KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

15.05.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Agro turizm ve turistlerle çilek topladığımız, Yeşilırmak gezimiz

Turizm dolu zamanların hissedildiği bir bahar yaşamaktayız. Her bölgemiz turizm ekonomisinin nimetlerinden artık nasıl yararlanılacağının farkında. Halkımız üretiyor ve bu ürettiklerini de turizm kanalıyla hem iç piyasa, hem de turistlere yönelik satışlarını yapabiliyor. Aslında her bölgemizin karakteristik özellikleri farklı ve bu da çok büyük avantaj.

Yani turistlerimiz, tarihi ve kültürel varlıklarımızın izini sürerken, bu bölgelerin de ayrıca gastronomi ve diğer zenginliklerinin de farkına varıyor. Oturduğunuz ofiste, yaşadığınız ortamın dışında olmazsanız, piyasanın nabzını da tutmakta zorlanırsınız. Bu yüzden, çarşı ve pazarın nabzını tutabilmek için sürekli esnafın, halkın içinde, iç içe olmalısınız. Biz de öyle yaptık ve uygulamaya koymayı başardığımız agro turizm çeşitliliği kapsamında Batı bölgemizde Yeşilırmak’ın yolunu tuttuk.

Her bölgeden gelen turistler fazlasıyla memnun

Özellikle ülkemizin içinde olduğu Akdeniz’de tarihi ve kültürel miras her yerde kendisini fazlasıyla

hissettirmekte. Bu Malta, Girit, Rodos, Mısır, Tunus, Yunanistan, Türkiye gibi turizm destinasyonlarında aynı bizdeki gibi MÖ 4000’li yıllara hatta daha da geriye dayanan medeniyetlere rastlamak mümkün.

Bunun dışında ne kalıyor, tabii ki gastronomi geleneği, endemik flora ve faunanız ayrıca ülkenize ait doğal zenginlikler. Kış turizmi kapsamında adamıza yayılan ve her yerde ekonomimize katkı koyan bu turistleri otobüsler dolusu Karpaz’dan Yeşilırmak’a görmek, onlarla rastlaşıp sohbet etmek de mümkün. Biz de yaptığımız program vesilesiyle turistlerimizle adamızda çilek toplamak istedik. Programı düzenleyen tur operatörümüz ve bakanlık yetkililerimizin son derece itinalı çalışmasıyla birlikte bu özel zamanları gerçekleştirdik. Açıkçası, çok da iyi yapmışız ve turizm sektörümüzün gittiği noktayı bire bir yaşama fırsatını da bulduk.

Agro turizm konseptiyle gelişen bölge ekonomilerimiz

Turistler artık otellerin dışına çıkmak istiyor. O bölgelerde halk ne yer, ne içer öğrenmek istiyor.

Lokal tatları, yüzyıllara dayanan yiyecek içecek alışkanlıklarını bilmek ve kendi kültürünün dışındaki dokuları yaşamak istiyor. Bazen şehir merkezlerini terk ederek, kırsal diye adlandırılacak alanlara gitmek istemeleri, ziyaretleri, buralarda o civar halkının ürettikleri servise yönelik her şeyi, bölgenin doğal alanlarının içinde görmeyi talep ederek, bazen de en az bir gece konaklama ihtiyacı duymaktadırlar.

“Kırsal alanlarda konaklama ve etkinlikler köy yerinde yapılıyorsa bu turizm türü çiftlik turizmi olarak adlandırılmaktadır. Herhangi bir kırsal yerleşimde ekonomik etkinlik tarım ise ve turistik uygulamalar da ağırlıklı olarak tarıma dayalı olarak yapılıyorsa, bu tür turizme tarım turizmi denilmektedir- karamankulturturizm.gov.tr)

Anlaşılacağı üzere, son yıllarda tüm Akdeniz ülkelerinde alternatif turizm kapsamında en fazla para kazandıran model, agro turizme dayalı olandır. Ne mi yapılıyor; bölge insanının günlük yaşam tarzlarının en yalın şekilde, abartısız, doğal ortamda turistlerin beğenisine sunuluyor. Hani biraz merak ettiğim için ve atalarımızın dondurmacılıkla uğraştığını öğrendikten sonra yaptığım araştırmalarda, Akdeniz’in en güzel dondurmalarının yapıldığı İtalya’daki dondurma yapılan köylerde o yöreye ait has meyvelerin en doğal ortamında katıksız, hormonsuz,  genetiği değiştirilmeden nasıl dondurma yapıldığını öğrendim.

