Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Türem Delikurt  TUNÇALP

Türem Delikurt TUNÇALP

11.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Farklı bakış açıları

Sevgili okurlar, daha önceki köşelerimizde, birçok kez genetik test sonuçlarının çoğu zaman sadece testi yaptıran kişi için değil, bu kişinin tüm ailesi için de önemli bilgiler sunabileceğinden bahsetmiştik.

Bunun yanı sıra, genetik testler yapılmadan önce kişilerin veya ailelerin, genetik danışmanlık aracılığıyla teknik konularda bilgilendirilmelerine ek olarak, test sonuçlarından dolayı ortaya çıkabilecek her olasılığı gözden geçirmelerine de yardımcı olunmalı ve genetik bir testi bilinçli şekilde yaptırmaları sağlanmalıdır.

Sizin de hatırlayacağınız gibi genler hayatımızın yapı taşlarıdırlar ve vücudumuzun gelişimi ve işlevi için gerekli olan bütün talimatları taşırlar. Genetik testler, çeşitli nedenler için talimatlarda meydana gelebilecek ve bir genetik hastalığa ya da genetik yatkınlığa neden olabilecek ‘imla hatalarını’ genlerin taşıdığı bu talimatlarda araştırır. Genetik testlerin sonuçları, kişilerin ve ailelerinin hayatında çeşitli önemli unsurları etkileyebilir.

Örneğin; bir genetik test hastanın klinik teşhisini doğrulayabilir ve hastalığın tedavisini de belirleyebilir. Bunun yanı sıra yapılan genetik bir testin sonuçları, testi yaptıran kişiden başka, gelecek nesiller için de bir risk unsuru yaratabilir. Dolayısıyla, ailede kalıtsal bir hastalığa yakalanma riskini yükselten bir genetik hatanın kişide test sonucu doğrulanması, bu kişinin çocuklarını da risk altına alır. Bu bilgi, hamilelik öncesi veya hamilelik sırasında genetik tarama testlerinin yapılması seçeneklerini doğurabilir.

Yapılan genetik test ve onun sonucu doğrultusunda, ailenin tümü açısından etik ve önemli konular ortaya çıkabilir. Öncelikle, genetik testin sonucunda, ailede başka fertlerin de riskte olduğu ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda, testi yaptırmış kişiye, aileye bu bilginin ‘habercisi’ olma görevi de düşer. Aile içi iletişim ve ilişkinin derecesine göre ‘haberci olma’ görevini kabullenme ve onun getirdiği sorumluluklar kişiden kişiye değişebilir.  Kimisi bu görevi kendisi üstlenirken, kimisi de bu görevi genetik danışmanı veya doktorunun yardımıyla yapmayı tercih edebilir.

Aile fertleri arasında bu bilginin kabullenme şekli de farklı olabilir. Kimisi bu bilgiyi değerlendirip, gerekirse genetik danışmanlık aracılığıyla, genetik testi kendisi de yaptırırken, kimisi de hiçbir şekilde bu bilgiyi kabullenmek istemez.

Aslında düşündüğümüz zaman, bırakın genetik testlerle ilgili kararları, bir ailede hayat tarzı olsun, düşünceler ve görüşler olsun birçok ortak nokta olduğu kadar farklılıklar da mevcuttur. Ve bu benzerlikler ve farklılıklar, her ailede mevcut olan doğal unsurlardır. Bir ailenin yakınlık derecesine ve fonksiyonel yapısına göre, genetik testiyle ilgili kararlardaki farklılık ilişkileri etkileyebilir.

Bir örnek

Dilerseniz bir örnek verelim. Annesi ve kendisi meme kanserinden etkilenen bir bayan, genetik danışmanlık aracılığıyla ailedeki meme kanseri vakalarının ortaya çıkışında kalıtsal faktörlerin rol oynayıp oynamadığını sorgular. Danışmanlıkta, meme kanserine kalıtsal yatkınlık olma ihtimali olduğunu ve genetik test yaptırabileceklerini öğrenir.

Genetik testin sonucunda, taşıdığı takdirde, kişinin meme ve yumurtalık kanserinden etkilenme riskini yükselten genetik hata tespit edilir. Bu sonucun doğrultusunda aynı hatanın kanserden etkilenmemiş olan kız kardeşte olma ihtimali % 50’dir. Bu kardeş, genetik danışmanlık alarak, riskini ve testi yaptırmanın avantaj ve dezavantajlarını öğrenir ancak testi yaptırmamaya karar verir. Bu bayan, kansere genetik yatkınlığı olduğunu bilmenin onun psikolojisini kötü yönde etkileyeceğinden bu kararı vermiştir. Kanserden etkilenen anne ve diğer kız kardeş ise, bu karar karşısında huzursuz olmuştur ve bayanın muhakkak testi yaptırması gerektiği düşüncesinde olduklarından, her defasında bunu vurgulamış ve bir yerde (sevgilerinden dolayı) baskı uygulamıştırlar. Bu yaklaşım sonucunda, annesi ve kız kardeşinden uzaklaşmış belki de zaman içerisinde destek alarak testi yaptırmaya karar verecek olan bayan, testten tamamıyla vazgeçmiştir.

Bu örnekle vurgulamaya çalıştığımız, kanserden etkilenen anne ve kız kardeş, bu bayanı sevdikleri ve korumak istedikleri için üstüne gitmişse de, bu davranış ilişkilerini uzun vadede negatif bir şekilde etkilemiştir. Özellikle toplumumuzda, koruma içgüdüsüne ve aile yapımıza dayanarak, aile bireylerimiz adına karar vermek isteği veya onlar için doğru / yararlı olduğunu düşündüğümüz şeyleri onlara ‘yaptırma sorumluluğu’ kültürümüzün bir parçasıdır. Ancak bu örnekte olduğu gibi, karşımızdaki kişi bizden farklı bir karar vermişse, belki de ilk önce ona ‘bunu yapmalısın mutlaka’ demektense, ‘neden böyle karar verdin? Nedenlerin nedir?’ diye sormalı ve dinlemeliyiz. Ancak bu soruyu sorarken de gerçekten o kişinin konuşmasına izin vermeli ve yargılamamalıyız.

Herkes kendi kararlarından sorumludur, önemli olan bu kararları olayın artısını, eksisini ve detayını bilerek vermektir. Sevdiğimiz bir insan farklı karar verdiği takdirde, çoğu zaman bu kararın sorumlusunun kendimiz olduğunu bile düşünebilir hatta bu kararın bir şekilde bizim ‘başarısızlığımız’ olduğu kanaatine varabiliriz.

Konu her ne olursa olsun, sevdiğiniz insanlarla görüş ayrılıklarından dolayı ilişkinizin zedelenmemesi için onlardan fiziksel olarak uzak durmanız gerekmiyor. İyi günde ve kötü günde, onların yanında olarak, tüm görüş ayrılıklarına rağmen ilişkinizi güçlendirmek için danışmanlık alabilirsiniz. Bir psikolog veya aile danışmanıyla bu konuda konuşabilir ve fikir alabilirsiniz. Hatta bu danışmanlığa sevdiğiniz birey veya aile ferdinizle de katılabilirsiniz. Ancak böyle bir seçeneği seçerken hedefiniz karşınızdaki kişinin fikrini değiştirmek değil, onun kararını ve nedenlerini yani kısacası onu daha iyi anlamak, onun ise sizin endişelerinizi daha iyi anlaması olmalıdır.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.