HUNKAR SAG GIYDIRME
Uzm. Sos. Nihal SALMAN

Uzm. Sos. Nihal SALMAN

05.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Şubat tatili ve çocuklarımız 

Çocuklar yoğun bir okul programını geride bırakıp yarıyıl tatiline girdi. Bir “oh” deyip dinlenecekleri tatil başlamıştır artık… Bu sürece içinde okul kelimesini ya da onla ilgili hiçbir şey duymak istemezler. Bu nedenle anne babalar, en azından ilk birkaç gün okulla ilgili konuşmamalı ve okulla ilgili kendi hazırladıkları programdan bahsetmemeli; “tatilde matematik çalışacaksın, bol bol kitap okuyacaksın” gibi. Bu şuna benzer; yoğun bir çalışma temposundan sonra nihayet yıllık izne ayrılımmışsınız ve tatilinizde işle ilgili hiçbir şey duymak istemezsiniz. Çocuk bir kaç gün kendine geldikten sonra çalışmasını istediğiniz veya geride olduğunu düşündüğünüz derse çalışması için destek olabilirsiniz. Çocukların tatillerini bol bol dinlenerek, eğlenerek geçirmesine izin verilmeli.

Maalesef anne babalar çocukların bu tatilini okul başarısını artırmak için fırsat görüyorlar. Çocuğun başarısında da, başarısızlığında da anne babanın rolü vardır. Bütün dönem boyunca çocuğun dersleriyle ilgilenmeyip, veli toplantılarına katılmayıp, okulda bir sorun var mı, her şey yolunda mı, bunu araştırmadan, tatile birden bire ilgili anne baba olmak ve “Oğlum/kızım tatil boyunca ders çalışacaksın ve zayıf dersini düzelteceksin” demek doğru değil.

Anne baba olarak eğitim hayatı boyunca ilgili anne baba olunmalı ve çocuğun okul başarısıyla çok takıntılı olunmamalı. Çünkü bir yerden sonra çocuk “başarılı olursa sevildiğini düşünecek, başarısızsa da değersiz hissetmeye başlayacaktır. Sizin koşulsuz sevginizi hissetmeyecektir. Her an her yerde “derslerin nasıl, okul nasıl gidiyor” gibi sözlerle konu hep okul, yani okul başarısı olur. Çocuğun diğer özellikleri, becerisi, yetenekleri hiç gündeme gelmez. “Okulda başarısızsa hayatta da başarısızdır” etiketi çocuğa yapıştırılır ve öz güveninin gelişmesine izin verilmez. Sonra ders çalışmak istemeyen, bir şeyi daha denemeden başaramayacağını düşünerek, başarısızlığı kabullenen çocuklar olarak büyürler.

Bu nedenle anne baba olarak çocuğunuzu, önce sizin çocuğunuz olduğu için koşulsuz sevdiğinizi gösterin. Sevginizi akademik başarılarıyla koşullamayın. Okul konusunu bir kenara bırakın. Diğer yeteneklerini ve becerilerini ön plana çıkararak onla gurur duyduğunuz gösterin. Örneğin çocuğunuz çok iyi bir sporcudur; çok iyi yüzüyor olabilir. Aile ziyaretlerine gittiğinizde, misafirleriniz geldiğinde çocuğunuzun okul başarısı yerine, ne kadar iyi yüzdüğünden bahsedebilirsiniz.

Eğer henüz çocuğunuzun bir yeteneğini keşfetmediyseniz, yelekenlerini keşfetmek için çeşitli hobi kurslarına gönderin. Bu hem çocuğun sosyalleşmesine, hem de öz güvenini yükselmesine yardımcı olacaktır.

Bunun yanı sıra çocuğunuzun öğretmeniyle iletişim içinde olun. Veli toplantılarına katılın, çocuğunuzun davranışlarınızda bir değişiklik varsa öğretmenine konuşun, arkadaşlarıyla ilgili bir sorun olup olmadığını araştırın. Anlamakta zorlandığı dersler var mı, bunun için neler yapabilirsiniz öğretmenden bilgi alın. Çocuğun okulda yaşadığı problemleri zaman kaybetmeden çözerseniz okuldaki performansı da olumsuz etkilenmeyecektir.

Gelelim yarıyıl karnesine… İşte bütün bu söylediklerimden sonra karne konusunda neler yapılması gerekir tahmin edebilirsiniz. Aslında karneyi anne babalar alır. Çocuğunuz karnesi kötüyse çocuğunuzu korkutmayın. Zaten utanarak karnesini size getiren çocuğu, birde siz aşağılarsanız başarısızlığı kabullenir ve derslerini düzeltmek için hiçbir çaba harcamaz. Bu nedenle çocuğunuz karnesini getirdiğinde ders notları düşükte olsa, kocam bir sarılıp, öpün ve ne olursa olsun sizin küçük kızınız, biricik oğlunuz olduğunu hissettirin. Notları düşük olduğu dersleri gülümsemeyle anlatın ve “ artık ikinci dönem biraz daha fazla çalışarak düzeltirsin” diyerek moral verin. “ Ben sana güveniyorum ikinci dönem daha güzel olacak, daha başarılı olacaksın” gibi sözlerle yüreklendirin ve inandığınızı gösterin. Eğer özel desteğe ihtiyacı varsa tatil süresince fazla sıkmadan, bir özel öğretmenden destek alabilirsiniz.

Karne sonuçları, birçok veli ve öğrenci tarafından “başarının tek ya da en önemli göstergesi” olarak algılanmakta, düşünce, duygu ve davranışların yönünü belirlemektedir. Bu nedenle, bazı öğrenci ve veliler için mutluluk ve gurur kaynağı olan karneler bazıları için ise kaygı ve üzüntü sebebi olabilmektedir.

Çocuklar, almış oldukları karne notlarına bakılarak, “çalışkan” ya da “tembel” olarak değerlendirilmemeli, etiketlendirilmemelidir. Bu kapsamda yapılacak aşırı cezalandırma ve ödüllendirme tepkilerinden de kaçınılmalıdır. Özellikle uygulanacak cezalandırmalar, okul yaşantısının, aile ve çocuk iletişimini olumsuz yönde etkilemesi gibi bir sonuç doğurmakta, bu durumda çocuk, kişisel gelişimine, okula ve öğrenmeye karşı olumsuz bir tutum geliştirmeye başlayabilmektedir. Aşırı ödüllendirmelerde ise, çocuk ileriki öğrenmelerini kendisi için değil başkalarından elde edeceği ödül için gerçekleştirmekte bu da kalıcı öğrenmeleri ve içsel motivasyonu olumsuz yönde etkilemektedir.

Karne, gelecek adına önemli ipuçları taşıyan fırsat olarak değerlendirilmelidir. Karnenin en yalın şekliyle, başarılı olunan ya da bazı derslerde eksikliklerinin olduğunu ve daha fazla çaba göstermesi gerektiğini gösteren bir belge olduğu unutulmamalıdır. Anne ve babalar olarak verilecek tepkiler çocuğun diğer öğrenmelerini etkilemektedir. Çocukların öğrenme isteklerini köreltmeden ve yeni bilgiler almaktan korkmalarını sağlamadan, karşılaştıkları zorlukları yenmeleri için cesaretlendirmek sadece öğretim başarısını değil yaşam kalitesinin de artmasına yol açacaktır.
Kaynak: http://www.egitimtercihi.com/okulgazetesi/12985-ogrenciler-yariyil-tatilini-nasil-gecirmeli-iste-oneriler.html
http://www.milliyet.com.tr/yariyil-tatili-icin-etkinlik-egitim-2378041/
https://www.mentalup.net/blog/yariyil-somestr-etkinlikleri-2017
(Devam edecek)

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.