren el sıkışını, ölü bir annenin alnına son veda dokunuşundaki şaşırtıcı soğukluğu, onun morgda yatan cesedinin sararmış ayağındaki başparmağa takılan zalim etiketin metal sertliğini ve daha böyle neleri, neleri, ne anıları, ne okşamaları, ne dokunuşları hatırlar. Bu özelliğinden dolayı değil midir, evden çıkarken de elin, bazen senden habersiz kapıyı kilitler. Zihninle sonradan düşünür ama çıkaramazsın; “Kapıyı kilitledim mi?” Aynı şekilde, telefon numaralarının böyle aletlerin hafızasına kaydedilmediği dönemlerde, bazı kişilerin numarasını elin kendiliğinden çevirmez miydi?”

(ELİA İLE YOLCULUK / ZÜLFÜ LİVANELİ, Karakarga Yayınları, Temmuz 2017, s.16-17)

***

Objektifimden…

Umut… (Ağustos 2017, Lefkoşa)

***

Bir Şiir…

BİÇARE

İki damla gözyaşı,

alır ömrü götürür.

Biçare kendince bekler durur.

Elbet gelecektir beklenen gün diye,

şiirlerle, şarkılarla avunur.

(Gönyeli)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup