HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

04.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ailede yaşanan ölüm ve baş-edebilme yolları

Geçtiğimiz günlerde, ülkemizde yaşanan kaza ve yaşanan ölümler, hepimizi derinden üzmüş ve etkilemiştir. Ölenlerimize rahmet, ailelerine sabır diliyorum. ÖLÜM yaşam sürecimiz içerisinde bizleri en çok ve belki de en uzun dönemde etkisi altına alan travmatik bir olaydır.

Anne-baba, eş veya evlat kaybeden kişilerin acıları elbette tarif edilemez boyuttadır. Her yaşta ölüme bakış ve ölümle mücadele şekli farklı olsa da, ilk yüzleşmede kişiler genellikle aynı duyguları yaşarlar. Özellikle çaresizlik, suçluluk ve kızgınlık sıklıkla rastlanan tepkilerdir. Travmayla başa çıkmak için gerçeklerden kaçmak, inkâr etmek veya olay yerini terk etmek gibi savunma yöntemlerine başvurulur. Duygusal sarsıntısını önlemek amacıyla kişiler olayın nedenlerini ve sürecini detaylıca öğrenme çabasına girer, olayı sorgularlar; kimileri ise olaya karşı daha soğukkanlı yaklaşır ve kendilerini farklı aktivitelere yönelterek “güçlüyüm” mesajı verme yoluna gidebilirler. Bazıları ise; özellikle beklenmedik, ani ölümler sonrasında olayları tekrar tekrar hatırlayarak, kabuslar görüp, uyku sorunları yaşayabilirler. Bu tepkiler ölümü takip eden günler ve haftalar için normaldir. Ölümü aile içinde yaşayan kişilerin yakınları bu tepkilerin oluşabileceğini kabul ederek, bunlarla başa çıkmak için hazırlıklı olmalıdırlar. Sevilen kişinin ölüm kaybı bireyde travma etkisi yaratır. Sonrasında yaşanan sürece ise yas süreci denir.

Yas süreci çoğu zaman aşağıda sıralanan aşamalardan geçerek gelişir:

İnkâr ve şok: Başlangıçta, sevdiğimiz birinin ölümünü kabul etmek zordur, ölümün gerçekliğini inkâr edebiliriz. Yakınınızın ölümüyle ve genel olarak ölümle ilgili duygularınızı yakınlarınızla paylaştıkça, kabullenmek kolaylaşır.

Pazarlık: Çoğu kimse ilahi bir pazarlık yapmaya çalışır. Bu pazarlıkta, genellikle yaşamın eğlenceli ve zevkli bir bölümü, kaybedilen insanın geri gelmesi için sunulur. Burada halen ölümün geri dönülmezliğinin bir çeşit inkârı vardır. Yapılan hiçbir hesabın yaşananı değiştirmeyeceği kaybın gerçekliği kendisini gösterdikçe fark edilir.

Kızgınlık: Sizi geride bırakıp gittiği, yaşamdayken yaptığı ya da yapmadığı şeyler için ölene kızgınlık duyabilir, bu kızgınlığınızı başkalarına yöneltebilirsiniz. Ölen birine kızgınlık duymak sizi dehşete düşürebilir, oysa onları kabul ederek ve paylaşarak zaman içinde daha az kızgın olursunuz.

Suçluluk: Bir yakınınızı kaybettiğinizde, onunla yaptığınız ya da yapmadığınız şeylerden ötürü pişmanlık ve suçluluk hissedebilirsiniz. Yaşananları değiştiremezsiniz, hata yapmış olsanız da insani yanınızı kabul edin, kendinizi affedin.

Adalet arama: Bu aşamada en çok sorulan soru şudur: “Neden ben?” Ölümün adaletsizliğine karşı çıkar ve yaşadığınız kaybın bir şeyin bedeli olup olmadığını anlamaya çalışır, bulamayınca isyan edebilirsiniz. Ölümü hak edilecek bir ceza değil, yaşamın akışının bir parçası olarak görmeye çalışın.

Depresyon: Başlangıçta büyük bir kayıp ya da boşluk hissi yaşayabilirsiniz. Ruh halinde düzensizlikler, yalnızlık duygusu ve sosyal çevreden uzaklaşma bunu izleyebilir. Yas tutan biri olarak eski halinize dönmek ve sosyal çevrenizde olup bitenlerle eskisi gibi ilgilenmek zaman alabilir. Unutmayın ki bu aşamada cesaret verme ya da güven tazeleme gibi teselliler değil, acıya saygı ve sosyal destek yardımcı olur.

Yalnızlık: Kaybınız nedeniyle sosyal yaşamınızda oluşan değişiklikler, kendinizi yalnız ve korku içinde hissetmenize neden olabilir. İnsanlarla görüşür, yeni arkadaşlar edinirseniz, bu duygularınız zamanla azalır.

