Akacan Holding
Uzm. Mine  ÇAĞLAR

Uzm. Mine ÇAĞLAR

02.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“1-7 Nisan Kanser Haftası” ve “Kanser Mücadelesi”...

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz için de önemli bir halk sağlığı sorunu olan, her ülkede, her yaş ve cinsiyette görülebilen, coğrafi sınır tanımayan, sosyal statü ve gelir durumu ayrımı yapmayan ve zamanla yarışan bir hastalık olarak tanımlanan “Kanser Hastalığı” konusunda halkın bilinçlendirilmesi amacıyla, her yıl “1-7 Nisan Haftası” “Kanser Haftası” olarak belirlenmiştir.
Her hastalıkta olduğu gibi sağlığımızı bozan her durum yaşam kalitemizi de bozmaktadır. Fakat hayatı tehdit eden hastalıklar kişilerin yaşama haklarını ellerinden alabilmektedirler. Hızlı ve sinsi ilerleyen kanser hastalığı da bu gruptaki önemli bir hastalıktır. Tedavi şansı ancak hastalık erken tanındığı zaman mümkün olan kanser hastalığında kişilerin bilgili olması gerekmektedir!...
Kanser hastalığının oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır. Bu nedenden dolayı, kanser hastalığı ile olan mücadelede başarılı olabilmek için sistematik bir yol izlenmesi gerekmektedir. Çağdaş ve sistematik olamayan tercihler hastanın yaşam sansını azaltmaktadır. Başarı oranını iyi yönde etkileyen bu mücadelenin çağdaş, sistematik ve kaliteli olmasıdır. Kanser hastalığını da diğer hastalıklardan ayıran yönü budur.
Kanser hastalığı tek hücre hastalığıdır. İnsan organizmasındaki herhangi bir organ veya dokudan köken alabilir. Hastalığı oluşturan hücreler temelde vücut hücreleri olmakla birlikte bu hücreleri etkileyen çeşitli etkenler sonucunda hücrelerin ölümsüzleşip (immortal) aşırı üreyerek diğer organ ve dokuları iş göremez hale getirmeleri ile sonuçlanan, kendi vücudumuzun bir anlamda saatli bombası olarak nitelendirilebilecek bir hastalıktır; kanser. Kanser hastalığı en basit tanımıyla, tek bir hücrenin kontrolsüz ve aşırı üreyerek kendine benzer hücrelerden bir ordu yapması ve tüm vücuda yayılabilmesidir
Kanser hastalığının görülme sıklığı yaşa, cinsiyete, köken aldığı organa, genetik faktörlere, çevre faktörlerine, beslenme alışkanlıklarına göre farklılıklar göstermektedir. Çocukluk çağının özel tümörleri dışında, kanser hastalığı yaşla birlikte görülme sıklığı artış gösteren bir hastalıktır.
Kanser hastalığının temelinde bozulmuş çoğalma kapasitesi yatmaktadır. Genetik ve çevresel faktörler gibi iki ana grupta toplanan faktörlerin etkileri ile iki basamakta ayrı ayrı ortaya çıkan bozulmalar ile kanser hastalığı meydana gelmektedir. Çok bilinen ismi ile iki vuru teorisi…Önce genetik bir yatkınlık ile dünyaya gelen bireyin kanserojen maddeleri ile karşılaşması neticesinde ikincil vuru oluşmakta ve kanser hastalığı gelişmektedir.
Kanser hastalığı, tüm dünyada giderek artış gösteren önemli bir sağlık problemidir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Kanser Araştırmaları Ajansı Birimi GLOBOCAN 2012 verilerine göre dünyada 14.1 milyon yeni kanser vakası ve 8.2 milyon kişinin de kanser nedeniyle gerçekleşen hastalıktan ölümler olarak bildirilmiştir. Ayrıca 32.5 milyon kişi de hastalıkla mücadeleyi başarıyla tamamlamış olup, sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdüren kişilerden oluştuğu bildirilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) son verilerinden yola çıkılacak olursa 2011 yılından itibaren dünyada toplumlarda ölüme sebebiyet veren hastalıklarda birinci sırada kanser hastalığı ikinci sırada ise kalp ve damar hastalıkları gelmektedir. Kanser hastalığının kalp ve damar hastalıklarından önemli bir farkı oldukça uzun tedavi sürecinin varlığı ve geçirilen sürecin çok zahmetli olabilmesidir. Tüm ailenin hasta ile birlikte bu mücadeleye girdiğini dikkate alarak toplumlara ve kişilere olan maddi manevi yükünün büyüklüğünün altını bir kez daha çizmek isterim.
Kişilere olan yükü gibi tüm topluma da bir yük getirmektedir kanser hastalığı ile mücadele… Hayat kayıplarının önlenememesi manevi yanın derinliği toplumlarda onarılması güç yaralar açabilmektedir. Temelde kanser hastalığı kişinin hastalığı olmanın yanında toplumların önemli bir sorunudur. Bu sebeple sivil toplum örgütleri vücut bulmaktadır. Dayanışma yolları aranmaktadır. Birliktelik yaratılmaktadır.
