HUNKAR SAG GIYDIRME
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

20.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Aldatma

(Geçtiğimiz haftadan devam )

Aldatma, sadece kötü evliliklerde olmaz. Dediğim gibi aldatılma, sizin dışınızdaki nedenlerden de olabilir size dayandırılmış da olabilir. Ama aldatılan kişi ilişkisini veya evliliğini bitireceği gibi, devam da ettirebilir. Her aldatma boşanmayla bitmiyor.

Aldatılmanın sosyal boyutuna kısaca bakarsak, erkekler arasında pekiştirilen, övünülen, bir güç ve beceri göstergesi olarak kabul edilen bir davranış olması, aldatmayı nicel olarak destekler. Sanal aldatmayı aldatmadan saymalıyız bu çerçevede. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin gerçekleştirdiği, 'Evlilik ve Sadakat' konulu araştırma, sanal flört ve sanal seksin, en yaygın aldatma biçimi haline geldiğini doğruluyor. Hatta kimi zaman hayatlarına sadece renk katmak için cinsel tatmini internette arayanlar, fiziksel bir temas söz konusu olmadığından, bu yaşananların aldatma ya da sadakatsizlik olmadığını düşünüyor.

Ayrıca, bayanlar içinde ise aldatma, yeni heyecan ve kendini kanıtlama olarak algılanmaktadır. Genç sevgili yapmak, duygusal boşluğunu doldurmak, halen beğenildiğini test etmek de sosyal anlamda desteklenen göstergelerdir.

Aldatmanın nedenleri neler olabilir? Eşler birbirini neden aldatma ihtiyacı duyarlar?

• İlk olarak çiftlerin birbirini suçlama eğiliminin akabinde aldatmayı doğurduğunu söyleyebiliriz. İlişkide beklenilen paylaşımın olmaması, ilginin azlığından şikâyet edilmesi, eşe güven duyulmaması, birlikte bir gelecek görülmemesi gibi nedenler aldatmanın önemli nedenleri olarak görünmektedir.

• İkinci neden olarak “sosyal yapı”yı söyleyebiliriz. Ergenlikte az kadınla/erkekle birlikte olmuş olmak, evlenmeden önce doyuma ulaşmamış olmak, görücü usulü evlilik yapmış olmak, erken yaşta evlenmek ya da tutucu bir çevrede yetişmiş olmak, evlilik sonrası rahatlama nedeniyle kişide doyuma ulaşma isteğini körükleyebilir ve kişiyi eşini aldatmaya doğru sürükleyebilir.

• Üçüncü olarak “hayır diyememe”, kendine ya da karşısındakine “dur“ diyememe, Özellikle erkeklerin, eşlerini aldatmasının ardından kendilerini bu şekilde ifade ettikleri bir savunma biçimi olarak adlandırılabilir.

• Özellikle toplumumuzda evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmek istemeyen bayanlarla birlikte olan erkeklerin, cinsel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına başka kadınlarla birlikte olması da “cinsel aldatma” nedenlerinden biridir.

• Rutinden sıkılan, ilişkinin monotonlaştığını düşünen kişi de aldatma eğiliminde bulunabilir. Yenilik, eğlence ve heyecan arayışı kişiyi dışarıya yöneltebilir. Senelerdir süren ve aldatmayla sonuçlanan çoğu evliliğin aldatma nedeni budur.

• Konu aldatma nedenleri olursa intikam boyutunu da atlamamak gerekir. Özellikle bir tarafın diğerine kızgın olduğu durumlarda ya da aldatıldığını öğrenen tarafın altta kalmamak için gurur duygusuyla hareket ettiği durumlardır.

Aldatıldığımızı anlayabilir miyiz?

Eşimizin bize karşı olan ilgisi hissedilebilir derecede azaldığı zaman hemen ‘eşim artık benimle ilgilenmiyor, hayatında birisi var’ düşüncesine kapılırız ve bu düşünceye göre hareket ederiz. Kafamızda bir takım komplo teorileri üretir ve bir dedektif gibi bunların peşinden gideriz. Ancak bu son derece yanlıştır. Çünkü aldatma gibi ciddi bir konu ihtimaller üzerinden değerlendirilemez. Elimizde somut kanıtlar olmalıdır. Eğer ki somut deliller varsa soğukkanlı bir şekilde oturup düşünülmelidir. Aldatılan kişi mutlaka ki kendini haksızlığa uğramış hisseder ama karşı tarafı suçlarken biraz da kendi davranışlarını ölçüp tartmalıdır.

İlgi azalmasının yanı sıra kişi aldatılacağını ya da aldatıldığını mutlaka önceden sezer. Çünkü evlilikte sevgi önemli bir unsurdur ve eğer kişide aldatıldığına dair önemli somut belirtiler varsa kişi bunu öngörüp aldatılmasını engelleyebilir. Çünkü aldatılma, süreçlerden oluşur, genelde bir anda gerçekleşmez ve ne kadar erken fark edilirse yolun başından dönmek o kadar olasıdır. Ancak kişi, eşinin aldatma potansiyeli olan durumuna müdahale ederken dikkatli davranmalı, bir anlık sinirle ya da kıskançlıkla yaklaşmamalıdır. Eşinin, kendisini onun yerine koyarak düşünmesini sağlamalı, dolayısıyla ona empati kurdurmalıdır. Bu iletişimi sağlarken yargılayıcı, yadırgayıcı ya da eleştirisel cümlelerden kaçınmalı, kendi hislerini ön plana çıkaracak cümleler kurmalıdır.

Aldatmaya karşı neler yapmalıyız?

Sosyal ve kişisel nedenler aldatmanın temel taşlarını oluşturmaktadır. İlgi eksikliği yaşayan bir eş, ya da flört döneminde yaşadığı heyecanı evlilik sonrası eşinde göremeyen taraf soğuma eğiliminde olacaktır. Eğer bu soğuma eğilimi erkek tarafında olursa cinsel sadakatini korumada da zorlanabilir. Evde sürekli gerilime neden olan sorunların yaşanması, eşlerin ilişkileri ve varsa çocukları konusunda sürekli tartışması ya da kişilik çatışmaları erkeği evinden ve eşinden uzaklaştırır. Kadının, eşini kendisinden uzaklaştıracak bu tip durumların farkında olması gerekir. Bu açıdan kadının ev içindeki üstlendiği farklı roller çok önemlidir.

Eğer kadın, rollerinden birini fazla önemseyip eşine olan ilgisini gösteremezse bu durum erkeğin soğumasına ve ilgiyi dışarıda aramasına neden olur. Özellikle ilişkide çocuk olduktan sonra kadın, biyolojik özelliklerinin etkisiyle değişir ve neredeyse bütün dikkatini ve ilgisini çocuklar ve ev işleri üzerine yönlendirir. Dolayısıyla eşiyle eskisi gibi ilgilenemez.

Tabi ki bu saydığımız durumların hiçbirisi erkeği aldatma konusunda haklı göstermez. Bu durumlarda erkeğin yapması gereken şey, ilişkiyi baştan sona irdelemek, olması gerekenlerin ve olmayanların farkına varmak, sorunu çözmeye çalışmak, kendi yanlışlarını ve eşinin eksiklerini analiz etmek, bunların düzelmesini sağlayacak adımlar atmaktır. Ancak maalesef ki çoğu erkek eşiyle arasındaki ilişkiyi düzeltmek yerine eşini kendi haline bırakıp yeni arayışlara girme eğiliminde olmakta, eksilen duygularını aldatma yoluyla tamamlama davranışı göstermektedir. Bu durumda kadının anne ile eş rollerini düzeyli seviyede ayarlaması gerekmektedir.

Kaynak: Paulo Coelho’nun yazmış olduğu “Aldatmak”  isimli kitaptan yararlanılmıştır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.