Akacan Holding
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

09.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şiddetli geçimsizlik

Kıbrıs’ta boşanan çift sayısının her geçen gün arttığını ve binlerce çiftin boşanmanın getirdiği depresyon yaşadığını, yine binlerce çocuğun boşanmış aile çocuğu olarak, bir daha eskisi gibi olmayacak, yeni bir döneme girdiğini görmekteyiz.  Ülkemizde her 10 evliliğin 7’si boşanmaktadır. Evlenmek, çiftler arasında sadece evet demekten ibaret değildir. İlişkiyi sürdürmenin de bir görev olduğu unutulmamalıdır.

Evlilikleri bitiren en sıkıntılı durum eşler arasındaki ilgisizliktir. İlgisizlik, ihmal eşler arasındaki güveni ve sevgiyi bitirmektedir. İlgisiz ve sevgisizlik bir süre sonra aldatmalara sebep olmaktadır. Evlilikleri yıkan en büyük şey aldatmadır. Burada sıkıntı aldatandadır. Aldatan kişi affedildikçe hatasını yineler. Aldatma beraberinde güvensizliği getirir. Güvensizlikle dolu olan bir aile yaşantısı ise çekilmez bir hal alır.

Ekonomik sorunlarda evlilikleri felakete sürükleyen bir durum… Bu sorunlar baştan olabileceği gibi daha sonradan da ortaya çıkabilir. Aileleri boşanmaya sürükleyen başka bir durum ise durmadan eleştirilmek, aşağılanmak ve bunlarla beraber şiddetin baş göstermesidir.

İnsanların evlendikleri kişileri oldukları gibi kabul etmeyip, değiştirmeye çalışmaları da aile içinde başka bir sorundur. İnsanların uzun zamandır kalıplaşmış olan bazı özelliklerini değiştirmek kolay değildir. Çiftlerin birbirleri ile sakin bir şekilde konuşup bazı şeyleri zamana bırakmaları gerekmektedir. Aksi takdirde işin içine inatlaşmalar girecek ve evlilik istenilmeyen bir noktaya doğru gidecektir.

Bazen hayatın yoğunluğu çiftleri birbirinden uzaklaştırır. Çiftlerin aradaki mesafeyi çok açmamaları ve birbirlerine vakit ayırmaları gerekir. Ayrıca yaşanılan sorunların çözülmeden geçilmesi de ileride daha büyük sorunlara yol açacağından sorunları çözerek ilerlemek gerekmektedir.

Evliliğin tadı tuzu sayılan tartışmalar tadında bırakılmayıp uzatıldığında yahut çok fazla tekrarlandığında ne yazık ki evliliklerde ciddi yıkımlara neden oluyor. Tartışma anında sinirini kontrol edemeyen eşler, incir çekirdeğini doldurmayacak nedenleri öfkeleriyle besleyip; koca bir mesele haline getirerek soluğu mahkeme salonlarında alabiliyor. Bu sebepleri tartışma anında eşlerin sağduyularını kaybetmemeleri ve birbirlerine kırıcı yaklaşmamaları evliliklerinin sağlığı açısından son derece önemli.

Önemli olan bir diğer husus da öfkemizi analiz edebilmek ve kadın-erkek farklılığını kavrayarak buna göre davranabilmektir. Kadın ve erkeklerin olaylara bakış açıkları farklı olabilmektedir. Tabii ki gelinen aile ortamı, kişilik özellikleri gibi pek çok etkenle eşimizi de analiz edip, öfkelendiği konuları tespit edip, bu konularda daha hassas yaklaşabilirsek, tartışma ortamını ortadan kaldırmış oluruz. Unutulmamalıdır ki sağlıklı evlilik ve sağlıksız evlilikler arasındaki en büyük farklılık tartışmalardır. Sağlıklı evliliklerde eşler iyi bir şekilde tartışırlar.

Eşler çoğu zaman maddi imkânsızlık, plan yapma, karar alma, ev sorumlulukları, çocuk eğitimi gibi konularda tartışırlar. Tartışmaların sıkı bir kavgaya dönüşmesinin temelinde ise duygusal ihtiyaçların yerine getirilmemesi yatar çoğunlukla. Sevildiğini yahut ciddiye alınmadığını hisseden eş, tartışma esnasında savunmaya geçer ve bu psikoloji ile tartışmayı daha da körükleyebilir. Mesela para konusunda tartıştığı düşünülen erkek aslında gizli gizli başka nedenlerden ötürü eşine öfkeleniyor olabilir.

Bir evlilikte eşler arasında olumlu ve mutluluk verici, sevildiğini, önemsendiğini hissettiren deneyimler ve anlar ne kadar çok yaşanırsa o evlilikler uzun süre devam etmektedir. Bir evlilikte çeşitli sebeplerle hayal kırıklığı ne kadar çok yaşanırsa eşlerin birbirine tahammülü azalmaya başlar.

Evlilikte aşağıdaki durumlar ne kadar çok yaşanıyorsa, şiddetli geçimsizlik o kadar çoktur ve o evlilik risk altına girmiş olabilir.

•Eşler birbirleriyle konuşamaz hale gelmişlerse,

•Birbirleriyle konuşup, konuştukları sorunlarla ilgili çözüm üretemiyorlarsa,

•Defalarca kez aynı konuyu konuşup her defasında bir değişiklik olmuyorsa,

•Bir ilişkide iki taraf da çok sık bir şekilde eşi için önemsiz ve değersiz olduğunu hissediyorsa,

•Eşlerin arasındaki duyarlılık ve hassasiyet kaybolmuşsa, örneğin; eşinin ağlamasına, eşinin yüzündeki üzüntü

ifadesine ya da eşinin karşısında sıkıntı yaşamasına diğer eş hissiz bir şekilde karşılık veriyorsa,

•Eşler birbirleriyle konuşurken, sıklıkla sıkışma, boğulma ve bunalma hissi yaşıyorlarsa,

•Eşi tarafından acısı, derdi duyulmuyor hissi varsa,

•Günlük hayatın bir parçası olan ufak sorunlar bile çok büyük kavgalara dönüşüyorsa,

•Eşler arasında savaş bayrakları çekilmişse,

•Eşlerin kendi öfkeleri, ilişkinin ve çocuklarla ilgili hassasiyetlerinin önüne geçmişse,

•Eşlerin arasındaki saygı kaybolmaya başlamışsa ya da hiç yoksa

•Eşler aksi giden her durum için birbirlerini suçluyorlarsa,

•Cinsellik azalmışsa,

•Eşe duyulan kırgınlık hissedilen sevginin ve hoşgörünün önüne geçmişse,

•Haksızlık duygusu çok yoğun hissediliyorsa;

•Eşlerin aileleri, arkadaşları, işleri ya da çocukları birbirlerinden ve ilişkilerinden öncelikli hale gelmişse,

•Eşlerin aileleriyle ilgili yıllardır bir mutabakata varılamamış eşlerin rahatsız oldukları ve çözümsüz kalmış konular varsa,

•Eşlerin birbirlerine güvenleri azalmışsa ve birbirlerinin yanında sıklıkla tetikte hissetmeye başlamışlarsa ve birbirlerinden çok basit günlük durumları bile saklar hale gelmişlerse, vb.

Not: Aileye yönelik yayınlanmış birçok kaynaktan yararlanılmıştır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.