Kabullenme. Kaybı kabullenme, ondan mutluluk duymak demek değildir. Kaybedileni unutmak ya da önemsememek de değildir. Tam tersine, durumun gerçek olduğunu teslim ederek, onunla başa çıkmaya çalışırsınız.

Umut: Zamanla hatırlamanın daha az acı verdiği bir noktaya gelecek, geleceğe ve daha güzel günlere umutla bakmaya başlayacaksınız. Değiştiremeyeceğimiz gerçeklerle başa çıkmada kendinize zaman tanıyın.

Yaşanan travmatik bir olay sonrasında neredeyse herkes “stres tepkileri” gösterir. Yaşanan olayın kendisinin olağanüstü olduğu bir durumda gösterilen bu stres tepkilerinin, bir dönem için, “Anormal bir olaya verilen normal tepkiler” olarak görülmesi gerekmektedir. Ancak zaman zaman bu stres tepkileri süreklilik gösterir. Böyle bir durumda uzmanlardan yardım almak gerekir.

Yaşadığımız toplumda aile bütünlüğüne oldukça önem verilmektedir. Aile içinde sevgi gösterimi esastır, ölüm acısı yaşayan aile üyelerine, sevgi, anlayış ve acısına destek, yaşanılan ağır acıyı aşmakta destek olabilmektedir. Yaşanan ani ölümlere karşı oluşturulan güçlü bir bağ vardır; gerek aile içinde gerekse de toplumun tüm kesimlerinde. Bu bağ tüm travmatik olaylarda kişilerin birbirlerine verdiği değerlerin ve desteğin bütünlüğünü ile travmanın negatif etkileri ve stres belirtilerini azaltabilmektedir. 

Sevdiğimiz birini kaybettiğimizde keder içinde yaşanan süreç aynı anda 40 kemiğin birden kırılması ile eşdeğer bir acıdır. Kaybı kabul etmemiz, kendimizi toparlamamız zaman alır ve hiç bitmeyecekmiş gibi görünen acı dolu bir dönem geçiririz. Bir insanı kaybetmenin ve kaybının acısını çekmenin yaşamın doğal bir parçası olduğunu anlamaya çalışmak yas süreci biraz kolaylaştırabilir.

Kayıpla birlikte yaşamayı kolaylaştırabilen yollar

“Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmem için güç, değiştiremeyeceklerimiz kabul edebilmem için dinginlik, bu ikisini birbirinden ayırt edebilmem için bilgelik ver.”

Aşağıda sıralananlar dinginlik kazanmada size yardımcı olabilir:

•  Yalnızlık, kızgınlık ve üzüntü gibi duyguları açıkça ve dürüstçe arkadaşlarınızla, ailenizle ve yakınlarınızla tartışın.

•  Umudunuzu koruyun.

•  Eğer dinsel inançlarınız sizin için önemliyse, bir din insanıyla inançlarınız ve duygularınızla ilgili konuşun.

•  Kaybınızla ilgili yaşantılarınızı paylaşabileceğiniz bir destek grubuna katılın.

•  Kendinize iyi bakın. Bedeninize özen gösterin. Dengeli beslenin. İyi dinlenin.

•  Kendinize sabırlı davranın. İyileşmek zaman alır. Bazı günler kötü, bazıları ise iyi olacaktır.

Kayba uğramış birine yardım

•  Kayba uğramış arkadaşınıza yardımcı olmak için onun yanında olun, acısını paylaşın, saygı duyun, ancak cesaret ve güven veren telkin ve tesellilerden uzak durun. Bunlar işe yaramaz.

•  Arkadaşınızı üzmemek niyetiyle kayıpla ilgili konuşmaktan kaçınmayın. Tam tersine, o istemediğini belirtmediği sürece durum hakkında konuşun. Konuşmaktan kaçınmak o duyguyu yok etmez, tersine pekiştirir.

•  Konuşmada yaşananlarını kolaylaştırma amacıyla kaybı hafife almaya çalışmayın, kayıp gerçeğine uygun, onu önemseyen bir tutum gösterin.

•  Arkadaşınıza verdiğiniz önemi gösterin. Dikkatli dinleyin ve onun duygularına ve inançlarına olan saygınızı belli edin. Onunkine benzer olan duygu ve deneyimlerinizi paylaşın. “Seni çok iyi anlıyorum” gibi içi boş sözlerden kaçının.

•  Eğer depresyonun belirtileri çok ciddi ise ve arkadaşınız günlük etkinliklerini sürdüremiyorsa, bir uzmandan yardım alması için ona destek olun.
 

Kaynak:  http://www.e-psikiyatri.com/AILEDE-OLUM
                   http://www.dbe.com.tr/Yetiskinveaile/tr/psikoloji-konulari/olum-ve-kayip/

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.