KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Sevilay SADIKOĞLU

Sevilay SADIKOĞLU

12.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kadın olmak…

Bir toplulukta, bir sohbet esnasında ansızın bir sessizlik oldu mu, eski bir deyim vardı hemen söylenen: “kız doğdu” denirdi.

Şimdilerde de söylenir mi bilmiyorum.

Oysa kız çocuk sahibi olmak, kadın olmak bir ayrıcalıktır bana göre.

Kadın bir aile için önce güvenilebilecek bir can, sonra vefalı bir eş ve fedakâr bir annedir.

Toplumumuzda da bu böyle geldi, böyle de gitmektedir.

Öyle çok görevler yüklenmiş ki kadınlar, öyle çok yeteneğe sahiptirler ki, bu Allah’ın kadınlara bahşettiği bir lütuftur.

Ailesi ile ilgilenen, evini çekip çeviren, eşini görünmez bir güç misali yöneten ve çocuklarına örnek olan candır kadın ve eskiden olduğu gibi şimdilerde de aile bütçesine katkı koyandır…

Zordur kadın olmak. Sorumlulukları ağırdır. Ama o her şeye rağmen kendisine biçilen-biçilmeyen tüm rolleri sevgi ile yerine getirir.

 

Çocukluğunuzu, annenizi düşünün… Eski günlerde kadının daha çok ev işleri ile meşgul olduğu o günleri, bizim nesil mutlaka yaşamışızdır.

Bu gün onları özlemle, saygıyla anıyoruz.

O fedâkar anneanne, babaanne ve annelerin yaz akşamları bahçeden topladıkları mis kokulu yaseminleri yataklarımızdaki beyaz dantel kenarlı yastıklarımıza öyle bir serpiştirişleri vardı ki sevgiyle…

Tüm evler çiçek kokardı, sevgi kokardı, anne kokardı…

Hangimiz o günleri hatırlamayız ki?

Nasıl da okşardı ruhlarımızı o yorgun bakışlı kadınlar…

 

Annelik kutsaldır ve annelerin değeri biz kadınlar için anne olduktan sonra daha bir artmaktadır.

Ancak kadınların fedakârlıkları bazen hayal kırıklıkları da yaşatmakta çoğu kadına…

“saçını süpürge etmek” diye bir deyim var hepimiz biliriz.

Bence bir kadın çoluk çocuğu, eşi ve ailesi hatta arkadaşları için özveri ile hareket ederken, önce kendini sevmeli, kendine saygı duymalıdır.

Zaten kendini sevmeyen, kendine saygısı olmayan bir kadın, etrafındaki insanlara nasıl mutluluk, güven ve huzur verebilir ki?..

 

Gerçekten zordur kadın olmak.

Özellikle bizim toplumumuzda…

Sevgili dostum Emel Saylam da bu konuda şöyle der: “zordur kendi ben’ine kement atmadan, ama toplumu da karşına almadan yaşamak…”

Bir kadın kimseye maddi-manevi borçlu olmadan, kendi ayakları üzerinde durabilmelidir.

Her şeyden önce güçlü olmalıdır kadın.

Güçlü olmak, dünyanın bizi bekleyen çeşitli hallerine göğüs germek ve kendine saygı duymakla başlar…

 

Şartlar ne olursa olsun, bir kadın mutlu görünmek zorundadır.

Önce kendi, sonra çocukları, ailesi ve onu sevenler için…

Kadın zarafet örneğidir.

Kırılgandır, duygusaldır, yardımseverdir…

Önce ruhunuzu doyurun.

Midenizi doyurmak çok daha kolay olacaktır.

 

Ve son olarak kendi özelimden bir şey paylaşmak istiyorum sizlerle…

Yirmi yıldır yalnız yaşıyorum; ama

Evim hiçbir gün çiçeksiz,

Masam hiçbir zaman örtüsüz ve

Hiçbir akşamım mumsuz olmamıştır.

Tüm bunları sadece kendime saygımdan dolayı yapıyorum.

Ve her şeye rağmen hayatın dolu dolu yaşamaya değer olduğuna inanıyorum.

3 Mayıs, 2017.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.