Bunların sonucunda, dünyanın her yerinden o güzelim dondurmaları tatmak için turistik kafilelerin oluk oluk bu bölgelere taşındığını izledim. Sonucunda ne mi oluyor, o yöre, bölge, dünyanın en lezzetli dondurmalarının, şaraplarının, zeytinyağlarının, reçellerinin yapıldığı birer markaya dönüşüyor. Tüm dünyanın onayladığı ve yılların emeğiyle, alın teriyle üretilen markalar turizmde bu ülkelerin imajının gelişmesine de ayrıca yardımcı oluyor.

Dünyanın en güzel ve lezzetli çileklerinin yetiştirildiği bölgemiz; Yeşilırmak

Turistler, gruplar halinde otobüslerden inerek, adeta Liverpool’lu gençleri dünya zirvesine taşıyan Beatles grubunun şarkılarında olduğu gibi “Strawberry fields” çilek tarlalarına aktığı anları sizlerin de görmesini isterdim. Daha önce olduğu gibi, portakal ağaçlarını severcesine portakala dokunan benzer turistler; ömürlerinde daha önce hiç görmedikleri çilek tarlalarıyla buluşuyorlardı.

İnanılmaz bir coşku ve huzur ortamının içerisinde bulunduklarını hissetmemek için çok duygusuz olmanız gerekirdi. Gruplar halinde sohbetlerimizi gerçekleştirirken, Belçika, Avusturya, Almanya, Estonya, Letonya, Hollanda’dan geldiklerini öğreniyoruz. İlk kez elleriyle bu güzel çilek tarlalarından çilek toplamışlar ve adeta buradan ayrılmak istemiyorlardı. Kendilerini nasıl hissediyorlar diye de sorduğumda; tatil sürelerinin en sevinçli anlarını yaşadıklarını ve daha önce sadece marketten satın aldıkları çileğin aslında ağaçta değil de toprağın üzerinde yetişen bir meyve olduğunu gördüklerini söylediler. O küçücük çilek fidanlarının doğal mucizesine şahit oldukları farkına vardım. Herkes doğanın bahşettiği bu güzel çileklerden kendilerine verilen kapların içine doldurarak hem yedi hem de fotoğraf çekerek bizlerle bu özel anları sonsuz kıldı.

Bir de anladım ki, kendilerini çok özel hissettiler çünkü düşünsenize bize aynısı yapılsa, Turizm Bakanlığı yetkilileri gelse, bölge ileri gelenleri bizleri kucaklasa, bir sevgi ortamında tatilimize renk katsa? Doğrusunu söylemek gerekirse, çok iyi olurdu değil mi?

Bir sürpriz daha yaşadılar. Yeşilırmak sahilinin güzelliğine de ayrıca hayran kaldılar. Denizin bu kadar yakında olduğunu görünce, Kıbrıs’ın en güzel tarihi yerlerinden biri olan Vuni Sarayı’nın yine burada olduğunu öğrenince mutluluklarına mutluluk eklendi.

Tüm turistler, topladıkları bu çilekleri geri mi bırakmak gerekliliğini veya satın alıp alamayacaklarını sorguladıklarında ise, ücret ödemeden kendileriyle beraber götüreceklerini öğrenince, bizlerin gerçek amacının sadece onları mutlu edip, turizm sektörümüze gerçekten bir katkı yapmak olduğunu anladılar. Biz de mutlu olduk çünkü en kısa zamanda yine gelmek istediklerini hep bir ağızdan bizlere haykırdılar.

Evet, geçtiğimiz haftalarda turizm istatistiklerimiz yalan söylemez demiştik. Nisan ayında geçen yıl yüzde 38’de kalan konaklama oranının, bu yıl yüzde 55’e çıktığını görmekteyiz. Nisan ayında TC’den gelen ve turistik konaklama tesislerinde konaklayanlar geçen yıl 171 bin 60 iken, 2017’de 212 bin 570’e, yabancılar ise 58 bin 137’den 93 bin137’e çıkmıştır. Değişimler ve büyüme çok önemli boyutlara gelmiştir. Durmadan çalışacağız ve adamız laik olduğu turizm potansiyelini hızla yakalayacak.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.