HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

12.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Azerbaycan tanıtım etkinliklerimiz ve Kuzey Kıbrıs algısı

Ercan Havalimanı’nda tüm ekibimizin gelmesini beklerken, Azerbaycan yollarını tutmaya hazırlanıyorduk ki, sabahın erken saatlerinde bir anda o acı haberle sarsıldık.

Kimler yoktu ki bu ekipte, KITOB, KITSAB temsilcileri, otel sahipleri, acente sahipleri, gazeteciler, BRT mensupları ve THY yöneticileri… Herkes bir anda televizyon ekranına kilitlenmiş sabah mahmurluğundaki şaşkınlıkla dağ yolundaki o talihsiz kazanın haberine kulak vermeye çalışıyordu.

Oysa göreve geldiğimiz günden beri stratejik turizm hareketimizin içerisinde çok önemli yer tutuyordu Azerbaycan. Hiç kimsemizde ne tat, ne de tuz kalmıştı. Ama bizim dışımızda da çok iş bağlantısı kurulmuştu. Tüm paydaşlarla yaptığımız toplantı sonrası operasyonumuza devam etmeye karar verdik. Azerbaycan’da birçok devlet yetkilisi ve özel sektör çalışanlarıyla görüşmeler ayarlanmıştı. Bu üzüntümüz iki gün boyunca sürdü ve kimsenin, tanıtım etkinliğinin yapıldığı ve gerçekten çok başarılı şekilde gerçekleşen business to business (B to B) çalışmalarının paylaşımını ne sosyal medyada, ne de diğer alanlarda yaptı. Buruk bir tebessüm vardı yüzlerde, o da tüm sektör çalışanlarının hep bir ağızdan söylediği her şeyin mükemmel olduğu etkinliğin gerçekleştirilmesiydi.

“Azerbaycan veya resmî adıyla Azerbaycan Cumhuriyeti (Azerice: Azərbaycan Respublikası /ˈɑzæɾbɑjdʒɑn ɾespublikasɯ/), Batı Asya ile Doğu Avrupa'nın kesişim noktası olan Kafkasya'da yer alan ülkedir. Güney Kafkasya'nın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi olan Azerbaycan'ın doğusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Gürcistan, batısında Ermenistan ve güneyinde İran ile komşudur. Kendisine bağlı olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin ise kuzey ve doğusu Ermenistan ile güneyi ve batısı İran ile çevrilmiştir, Türkiye ile de 17 km'lik sınırı bulunmaktadır.

Azerbaycan, zengin kültürel mirasa sahiptir. Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkeler arasında opera, tiyatro gibi sahne sanatlarını barındıran ilk ülke olma özelliğini taşır. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti 1918 yılında kurulmuştur ancak iki yıl sonra 1920, 26 Nisan'da Kızıl Ordu sınırı geçerek Azerbaycan'a girmiş. 28 Nisan 1920'de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuş ve ardından Sovyetler Birliği topraklarına katılmıştır.

Ülkenin tekrar bağımsızlığını kazanması 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılması ile gerçekleşmiştir. Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan, Dağlık Karabağ bölgesini ve bu bölgenin çevresindeki yedi reyonu işgal etti. Dağlık Karabağ'da ortaya çıkan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti, fiilen savaşın sona ermesinden bu yana bağımsız olmasına rağmen, diplomatik anlamda hiçbir devlet tarafından tanınmamaktadır ve Azerbaycan'a bağlı bir de jüri bölge olarak kabul edilmektedir” (Wikipedia )

Paylaşılan aynı dil, aynı kültür, aynı din

Konuşulan dil, paylaşılan kültür, çok ama çok tanıdık geliyordu. Özellikle bazen alay konusu olan Kıbrıs Türklerinin konuştuğu şiveye ve kelimelere de çok benziyordu Azerice. En fazla aklımda kalan velesebit (bisiklet) kelimesinin eski Kıbrıslı büyüklerimizin kullandığı şekliyle aynı oluşuydu. Gece saat 20.30 sularında indiğimiz uçağımız ve Haydar Aliev uluslararası havalimanı terk ettikten sonraki yol güzergâhı, Turizm ve Çevre Bakanımız Sn Fikri Ataoğlu’nu ve beni hayretler içinde bırakmaya başlamıştı. İnanılmaz bir aydınlık ve binaları çepeçevreleşen bir ışık büyüsünde her yer ışıl ışıldı.

Bakü, alevler şehrine adını veren Alev Binalar, Absheron Marriott, Hilton otel ise bu büyünün tam ortasında idi. Bu arada İkinci Dünya Savaşı’nda, Ruslar tarafından esir Almanlara yaptırılan binalar ise o yılların hüznünü ama dimdik ayakta oluşları ile bizleri farklı bir tünele doğru seyahat etmemize vesile oluyordu. Bu arada yanılmıyorsam 2011 yılı Eurovision şarkı yarışması için yapılan rengârenk kristal kürenin mimarisini ise sizlere anlatamaya çalışırsam gerçekten zorlanırım.

Deniz kenarı (Hazar) sahilleri dolduruluyor ve bu sahil şeridinde devasa en az 40-50 katlı binalar yükseliyordu. Açıkçası bir Kıbrıslı Türk olarak biraz imrendim çünkü benim ülkemde de aynı şekilde yükselen binaları görmeyi arzu ediyorum. Sembolik olarak, bu güzel ülkenin doğasına ve şehir dokusuna zarar vermeyecek şekilde dizilecek dört veya beş adet böylesine mimari açıdan muhteşem bina hiç kimsede olumsuz bir yargı uyandırmayacaktır.

Londra, Dubai karışımındaki orta kesim halk

Turizm açısından yaklaşık bin öğrencinin okuduğu Azerbaycanlı öğrencilere ve iyi para harcayan gelir düzeyi üst seviyedeki Azeri halkına kesinlikle ülkemiz biçilmiş bir kaftan pozisyonunda. Yıllardır gittikleri Bodrum, Kemer ve Antalya’daki otellerden artık bıkmış bir tüketici profili var. Yapılan toplantıda ve görüşmelerdeki son yıllarda organize edilen ve yaklaşık 300 kişinin katıldığı Kuzey Kıbrıs roadshowunda bizlere çok sıcak davranıldığını ve ülkemiz için “gardaş ülke” diye konuşulduğuna şahit olduk. Bu tanıtım etkinliğinde Gamira Pashaeva (bayan milletvekili) hem güzelliği, hem zarafeti ve yaptığı konuşmayla herkesi büyüledi. “Bizler tek yürek oldukça, başka kimseye ihtiyacımız yoktur” derken salondan alkış sesleri yükseldi. Bu kadar çok zenginliğin ve ihtişamın içerisinde öğrendiğimiz kadarıyla asgari ücret sadece 300 USD civarında ve genelde halkın orta kesiminin özel sektörde çalıştığını öğrendik. Özel sektör kazançları iki, hatta üç katına kadar çıkabiliyor.  Bu arada inanılmaz alışveriş yerlerinin olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Biz içinde bulunduğumuz ruh hali ile gitmedik ve hiçbir gezi programı organize etmedik ama bu alevler şehrinin, çok ciddi şekilde alışveriş turizmine hazırlandığını söylemek mümkün.

Bu arada İngiltere’deki siyah minicabların aynılarını görmeniz sizleri şaşırtmamalı ama renkleri mor renge boyanmış. Onlar bile Bakü şehrine farklı bir hava veriyor. İş anlamında ise, tur operatörlerinin istediği uygun ve taksitlendirilmiş paket turların yanında, burada üniversitelere bir çağrı yapmak istiyorum, Azeri öğrencilere yönelik eğer farklı paketler ve indirimler hazırlanırsa, mutlaka adamıza okumak amaçlı gelecek olan kişilerin en az önümüzdeki yıl ikiye katlanacağı şekilde.

Türk Hava Yolları ve diğer havayollarımız, touchdown alternatiflerini de düşünerek mutlaka bu önemli Müslüman pazara girmek adına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için kollarını sıvamalı. Herkes Türkiye’mizin çok kolaylıkla bu açılımı yapacağına inanıyor ve beklentisi bu oranda çok yüksek. Aileleri ile turizm yapan, tarihi, kültürü çok seven, aydın bir halk Azeri Halkı. Türk Diaspora Başkanının da bir Kuzey Kıbrıs sevdalısı olduğunu görmek mümkün. Nazım İbrahimov “Ülkeniz gerçekten cennetten bir köşe ifadesini kullandı”

Son satırlarımı yazarken, bir paragraf da çocuklarını Kuzey Kıbrıs’ta okutan, Kıbrıs aşığı “Erdel Hacıyev”e sözü getirmek isterim. Son derece beyefendi ve sempatik kişiliğiyle bizleri attığımız her adımda yalnız bırakmadı. Mutlaka Kuzey Kıbrıs ile oluşturulacak kan bağının çoğaltılarak farklı alanlarda işbirliği içerisinde olmamızı ifade etti.

Gerçekten de yolculuğumuzun ilk günündeki hüznünün yerini, biraz da başarmışlığın rahatlığı ile adamıza geri geldik. Bu arada; her attığımız adımda yanımıza olan Bakü temsilcimiz Ufuk Turganer’in de hakkını teslim etmek gerek. Bu etkinliğin düzenlenmesi için canla başla çalışan kişilerin en başında geliyordu. Ne yazık ki hiçbir şey, kaybedilen canların yerini tutamaz. Yaslı ailelerine Allah’tan sabır, kazada hayatını kaybedenlerin mekânlarının cennet olmasını dilerim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.