• 04 Eylül 2016, Pazar 10:21
Türem Delikurt TUNÇALP

Türem Delikurt TUNÇALP

Her şey hayal ederek başlar…

Şüphesiz ki hamilelik, tabi doğru zamanda olduğu ve istendiği takdirde, bir çift için inanılmaz bir heyecan ve mutluluk getiren bir haber. Hele de ilk hamilelikse, onlar için gerçekten bir dönüm noktası. Kendi canlarından bir parçayı bu dünyaya getirecek olduklarını bilmek muhteşem bir duygu olsa gerek...

Birçok insan, kadın veya erkek, eğer ileride çocuk sahibi olmak istiyorlarsa, muhakkak belli düşüncelere ve hayallere sahiptir. Nasıl bir anne veya nasıl baba olmak istediklerini, çocuklarına ne isim koymak istediklerini veya onları belki de nasıl yetiştirmek istediklerini çok önceden, şuur altında bile olsa, düşünmeye başlıyorlardır. Bir yerde belki de hepimizin en büyük isteği, çocuklarımıza daha güzel daha farklı bir dünyanın içinde bizim sahip olamadığımız olanakları sunabilmektir. Bizlerde bütün bu istekleri ve arzuları, annelerimizde ve babalarımızda da hissetmedik mi?

Her şey hayal ederek başlar derler ya, bu dünyaya bir canlı getirmek için de geçerli. Eminim ki daha doğmadan, sadece hayal ettiğinizde bile iç güdüsel olarak, çocuklarınızı koruma duygularını bile hissedebiliyorsunuzdur! Bu nasıl bir şey artık bilemiyorum. Buna bir sıfat bulmak mümkün değil her halde. Bu hisse sadece ‘genetik olarak programlandı’ demek de haksızlık olur bence...

Kısacası, istenilen ve dört gözle beklenilen bir hamilelikte, daha önceden düşündüğünüz veya hayal ettiğiniz bazı şeylerin artık gerçek olabileceği potansiyeli bambaşka bir mutluluk olsa gerek

Bazen ne yazık ki hamilelikler tüm bu heyecan ve isteğe karşın, bizim kontrolümüzün dışında gerçekleşen nedenlerden dolayı düşükle sonlanabiliyorlar. Düşük, çoğunlukla bir hamileliğin, herhangi bir nedenden dolayı 20’inci haftaya ulaşmadan önce sonlanmasıdır.

Hamilelikte düşükle gelen kayıp hissi, bazı çiftler için yaşayan bir sevenini kaybetmek kadar ağır ve üzücü olabiliyor. Bebekleri için hayal ve ümit edilen geleceğe bir adım yakınken bir adım geri gitmek her çifti çok farklı etkileyebiliyor. Bu hassas dönemde, çiftlerin uzman kişiler tarafından destek alması ve doğru bilgilendirilmesi de çok önemlidir. Kimisi için bu üzücü dönem daha kolay geçerken kimisi için de daha uzun olabiliyor. Dolayısıyla, psikolojik destek almak da bu çiftler için bir seçenek olmalıdır. Önemli olan, çiftlerin kendilerine bu dönemi atlatmak için gerekli olan süreyi tanımaları ve destek almaktan çekinmemeleridir. Bazen çiftlerin kendi arasında da bu olayın etkisi farklı olabiliyor. Bunun farkında olmak, anlayış göstermek ve birbirlerine o desteği vermek de çok önemlidir.

Tüm bu duyguların arasında ‘neden’ ve ‘yine olacak mı?’ gibi sorular da çiftler için sıkıntı yaratabilir. Düşüğün hamileliğin hangi döneminde gerçekleştiğine bağlı olaraktan kadın hastalıkları ve doğum uzmanınız sizi bu konuda bilgilendirecektir ve gerektiği takdirde diğer uzmanlara da yönlendirecektir.

Bir hamileliğin düşükle sonlanmasında birçok faktör rol oynayabilmektedir. Örneğin bir bayanın yaşı önemli bir faktördür. Bir bayanın yaşı arttık sonra, düşüğe neden olabilecek ve yumurta ile bağlantılı olabilen genetik hataların da ortaya çıkma ihtimali artıyor. Özellikle 35 yaş üzerinde bayanlarda düşük olasılığı artıyor.

Çoğu zaman, erken dönemlerde meydana gelen düşüklerin nedeni bebeğin kendi genetik yapısı ile alakalı olmaktadır. Söz konusu genetik hatalar kromozomlarla ilgilidir. Hatırlayacağınız gibi, vücudumuzun gelişimi ve işlevi için gerekli tüm talimatları, hücrede genler muhafaza eder. Ve genler de hücrede kromozom denen yapılar üzerinde bulunur.  Kromozomlarla alakalı bu problemler sonucunda bebeğin gelişimi etkilenir ve hamilelik düşükle sonuçlanabilir.

