Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Uzm. Mine  ÇAĞLAR

Uzm. Mine ÇAĞLAR

23.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Meme kanseri”nden değil, “geç kalmaktan” korkunuz!- 1

Meme kanseri erken tanısında,“kendi kendine meme muayenesi”nin önemi...

Kadınlar arasında sıklıkla görülen kanser türlerinin başında,“meme kanseri” gelmektedir. Günümüzde meme kanseri görülme sıklığı giderek artmaktadır. Geçmiş yıllara baktığımız zaman gelişmiş batı ülkelerinde 50 yıl öncesinde her 20 kadından birinde saptanan meme kanseri, artık günümüzde her 8 kadından birinde görülmektedir. Meme kanserinin bayanlarda sıklıkla görülmesi yanında günümüz teknolojik gelişmelerine bağlı olarak teşhis ve tedavideki gelişmelerle, hastalığın çok erken dönemlerde tespit edilebilmesi ve tedavisinin mümkün olabilmesi nedeniyle sağlıklı yaşam şansının kişilere yeniden kazandırılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Meme kanseri, erken tanısı, erken tanındığı takdirde tedavideki başarı ve sağlıklı yaşam şansı yüksek olan bir kanser türüdür. Bu bilgiler ışığında meme kanseri erken tanısında uygulanan önemli yöntemlerden bahsetmek istiyorum. Meme kanseri erken tanısında üç önemli yöntem uygulanmaktadır. Bu yöntemlerden özellikle “kendi kendine meme muayenesi”, “klinik meme muayenesi” ve hastalığın erken tanısına yönelik “radyolojik görüntüleme yöntemleri (radyolojik tetkiklerle araştırma yöntemleri)”, büyük önem taşımaktadır.

Meme kanseri erken tanısında özenle üzerinde durmamız gereken önemli bazı noktalar bulunmaktadır. Bunlar arasında öncelikle, “kendi kendine meme muayenesi” nin her ay düzenli olarak yapılması gerekmektedir. Kişinin kendi meme dokusunu iyice tanıması ve oluşabilecek anormal yapıları erken dönemde tespit edebilmesi, erken tanı açısından büyük önem taşımaktadır. İkinci önemli nokta, düzenli olarak ve belli aralıklarla doktor kontrolünde meme muayenesinin yapılmasıdır. Son olarak ise gerek kendi kendine meme muayenesi gerekse doktor kontrolündeki meme muayenesi esnasında tespit edilemeyecek boyuttaki kitlelerin tesbitinde önemli rol oynayan mamografi ve ultrasonografi (USG) gibi radyolojik görüntüleme yöntemleriyle erken tanıya yönelik tetkiklerin kişiye uygun sıklıkta ve suistimal edilmeden yapılmasıdır.

Bu nedenden dolayı ilk konu olarak bugün sizlere, meme kanserinin erken tanısında önemli ve kolay bir uygulama yöntemi olan “kendi kendine meme muayenesi”nden ve erken tanıdaki öneminden bahsedeceğim.

Kendi kendine meme muayenesi, bir kadının düzenli olarak yapacağı aylık görsel ve elle kendi kendine meme muayenesi ile meme dokusunu iyice tanıması şeklinde ifade edilebilir. Düzenli olarak yapılacak meme muayenesi ile kişi memesindeki anormal değişiklikleri kolayca farkedebilmekte ve doktora gitmek gerekliliğini hissedebilmektedir. Burada belirtmek isterim ki, memelerdeki kitlelerin büyük bir kısmı, kadınların kendileri tarafından doğru şekilde ve doğru zamanda yapılan meme muayeneleri sırasında tespit edilebilmektedir. 

Meme kanseri erken teşhis edildiği zaman tedavi edilebilen ve iyileşme şansı yüksek olan bir kanser türüdür. Meme kanserinin erken tanısında “kendi kendine meme muayenesi”, çok kolay uygulanabilir bir tarama yöntemi olup tüm kadınlar tarafından rahatlıkla yapılabilmektedir.

Meme kanseri erken tanısında, kendi kendine meme muayenesi yönteminin, kişinin kendi meme dokusunu iyi tanıması neticesinde gelişebilecek normal dışı yapıların kişinin kendisi tarafından erken dönemde tespit edilerek doktora zamanında başvurmasını sağlaması açısından önemi büyüktür. Kendi kendine meme muayenesinde amaç, memede gelişebilecek anormal yapıların kolayca fark edilmesini sağlamaktır. Bu nedenlerden dolayı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Kanser Birliği (ACS)’nin meme kanserinin erken tanısı ile ilgili önerileri arasında, 20 yaş ve üzeri tüm bayanların yaşamları boyunca düzenli olarak ayda bir kez kendi meme muayenelerini yaparak meme dokularını tanımalarının gerekliliği konusundaki önerileri yer almaktadır. 

Kendi kendine meme muayenesinde genellikle önerilen, kişilerin adet bitiminden sonra muayenelerini yapmalarıdır. Özellikle adet başlangıcından itibaren 7.-10. günleri arasındaki dönem kendi kendine meme muayenesi için önerilen en uygun dönem olarak kabul edilmektedir. Bunun da en önemli nedeni, adet kanamasının başlamasıyla birlikte kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinliklerinin nisbeten azalması ve meme dokusunun daha sağlıklı bir şekilde incelenebilir bir yapı almasıdır.

Menapoz döneminde olan bayanların ve adet görmeyen bayanların ise her ayın belirlenen günlerinde meme muayenelerini düzenli olarak yapmaları gerekmektedir.

Unutmamamız gereken önemli bir nokta vardır ki, kendi kendine meme muayenesi ancak usulüne uygun bir şekilde ve doğru zamanda uygulandığı takdirde faydalı olmaktadır. Usulüne uygun olarak yapılmayan kendi kendine meme muayenelerinde, memelerde bir sorun varmış izlenimi edinilerek gereksiz yere kaygı oluşmasına ve dolayısı ile gereksiz tetkik yapılmasına sebep olunabilmektedir.

(Devam edecek)

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.