Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

14.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Anneler günü

Birçok ülkede her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü olarak kutlanmakta; o gün annelerin toplum ve insanlık hayatındaki kutsal yeri ve önemi anlatılmaktadır. Böylece insanlık ailesinde ortak bir anneler bayramı doğmuş bulunmaktadır. Bu geleneğin ilk kurucusu Jarvis adında duygulu bir genç kızdır. Jarvis, Amerika'nın Philadelphia şehrinde yaşayan orta halli bir ailenin kızıydı. 1906 yılında annesi öldüğü zaman hayatının en büyük yıkıntısına uğradı. Ona öyle geliyordu ki, annesinin ölümünden sonra dünyanın bütün düzeni bozulacaktır. Kendisini bu karanlık düşünceye kaptıran genç kız, bütün bir yılı üzüntü içinde geçirdi. Annesi 1906 yılının 6 Mayıs günü ölmüştü. Jarvis 1907 yılının 6 Mayısında bütün yakın arkadaşlarını toplayarak annesini andı ve her yılın 6 Mayısını annesinin günü olarak kutlamayı arkadaşlarına teklif etti. Arkadaşları bu düşünceyi kabul ettiler. Derken o çevrede Jarvis'in propagandası sonucu, her mayıs ayının ikinci pazarı anneler günü olarak kabul edildi. Bu akım kısa bir süre içinde haklı taraftarlar buldu. 1912 yılında Teksas valisi, bu akımı resmî bir niteliğe ulaştırdı. Her yılın mayıs ayının ikinci pazar günü anneler günü olarak kabul edildi. Böylece anneler günü doğmuş oldu. Kısa süre içinde bütün Amerika eyaletleri, her yılın mayısının ikinci pazar gününü Anneler Günü olarak kabul ve ilân ettiler. Anneler Günü düşüncesi, kısa zamanda, Avrupa'ya ve Uzak Doğu'ya geçti. 1923 yılında, başta Almanya olmak üzere, birçok Avrupa ülkeleri, anneler için yılın bir gününü adamayı uygun gördüler. Böylelikle duygulu bir genç kız olan Jarvis'in ve fedakârlığı, aradan yirmi yıl geçmeden, birçok ülkede de bir gelenek halini aldı.

Bütün bir yıl boyunca kutlanan özel günlerin içinde belki de en anlamlısı, Anneler Günü’dür. Özel günlerin yılda bir güne sığdırılıp kutlanmasına karşı çıkan birçok insan bile Anneler Günü konusunda son derece hassas. Üstelik bu özel günün öznesi annelerimiz olunca hiç kimsenin itiraz edecek gücü kalmıyor.

Klasik sözcüklerle ‘doğurup, büyüten, çocukları uğruna canını vermeye hazır annelerimiz’ diye başlayan cümleler, aslında yetmiyor anneliğin gerçek anlamını ifade etmeye. Daha doğmadan anne ve çocuk arasında başlayan ilişkiyi anlatmaya yetmiyor hiçbir kitap, hiçbir bilim. Ne psikoloji, ne sosyoloji ve ne biyoloji bitirebildi tanımlamalarını. Bir annenin çocuğuna olan aşkını anlatamadı hala kitaplar. Anlatılanlar yetmedi, bitmedi yazılanlar. Hep anlatılacak şeyler, daha yazılacak kitaplar var. Anne olmak, çok önemli bir kavram aslında ve dünya üzerinde tartışmasız bütün toplumlarda böyle. Annelik içerdiği bütün anlamlarla beraber çok farklı bir statü. Evliliklerin gidişatını değiştiriyor, insanın bütün psikolojisini, hayata bakışını, hayata tutunuşunu belirliyor. Üstelik ister kadın, ister erkek olsun tüm cinsiyetler üzerinde aynı öneme ve değere sahip. Bütün dinlerde ve inanışlarda, anneliğe ve anneye özel haklar verilmiş. Hemen hemen bütün psikolojik sorunların altında anneyle olan ilişkinin detayları yer alıyor. Eğer bu ilişki hasarlıysa, eksikse, yanlışsa, kişiliğimizin yapı taşları yanlış yerleşiyor, hayata hep eksik başlıyoruz, insanlara karşı güvensiz oluyoruz. Doğduğumuzda sarıp sarmalayan, şefkatini eksik etmeyen bir annemiz varsa, hayat boyu karşılaştığımız hiçbir güçlük yıkamıyor bizi, hiçbir şey inancımızı yok edemiyor, sarsıp yere düşüremiyor.

Bir evlat olarak, annemizin hayata açılan penceresi; bir anne olarak, dünyaya getirdiğimiz canların vazgeçilmeziyiz.

Anne olmak demek sadece bir çocuk doğurmak demek değil, doğurmadan anne olan annelerimiz var… O anneler karşılıksız sevginin en büyüğünü, en gerçeğini verebiliyor, gerçek anne olmanın doğurmakla kazanılamadığını ispat ediyorlar.

Anne olmak, her şeyden üstün, her şeyden farklı bir duygu. Bütün güzel duyguların toplamından oluşup, sonsuzluğu kucaklayan tarifi imkansız bir şey. Anne olmak yaşanan ve yaşatan her şey demek.

Anne olmak, yıllar sonra annelerimizi anlayabilmek, üzerimizdeki haklarını ödemek için bir ömrün yetmeyeceğini fark etmek demek. Anne olmak, yaşanan bütün olumsuzlukları bir gülücük uğruna silip atmak, yavrusuna dünyanın sekizinci harikasına bakarcasına aşkla bakmak demek.

Yılın 365 günü, bütün bir ömrün yaşanılan her günü, bize annelik yapan, yolumuzu aydınlatan, bize hayat veren, annelerimizin Anneler Günü kutlu olsun.

Kaynak: İnternette yayınlanmış makalelerden yararlanılmıştır.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.