Düşüğe neden olabilecek diğer nedenler arasında bir bayanın rahim yapısında olabilecek olan bozukluklar da olabilir (Örneğin miyom, polip veya doğuştan gelen bozukluklar gibi). Bunun yanı sıra, düşüklerde, annenin genel sağlığı (örneğin guatır gibi) veya bağışıklık sistemi (örneğin lupus hastalığı gibi) ile alakalı problemler de rol oynayabilir. Anne adayı bir bayanın maruz kaldığı çevresel faktörler de düşük nedeninin araştırılması sırasında sorgulanabilir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, düşük nedenlerini araştırırken tüm bu faktörleri gerektiği şekilde göz önünden geçirir ve çifti bilgilendirir.

‘Tekrar olacak mı ?’

‘Tekrar olacak mı ?’ sorusunun altında yatan kuşku, düşüğün kalıtsal nedenlerle alakalı olup olmadığı konusundadır. Hamileliğin ilk aylarında düşüğe neden olan ve bebeğin kendi genetik yapısı ile alakalı olan hatalar, çoğu zaman şans eseri ortaya çıkar ve kalıtsal değildir. Yani ayni hatanın kalıtsal nedenlere dayalı olarak bir sonraki hamilelikte de ortaya çıkma şansı çok düşüktür.

Bazen hamilelikler ardı ardına düşükle sonuçlanabilir. Arka arkaya 3 yada daha fazla hamileliğin düşükle sonuçlanmasına ‘tekrarlayan düşük’ denir. Böyle bir durumda, çift için, bir sonraki hamilelikte düşük riski artmıştır. Çifti takip eden uzman doktor bu ihtimali ve düşüklerin nedenini araştırmak için ek araştırmalar da yapabilir. Örneğin uzman doktor, tekrarlayan düşük yaşayan çiftleri, diğer araştırmaların (hormonal, anatomik gibi) yanı sıra, düşüklerde kalıtsal olabilecek genetik faktörlerin de rol oynayıp oynamadığını öğrenmek için genetik danışmanlığa yönlendirebilir.

Genetik danışmanlık, kalıtsal/genetik bir hastalıktan etkilenen veya etkilenme riskinde olan bireylere ve ailelerine genetik bilgiyi basit bir dilde anlatan ve bunun yanı sıra psikososyal destek veren bir sağlık hizmetidir.

Düşüğe neden olabilecek genetik faktörlerin araştırılması, anne ve baba adaylarının tıbbi hikayesinin yanı sıra ailevi hikayelerini de göz önünde tutarak planlanır. Gerekli görüldüğü takdirde çiftten kan örnekleri alınarak bazı genetik/kromozomal testler yapılabilir. Bunun yanı sıra düşükle sonlanan hamileliklerde, eğer mümkün ise, fetüs/embryoya ait materyaller üzerinde genetik araştırılma yapılması da yararlı olabilir.

Genetik araştırmanın amacı, herhangi bir kalıtsal faktörün teşhisi doğrultusunda bir sonraki hamilelikte çift için uygun seçeneklerin sağlanmasıdır. Örneğin anne veya baba adayının kendilerini etkilemeyen ancak bir sonraki nesle aktarılırken bebeğin gelişimini riske atabilecek bir kromozomal hataya taşıyıcı oldukları keşfedilirse, öncelikle bir sonraki hamilelikte ortaya çıkabilecek düşük veya problem riski daha belirgin hesaplanır. Bunun yanı sıra, bebeği riske atacak bu kromozomal hataların taranması için, gerek hamilelik öncesi gerekse hamilelik sırasında genetik test yaptırmak için fırsat doğar. Hamilelik sırasında yapılan tarama testlerinde çiftler zor kararlarla yüzleşmek zorunda kalabilir. Çiftler, hamilelik sırasında bebeğin gelişimini veya doğduğu takdirde, sağlığını ciddi derecede etkileyebileceği bilinen genetik/kromozomal hataların teşhisi sonucunda, hamileliği sonlandırma veya devam ettirme kararıyla yüzleşir. Hamilelik öncesi genetik tarama ya da diğer adı ile preimplantasyon, genetik tanı (PGD) sayesinde, tüp bebek yöntemi ile elde edilen embryolarda anne rahmine yerleştirmeden genetik tarama yapılmasını içerir. Bu sayede hamileliğe başlamadan kalıtsal olduğu bilinen genetik/kromozomal hataların bebeğe yani bir sonraki nesle aktarılması engellenir.

Vurgulanması önemli bir nokta, gerek genetik gerekse diğer araştırmalar yapıldığı sırada, çiftlerin doğru bilgilendirilmesi ve destek almasıdır. Sevgili okurlar, bir sonraki köşemizde buluşmak dileği ile sağlık huzur ve sevgi dolu günler sizlerin olsun.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
3 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
4 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 16.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup