Akacan Holding
Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

13.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Dünya Bankası, Kuzey Kıbrıs Raporları ve olası AB süreci

Şubat ayı içerisinde çok önemli toplantılara ev sahipliği yapıyoruz. Adamıza birçok kesimden inanılmaz yoğun bir ilgi var. Hürriyet gazetesi ve buradaki bazı paydaşların önceliğinde yapılan “Kuzey Kıbrıs’ı keşfedin” mottosu ile yapılan bir dizi etkinliğin de doğru yansımaları olduğunu söylemeliyim.

Özellikle Ertuğrul Özkök`ün köşe yazısında ülkemiz hakkındaki yazdığı yazı beni mutlu etti. Demokrasi, güvenlik ve Batılı format bu ülkede gerçekten var. Bu ilginin hangi yol haritasına doğru gideceği öyle tahmin ediyorum ki yakın bir zamanda belli olacak. AB (Avrupa Birliği ) tüm unsurları ile adamıza çıkarma yapmış durumda. Kamu ve sektörümüzün faaliyetleri mercek altında ve atılan her adımın Uluslararası hukuk ve AB müktesebatına göre uyumuna göre çalışmalar isteniyor.

Bu arada kendilerinin de sunduğu raporlar var. Bu raporların kimler tarafından hazırlandığı ve doğruluğu bazen soru işaretleri de oluştursa, her ne olur ise olsun esas olan tüm ekonomik çarkların nasıl ve ne şekilde AB ve bir anlamda Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile entegre olacağı.

Turizm politikalarında atılan adımlar doğru bir zemin üzerine inşa ediliyor

Dünya Bankası yetkilileri ile yaptığımız toplantı benim en azından turizm sektörümüz ile kamu ve özel anlamında ne düşündüklerini ölçmek için bir fırsat niteliğinde idi. Sadece turizm değil, eğitim, tarım, ulaştırma da mercek altına aldıkları ana başlıklar arasında idi.

En başından belirtmekte fayda var, bizim ülkemizde de yetişmiş, bilgi birikimi ve donanımları ile bu uzman AB yetkilileri ile çok kolay istişare edecek bürokrat kişiler var. Onlar zaten kendilerinin kimler olduğunu biliyorlar. Her alanda yapılan yorumlara, sunulan raporlara ve bilimsel verilere dayanarak konuşacak üst düzey kamu görevlilerimiz de var.

Hepimizin ortak görüşü, her alanda devamlılık ve sürdürülebilir yapının bizlerin istikrar anlamında yapması gereken bu ülke için en önemli kazanımı olacağı yönünde. Maalesef en fazla eleştirilen konumuz her alandaki hedeflerimize uzun vadeli plan ve programlar yazamamış oluşumuz. Aslında yazıyoruz, uygulamaya da başlıyoruz ancak yeterli zamana bu önemli stratejik hamlelerimizi yayamıyoruz

Kuzey Kıbrıs Turizm Örgütü, AB Dünya Bakansı merceğinde

Çok fazla yorumda bulunmak istemem ama bizlere sunulan raporlar biraz eskimiş gibi geldi bana. Bu kanaatime ulaşmanın en önemli sebebi ise raporun içeriğindeki maddeler ve yapılan saptamaların güncellenmemiş olması geldi bana. Örneğin mayıs ayından beri biz bu kişiler ile hiç temas etmedik.

Daha doğrusu onlar da bizler ile raporlarını yazmadan önce herhangi bir temasta veya e mail yolu ile bilgi istemediler. Örneğin Kuzey Kıbrıs markasının turizm örgütü kurularak uluslararası platformda bir marka olması yolunda özerk bir yapıda tanıtma ve pazarlaması ile ilgili attığımız adımların neler olduğundan haberlerinin olmadığını öğrendim.

Onlara bu raporları yazmalarında yardımcı olan AB Koordinasyon ofisinde görevli bazı uzmanların yeteri kadar bilgi alış verişinde bulunmadıklarına şahit oldum. Tabii ki bu görüşlerimi kendilerine birinci ağızdan ilettim. Daha fazla temasın her iki taraf için de en azından Kuzey Kıbrıs tarafınca önemsendiğini belirttim. Bu arada bir parantez açayım, Dünya Bankası sadece teşhisi koyuyor (koyabildiğince) ancak daha ötesini (Mali yardım vs) gibi bir misyonu yok.

Gerçeği söylemek gerekirse, bize Türkiye’mizden başka yar olan yok. Olmayacak da. Açıkçası AB fonları anlamında tüm sektörlerde verilen zorluklar karşısında daha fazla cömert olmak zorundalar. (2004 yılı referandumu sonucunu hatırlatmak isterim).

Bizlere karşı samimi iseler, teşhisi koyarken, tedavi yöntemlerinin en başında gelen zorluğun bu küçücük adanın kaç yıldır uluslararası ambargolar altında nefes almaya çalıştığını da unutmamalılar. Bizler ne yapılması gerektiğini çok iyi biliyoruz.

Ülkemize gelecek yabancı sermayeye karşı biraz daha ambargolar nezdinde esnek olunsun emin olun beş yıl içerisinde Rum Kesimini turizm anlamında yakalar, on yıl sonunda ise gelir anlamında geçeriz. Örnek mi, ülkeye ulaşım anlamında kara ve deniz yolu ile ulaşım ve ticareti açılmasına müsaade etseler görün bu ülkede neler değişiyor. Turizm dolu günler sizlerin olsun.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.