Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

26.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Aile içinde şiddetin çocuklar üzerinde etkisi

(Geçtiğimiz haftadan devam)

Çocuklarımız ne kadar yaramaz, haylaz olurlarsa olsunlar. Anne babanın kavga etmesine gerek olmamalıdır. Çiftler, çocuk için tartışıyorsa bile, sebep çocuk değil, çocuklarını büyütürken, kurallar ve sınırlar konusunda hemfikir olamamalarındandır. Bu nedenle, çocuklara kavgamızın sebebi sensin, böyle yapma kavga etmeyelim diye yaklaşmak, istediğimiz sonuca ulaştırmak yerine, çocuklarımıza gereksiz suçluluk duygusu yükleyecektir. Kendini suçlu hisseden bir çocuk, bu suçluluğunu telafi etmeye çalışır ve yetişkinlerin sebeplerini kavrayamadığı için hata üstüne hata yaparak kendini daha kötü hisseder ve bir kısır döngü yaşar. Bu süreçte mükemmeliyetçilik, kendi hatalarına karşı acımasız olma ve katı bir yargılama gibi özellikler belirebilir. Diğer duygular ise çaresizlik ve görmezden gelme çabasıdır. Yetişkinlere müdahale edemeyen çocuğun çaresizlik duygusu artar. Bu duygu sıkışmışlığında çocuk ya olanları görmezden gelme, yâdsıma gibi beyhude bir çaba içine girer ya da depresif bir duygu durumu yaşamaya başlar. Hangi tepkiyi vereceğinde kararsızlık yaşar, vereceği tepkinin getireceği sonuçları kestiremez, şaşkın ve ürkek bir halde ve bloke olup kalır.

Çocuklarla ilgili tartışma çocuk yetiştirme tutumlarındaki farklılardan doğar. Bir ebeveynin yaptığına diğeri müdahale edebilir. Bu durumlarda bazen çocuk, hangi ebeveyninin davranışı işine geliyorsa onu istismar edebilir. Bu istismar kötü niyetli değildir ve insan oluşun doğasında vardır. Çocuk yetiştirmeye ilişkin tutumlardan doğan tartışmaların sonrasında anne-babanın bu konuları tartışması, ele alması önemlidir. Üzerinde uzlaşılan tutumları çocuk önünde yeniden tartışmamaya özen göstermek gerekir. Ağır sözlü ve fiziksel şiddet içeren tartışmalar içinse, tekerleği baştan icat etmeye gerek yok, tabii ki başarılabiliyorsa bundan kaçınmak gerekir. Çocuğun yanındaki tartışma büyüme eğilimi gösteriyorsa, özel bir işaret sistemi ile ara verilebilir. Sonrasında çocuk, şaşkın ve ürkekse duygusu mutlaka konuşulmalı, tartışmanın içeriği hakkında anlayabileceği düzeyde açıklama yapılmalıdır. 4 yaşlarındaki bir çocukla, ergen bir gence yapılacak açıklama doğal olarak farklı olacaktır.

Yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınarak yapılacak açıklamalar, kimi zaman ikna edici olmasa bile, en azından o sırada çocuk kendi soru ve cevapları ile baş başa bırakılmamalı ve duygularını ifade edebilmesi için imkân yaratılmalıdır. Çocuğa yapılan açıklama onun korkularını uyarıcı olmamalıdır. Eğer buna rağmen çocuk kötü bir manzaraya şahit oluyorsa ebeveynlerden duygusal gücü yeten, çocuğu o ortamdan bir süre için uzaklaşmasını sağlayarak, tansiyonu düşürebilir. Eğer bütün bu dinamik-sistemik süreçlerde ilişkiyi taşıma ve kollama noktasında zorlanıyorsanız, aranızdaki tartışmalar sizin ve çocuğunuzun ruhsal sağlığını olumsuz yönde etkilemeye başlamışsa, bildiklerinize rağmen buna engel olamıyorsanız, size bu konularda yardımcı olabilecek bir uzmana başvurmanız hem kendiniz, hem de en değerliniz olan aileniz adına hayati önem taşımaktadır…

Kavgaların çocuklarda neden olabileceği psikolojik sorunlar

•Çocuklar kavgaların nedenini anlayacak olgunlukta ve yaşta olmadıklarından, olaylar karşısında şaşkın olabilir, gelecek kaygısı yaşayabilir.

•Bebekler anlaşmazlıkları anlamasa dahi ev içerisindeki stresi yoğun biçimde hisseder; huzursuzluklarını ağlayarak, uykuya dalmayarak gösterebilir.

•Çocuklar evdeki kavgalar nedeniyle olanları unutsalar dahi, bilinçaltında travmaya varabilen psikolojik sorunlar varlığını uzun yıllar sürdürebilir.

•Evde anne babasının anlaşmazlığına şahit olan çocuklar, ileride karşı cinse karşı güvensiz hissedebilir. Bu durum ileriki yaşlarda, mutlu evlilik yapılmasına engel oluşturur.

•Bazı çocuklar yaşadıkları travmadan dolayı öfke, içe kapanma, sinirlerini kontrol etmede zorlanma, depresif düşünce biçimleri gibi sorunlarla karşı karşıya kalır. Bu durumlar, uzun süreli psikolojik tedaviyi gündeme getirebilir.

•Çocuklar en güvendikleri kişiler olan anne babalarını iletişim kuramazken gördükleri için, dış dünyaya karşı güvensiz bireyler olarak yetişir.

•Bazı çocuklar, aile anlaşmazlıklarından dolayı dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu yaşayabilir. Okuldan kaçma, yüksek sesle konuşma, evden uzaklaşma gibi abartılı ve yanlış davranışlara yönelebilir.

•Çocukların ders notlarında düşüş görülmesi tipiktir.

•Çocuklar dikkat çekmeye çalışma amacıyla evden kaçma gibi davranışlar sergileyerek, ilgiye ihtiyaç duydukları konusunda işaretler verebilir.

Aileler tartışmalardan çocukların etkilenmemesi için neler yapabilir?

•Aileler ev içerisinde tartışmaları çocukların gözü önünde yapmaktan kaçınmalıdır.

•Çocuklar tartışmaya dâhil edilmemeli, özellikle de çocukla ilgili sorunlar onun gözü önünde ortaya dökülmemelidir.

•Anne baba çocuğuna, yetişkinler arasında yaşanan anlaşmazlıkların ona olan sevgilerini etkilemeyeceğini dile getirmeli, çocuğa güven vermelidir.

•Çocuklara evdeki sorunlar her ne olursa olsun, yeterince ilgi ve sevgi gösterilmelidir.

•Çiftler aşamadıkları sorunlar için psikolojik yardım almalıdır.
Kaynak: T. Altınköprü, 2015, “Çocuk Psikolojisi”, Hayat Yayınları. İstanbul.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.