Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

04.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Okullar açılıyor, ailelerin cebi yine yanacak…

Toplumsal kurumlar arasında yer alan eğitim kurumu toplumu şekillendiren en önemli kurumlardan biridir. Yaşadığımız dönemde artık nitelikli insan gücü büyük önem taşımaktadır. Eğitim kurumunun günümüzde en büyük işlevi topluma nitelikli insan yetiştirmek olmalıdır. Dünyada da, ülkemizde de iyi eğitim almış nitelikli çalışanlar aranmaktadır. İyi eğitim almış olmak için en az bir yabancı lisan bilmek gerekmektedir. Acaba eğitim sistemimiz bu ihtiyaca cevap veriyor mu? Lisan öğrenmenin en iyi yolu okul çağında, kolej dediğimiz okullarda gerçekleşmektedir.

İngilizce eğitimi, yalnız kolej eğitimi veren okullarda değil, ülkemizdeki her okulda eğitim alan öğrencilerin, dinleme ve okuyup-yazma konusunda, en az orta düzeyde, İngilizce biliyor olması gerekmektedir. Okullarımızdaki öğrencilerimize bakıldığında, maalesef çocuklarımızın zorunlu olan İngilizceyi konuşup anlaşabilecek seviyede olmadığını görüyoruz. Bu konunun sebeplerinin araştırılması ve nedenlerinin tespit edebilip değiştirilmesi, yabancı dil öğretme ve öğrenme konusunda çağdaş eğitim seviyesine ulaşmamız gerekliliği büyük önem arz etmektedir. Bu durum özel okullara olan ihtiyacı da azaltabilecektir

Ülkemizde İngilizce öğrenebilmek için kolej eğitimi alma ihtiyacı bulunmaktadır. Buna rağmen, var olan devlet kolejleri talep edilenin çok altında öğrenciye eğitim verebilmektedir. Bunun yanında anayasamızda var olan eğitimde fırsat eşitliği yasası da maalesef uygulanmamaktadır. Devletimiz her yıl kolejlere giriş için kendisinin mevcut imkânlarına göre tespit ettiği öğrenci sayısı belirlemektedir. Bu durum da her yıl taban giriş puanlarında değişimlerin olmasına sebep olmaktadır. Kolejlere giriş taban puanı belirlenmemiş olduğu için çocuklarımız yarış atına dönerken; aileler de birbiri ile yarışır olmuştur. Bir yıl koleje 78 taban puanı ile giren öğrenci bir sonraki yıl 85 taban puanı ile girebilmektedir. Bu durumda önceki yıl 78 ile kolejle giren öğrenci başarılı 84 puanla giremeyen öğrenci başarısız olmaktadır. Bunun yanında KKTC’de bulunan ilçelerde bile koleje giriş taban puanlarında farklılıklar bulunmaktadır. Lefkoşa ilçesi en yüksek puana sahipken Girne, Güzelyurt, vb. gibi ilçelerde puanlar daha düşük olmaktadır. Lefkoşa’da ikamet eden bir öğrenci kolej sınavından 82 almış olsun eğer Lefkoşa’da taban puanı 85 ise ya daha düşük taban puanı olan başka ilçeye gidecek (ki bu da ancak sınav öncesi tercih etmişse gerçekleşebilir) ya da lisan öğrenimini devlet eliyle yapamayacak… Bu durumda eğitimde fırsat eşitliği nerde bulunmaktadır?

Hâlbuki taban puanının belli olması bu ve bunun gibi birçok sorunu bir yere kadar çözecektir. Örneğin kolejlere giriş diyelim ki 80 taban puanı belirlendi. Ve bu uzun yıllar değişmeden kaldı. Tüm ilçelerde de aynı taban puanı sabitlendi. En azından yarış atına dönen çocuklar biraz daha rahatlayacak, çocuk arkadaşı ile değil kendi ile yarışacak ve eğitimde fırsat eşitliği bir yere kadar sağlanmış olacaktır. Bunu yanında var olan kolejlerin yetersizliği özel okullara talebi artırmıştır. Yasalarımızda bulunan eğitimde fırsat eşitliği devlet eliyle büyük eşitsizliğe neden olmakta bu haksızlığı aileler kendi olanaklarıyla aşmaya çalışmaktadır.

Bunun yanında toplumumuzun büyük bir kısmı aynı zamanda Avrupa Birliği vatandaşıdır. Ve bu aileler daha iyi eğitim almaları için çocuklarını Avrupa Ülkelerine uygun imkânlarla eğitime gönderme olanağına sahiptirler. Bu durum yine halkın kolej eğitimine büyük talebi olduğunu göstermektedir. Aileler devletin karşılayamadığı bu ihtiyacı özel okullarla gidermeye çalışmaktadırlar. Bugün özel okulda okuyan 4 yaş ile 17 yaş (bu yaş arası devletin tarafından verilen müfredatla eğitilen yaşlardır.) arasındaki bir çocuğun eğitim ihtiyacı ortalama 1500 TL’dir. Bu rakam ise ülkemizdeki asgari ücrete denk düşmektir.

Boşanma oranlarında dünyada ön sıralarda bulunan ülkemizde ailelerin özel okullara ödemek zorunda kaldıkları eğitim harçlarının aileyi maddi anlamda zora sokmakta ve eşler arasında çatışmalara neden olmaktadır. Sırf bu sebeple her yıl onlarca çift boşanmaktadır. Bununla birlikte özel okul harçlarını ödemekte zorlanan birçok aile de çocuklarını özel okuldan alıp devlet okullarına vermekte bu kez de çağın gereklerine uygun çocuk yetiştirememe, çocuğun okul çevresinin değişmesi, vb. gibi ailevi sıkıntılar yaşamaktadır. 

Tabii eğitimdeki sıkıntılar bununla sınırlı kalmamaktadır… Devletin halkına eğitim imkânı sunarken çağın ihtiyaçlarını gözetmeli ve eğitimde fırsat eşitliğinin gereklerini yerine getirmesini temenni etmekteyim…

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.