• 11 Haziran 2017, Pazar 16:52
Uzm. Mine ÇAĞLAR

Uzm. Mine ÇAĞLAR

Cilt Kanseri

(geçtiğimiz haftadan devam)

Değerli okurlarım, sıcakları daha yoğun olarak yaşamaya başladığımız ve güneş ışınlarının her türlü etkisinden daha fazla etkilendiğimiz bu günlerde, hepimizi yakından ilgilendirecek önemli bir konu olan “Cilt kanseri” konusuna kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Cilt kanserinin köken aldığı cilt yapısı, insan yapısının canlılığını korumadaki en önemli ve büyük organı olup, genel olarak vücut ağırlığının 'sını oluşturmaktadır. Cilt yapısı, epidermis (üst deri tabakası), dermis (deri tabakası) ve alt deri tabakası (derialtı dokusu) olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
   Vücudumuzu oluşturan diğer organlar gibi cilt yapısının da üstlendiği çok önemli görevleri bulunmaktadır. Vücudumuzu dış etkenlere karşı koruyan ve bir kalkan gibi görev gören cilt yapısının en önemli görevleri arasında; destek görevi (cilt altındaki dokuların örtülmesi ve destek sağlanması), vücut ısısının korunması (yapısında sahip olduğu damar yapısı ve ter bezleri ile vücut ısısının sabit tutulması), vücut için gerekli D vitamininin yapılması, salgılama işlevi (ter gibi salgılarla vücutta bazı artık maddelerin birikmeden dışarı atılmasının sağlanması), duyu fonksiyonları (basınç, ısı, ağrı gibi duyumların algılanması), pigmentasyon (cildin oluşturduğu pigmentler ile UV ışınlarının olumsuz etkilerine karşı koruması), zararlı maddelerin vücuda girişinin engellenmesi ve bağışıklık sisteminin desteklenmesi (özellikle yabancı mikroorganizmaların vücuda girişinin engellenmesi) gibi önemli görevler yer almaktadır.
Cilt kanseri, genellikle vücudun güneşe yoğun olarak maruz kaldığı ve gözle görülür bölgelerinde oluştuğu için erken tanısı mümkün olabilen ve tedavi edildiği takdirde hayat kaybı riski düşük olan bir kanser türüdür.
Cilt kanserine yol açan risk faktörleri içerisinde “güneş ışınları” ve “güneş ışınlarına uzun süreli maruz kalma” en önemli grubu oluşturmaktadır. Cilt kanseri ile yaşam boyu güneşe maruz kalma süresi arasındaki ilişki anlamlı olup, güneş ışınlarından korunmanın ancak çok küçük yaşlarda başlaması halinde hastalıktan tam anlamı ile korunmak mümkün olabilmektedir.
Cilt kanserinin oluşumuna sebebiyet veren diğer risk faktörleri içerisinde; kişinin kalıtsal özellikleri yani genetik yapısı önemli bir yer tutmaktadır. Hastalığın oluşumunu etkileyebilecek bazı önemli kişisel risk faktörleri içerisinde açık tenli olmak, mavi-yeşil göz rengine sahip olmak, açık ve kızıl tondaki saç rengine sahip olmak, kişinin birden fazla güneş yanığı hikayesi olması, birçok ben yapısı ve çilli bir cilt yapısına sahip olmak ve ailede cilt kanseri hikayesi olması yer almaktadır.

Güneş ışınları ve kişisel risk faktörleri dışında cilt kanserine neden teşkil edebilecek diğer risk faktörleri içerisinde iyonize radyasyona maruz kalma, kimyasal maddelerle uzun süreli temas, virusler, kronik irritasyon ve enflamasyon gibi faktörler de yer almaktadır.   Yapılan çalışmalarda cildin, x ışınlarına uzun süreli ve düşük dozlarda maruz kalınmasının cilt kanserine yol açabileceği gösterilmiştir. Ayrıca, arsenik, katran, zift gibi kimyasal maddelerle uzun süreli temasın sonucunda da cilt kanserinin görülebileceği bilinmektedir. 
HPV (Human Papilloma Virus) gibi virüslerin de cilt kanseri oluşumunda rolleri olabileceği üzerinde durulmaktadır. Uzun süreli tahrişin özellikle yanık ve eski kırık nedbeleri üzerinden cilt kanseri gelişmesine sebep olabileceği üzerinde durulmaktadır. Derin yanıkların çoğu kez usulüne uygun tedavi edilmediği takdirde yaranın kendi kendine kapanması halinde kolayca kanayan, tekrar yara açılabilen bir alan oluşturabileceği ve bu zeminin de cilt kanseri gelişmesi için son derece uygun olabileceği belirtilmektedir.
Bir kez daha vurgulamakta yarar vardır ki, cilt kanseri erken tanı ve erken tanındığı takdirde uygun tedavi ile tedavi edilebilirlik ve yaşam şansı yüksek olan ve korunulabilir bir kanser türüdür.
Değerli okurlarım, gelecek hafta, cilt kanseri oluşumunda en önemli risk faktörü olan “güneş ışınları”ndan bahsederek konumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 13 7 3 3 12 24
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
3 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
4 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 13 4 2 7 -12 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 15.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup