Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

11.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bayramların aile için önemi

Yarın kurban bayramı, tüm ailelerin şimdiden bayramını kutluyorum… Nerde o eski bayramlar, diyenlerin sayısının oldukça fazla olduğunu düşünmekteyim… Eski bayramlara, özlediğimiz neydi? Neden o eski bayramlar yok? Bence eski bayramların güzel olarak algılanmasını sağlayan, ailelerin, akrabaların bir arada paylaşımlarıydı… Artık herkes bayramda tatile gitme planları yapıyor… Bir arada paylaşımlar azaldıkça azalmaya devam ediyor… İnsanlar birlikteliklerden kaçtıkça yalnızlığa doğru gidiyor, belki farkında olarak, belki de olmayarak… Yine bir bayram gelirken, Prof Dr. Nevzat Tarhan’ın bayramla ilgili çok ilgimi çeken makalesini siz okuyucularımla paylaşmak istedim. Makalede de bahsedildiği gibi gerçekten o eski hareketli, cıvıl cıvıl geçen bayram günlerini hep özler olduk…

Kültürümüzde önemli bir yeri olan, birlik, beraberlik, paylaşım ve dayanışmanın arttığı dönemler olarak kabul gören bayramlar, son dönemlerde asıl amacının dışında yaşandığı gerekçesiyle hep tartışılır oldu. Toplum ruh sağlığı bilimcileri, akademisyenler dünyada bireyselleşmeye doğru bir yönelimin olduğundan her fırsatta bahsederken, bundan bayramlar da nasibini alıyor. Her geçen gün daha da bencilleşen birey, bayramlarda bir arada olmak yerine yalnızlığı tercih edebiliyor.

Ailesinin yanında olmaktan ziyade gözden uzak tatil-eğlence planları yapabiliyor. Peki, bu doğru mu? İlla ki bir yerlere gidilecekse kişi nasıl bir yol izlemeli? Prof. Dr. Nevzat Tarhan anlatıyor… Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan bayramlarda aile bağlarının güçlendiğini vurguluyor. Toplum olarak bu dönemlerde sevgi dilinin kullanımına ayrı bir önem gösterilmesi gerektiğine dikkat çeken Tarhan, bu dönemde toplum olarak sevgi cömerti olunması gerektiğini söylüyor. Tarhan eğlence yerine kişilerin aileleriyle mutlu olabilmesini başarabilmesi gerektiğini sözlerine ekliyor. Bayramların toplum ve bireyin ruh sağlığına etkilerine ilişkin Tarhan önemli değerlendirmelerde bulunuyor.

Bayramlar aile bağlarını güçlendiriyor

Bayramlar aile bağlarını güçlendirildiği dönemlerdir. Her şeyi yolunda giden orta yaş grubundan ziyade çocuklar ve yaşlılar için çok daha önemlidir bayramlar. Orta yaş grubu kendini düşünerek, genelde tatil ve eğlence gibi görebilmekteyken bayramları çocuk ve yaşlılar için daha farklı anlam taşır bayramlar. Gücü elinde bulunduran orta kesim o nedenle onları da mutlu edecek hareket ve davranışlarda bulunmalı. Bayramlarda duygu paylaşımı olur. O nedenle bu dönemlerde sevgi dilinin kullanılması çok çok önemli. Bu hediyeleşmek olur, takdir, onay ya da tebessüm dolu bir ifade ile olabilir.

Eğlence yerine, aileyle mutlu olabilmeyi bilmeli

Bayramları duygusal ziyaret bayramı olarak görmeliyiz. Ve bu dönemde sevgi cömerti olmalıyız her birimiz. Özellikle çocuklara ve gençlere bu değerleri vermeliyiz. Eğlenceler yerine kişiler aileleriyle mutlu olmaya gayret etmeli. Bu da bayramda beraber mutlu olma alışkanlığını getiriyor.

Neden hep, “Ah o eski bayramlar” diyoruz?

Çevremize baktığımızda herkes ah eski bayramlar der dikkat ederseniz. Yüz sene öncesi de iki yüz sene öncesi de aynı şeyi söyler. Ah o eski bayramlar… Sosyolojik ve psikolojik değerlendirdiğinizde aslında kişi kendi çocukluğundaki bayramları özlediği için bunu söylüyor. Çünkü hemen hepimizin çocukluk bayramları güzel geçmiştir. Aile bağları güçlenmiş, şiddet öfke azalmıştır bu dönemlerde. Böyle bir dönemde ve ailede çocuk da kendini daha mutlu ve güçlü hisseder. O günleri hiç unutmaz. O nedenle kendi kültür ve değerlerimizin çocuklara aktarılması çok önemli. Böylece milli kimliğimiz ve değerlerimizin aktarıldığı bayramları korumuş oluruz.

Gitmek zorunluysa, gönüller alınmalı

Eğer çocuklar bayramda ailelerinin yanında olamayacak ve bir yerlere gitmek zorundalarsa kesinlikle büyüklerinin gönüllerini almalılar. Bayram öncesi de olsa onları ziyaret etmeliler. Onların gönüllerini hoş tutarak gitmeliler gidecekleri yere. Çünkü onların en büyük psikososyal sorun o yaşlarda yalnızlık. Bir yaşlıya verilecek en büyük hediye aranarak fikrinin sorulması, ona danışılmasıdır.  Fikri sorulduğunda onun kadar mutlu bir insan olmayacaktır. Çocuğun yapabileceği en büyük hediye de budur. Bayramda iyi ki varsınız diyebilmek çok önemli. Bu davranış aslında geri dönüşümlü bir yatırım. Çünkü senin çocuğun da aynı davranışta sana bulunacaktır. Gördüğünü sana uygulayacaktır. Seni modelleyecektir. Bu noktada hassas olunmalı. Yaşlılarla empati yapılmalı. Bayramın eğlence yanı var tabiiki ama fedakârlık yanı da unutulmamalı. Bu sorumluluğumuzu unutmamalıyız. Zevk almıyor olabiliriz. Sorumluluk yerine getirilmeli.” demektedir Prof. Dr. Nevzat Tarhan. 
 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.