Devletlere ise daha farklı yönlerden yük getirmektedir kanser hastalığı… Sağlık sistemlerinin kalitesini gösteren kanserden olan ölüm oranlarının azaltılması, kanser ile mücadelenin çağdaş durumlarda uygulanmasının sağlanması devletlere düşen görevlerdir. Fakat ciddi boyutta zor ve organizasyon isteyen konulardır.
Günümüz kanser verilerine baktığımız zaman, kanser hastalığına karşı artık evrensel ve bilimsel doğrular ışığında daha sistemli ve daha organize bir mücadeleye ihtiyaç duyulduğu muhakkaktır. Bu önemli mücadele konusunda, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önerileri doğrultusunda kanser hastalığı ile başarılı bir mücadelede bütün olarak uygulanması gereken basamaklar değişmeyen sistemde Devlet Politikası olarak, “ULUSAL KANSER KONTROL PROGRAMI” kapsamında, dört (4) ana temelde şekillenmektedir. Bu basamaklar sırasıyla,
1. Kanser Kayıt Sistemi: Tüm sağlık sektörünün kalitesi için vazgeçilmez olan kayıt sitemi ile elde edilen istatistikî verilerin hassas, güvenilir ve işlenebilir düzeyde olmasıdır. Toplumların sağlık düzeyini gösteren, sağlık sektörünün kalitesini belirleyen, kayıt birimlerinin gücü olduğu tartışmasızdır. Kanser hastalığı ile mücadelede kayıtçılığın önemini ve vazgeçilmezliğini vurgulamak isterim. Ülkelerin kanser hastalığı ile mücadelede bir yol haritası, geceyi aydınlatan far ışığıdır kanser kayıt sistemi… Bir anlamda karne. Kaliteli sağlık yönetimi ancak iyi bir kayıt sistemi ile mümkündür. Kanser hastalığı ile mücadelede kanser kayıtçılığı en büyük temeldir. Çünkü kanser hastalığının görülüş sıklığı ve yoğunluğunu bilimsel olarak kayıt altına alır. Ölüm oranları ile sistemin başarısını test eder. Sistemin aynası, başarının ölçütüdür.
2. Farkındalık Eğitimleri: Hastalıktan korunmak ve hastalık konusunda erken tanı bilincinin kazandırılması ve hastalığın tanınmasına yönelik eğitim çalışmalarıdır.
Her konuda olduğu gibi kanser hastalığının da bireyler tarafından tanınıyor olması ile hastalıkla mücadelede başarıya ulaşılabilmesi arasında direkt ilişki vardır. Düşmanımızı tanımak, onunla doğru mücadele etmek anlamındadır
Kanser hastalığında eğitimin amacı, hastalığın belirti ve bulgularını öğretmenin yanı sıra hastalıktan kişilerin korunabilmesi için gerekli bilgileri sağlamaktır. Bu iki hedefli bir süreçtir. Kişilere sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazandırarak kanser hastalığının oluşum riskini azaltmak ve kanser hastalıklarına karşı daha bilgili olabilmek için en sık görülen hastalık türlerinin ilk bulgularını veya diğer anlamı ile belirtilerini kişilere tanımlayarak bilinçlendirmektir.
3. Erken Tanı ve Tarama Hizmetleri: Hastalığın erken tanınmasını sağlamak ve tedavi edilebilirlik şansını artırmak için yapılan işlemlerdir. Olgulara daha erken evrede tanı konulmasının sağlanması ve toplumun, sağlık personelinin farkındalığının artırılması amacı ile yapılan erken tanı ve tarama hizmetleri hastalığın tedavi edilebilirlilik oranını artırmakta, erken tanı ile hayat kayıpları ve sağlık sektörünün büyük bir yükü olan kanser tedavi harcamaları ciddi bir oranda azaltılabilmektedir. Başarıdaki temel unsur bilimsel, çağdaş ve kesintisiz erken tanı ve tarama hizmetlerinin sunulmasıdır.
4. Mültidisipliner Tedavi Hizmetleri ve Palyatif Bakım Hizmetleri: Çok yönlü ve çağa uygun tedavi hizmetlerinin uygulanmasında farklı uzmanlık alanlarının bir ekip ruhuyla çalışılarak sunulmasıdır. Kanser tedavisi konusunda çağdaş, kaliteli ve bilimsel bir tedavi olanağının sunulabilmesi için kurumsal yapı altında çalışılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kanser hastaneleri veya daha ileri nokta olan kanser enstitüleri gibi…
Değerli okurlarım, bugünkü konumuza son vermeden önce bir kez daha vurgulamak istiyorum ki, kanser hastalığı ile mücadelede dört temel basamağı içeren tüm unsurların bir bütün olarak eksiksiz çalışması ile başarılı mücadele yapılandırılmış olacaktır. Bu yapılanmanın başarısı kanser hastalığından kurtulma oranlarının artışı ve çağdaş düzeyi yakalaması ile hissedilir. Bu bir hayat kazanmadır… Başarılı mücadelede, çağa uygun tedavi şekilleri ve birden fazla disiplinin tedavi süresince eksiksizce bir takım oyunu sergilemeleri ile ülkelerdeki sağlık sektörünü başarıya götürecektir. 
Değerli okurlarım, özellikle içinde bulunduğumuz haftanın “1-7 Nisan, Kanser Haftası” olması nedeniyle, bugünkü konu kapsamında bu önemli konuyu bir kez daha mücadele boyutu ile irdelemeye çalıştım. Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.