Cyprus Today sol
  • 16 Nisan 2018, Pazartesi 9:55
Yrd. Doç. Dr. İsmetESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Gazimağusa Turizm Festivali etkinlikleri ve büyülü şehir

Sabahleyin yola koyulmuştuk. Turizm haftası etkinlikleri kapsamında Turizm ve Çevre Bakanlığı olarak Gazimağusa ve Girne ekipleri diye ayırdığımız arkadaşlarımızın ilk sınavı gerçekleşiyordu. Kolay değildi çünkü Gazimağusa Belediyesi, DAU ve Turizm Çevre Bakanlığının koordinesinde birçok etkinlik gerçekleştirilecekti. Surlar içine bando eşliğinde girilecek ve kentin tüm unsurları bu yürüyüşün parçası olarak Namık Kemal Meydanında esas etkinlik alanında herkes yerini alacaktı.

Gazimağusa Büyülü Tarih kokan şehir.

Yine düş dünyama bir yolculuk gerçekleştireceğimi hissediyordum.. Muhteşem surlar ile çerçevelenmiş bir şehir, adeta Orta çağdan kalma bir ihtişam ile hem biraz küskün; hem de nazlı bir şekilde bize gülümsüyordu sanki. Düşünün, Kuzey Kıbrıs yerine başka bir Avrupa merkezinde böylesine medeniyetlerin peşi sıra birbirine ev sahipliği yaparak günümüze akıtan bir şehir ile karşılaşsanız, tek kelime ile rüyalarınızdan çıkmaz. O derece muhteşem, tarih kokan bir şehir Gazimağusa. Lüzinyan, Venedik ve Osmanlı Medeniyetleri inanılmaz bir zenginlikle her attığınız adımda karşınıza çıkıyor. Surları dolaşırken biraz küskün olduğunu hissettiğim oranın gerçek sahibi olan baş döndüren medeniyet mirasları; yine de bizleri bu etkinlik kapsamında bağrına bastı.

Açıkça söylemem gerekirse, Gazimağusa çok kapsamlı bir restorasyon ve renovasyon projelerinin süratle ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin dönemindeki yolculuğa çıkmak zorunda. Böylesine tarih kokan bir şehir Güney Kıbrıs`ta da yalnız değil, Türkiye’de az vardır inanın ki.

Bir düşler yolculuğuna çıktım demiştim ya;  bölgedeki turistlerin ellerinden düşürmediği kameraları günümüzün etkinliklerini karelemek için oradaydılar ama benim düşlerimdeki gördüklerim biraz farklı idi. Atlarının eşliğinde süvariler, şövalyeler etkinlik alanına yakın burçlarda dalgalanan flamalar ile müthiş bir gösterişe sahne yapıyordu.

Bu burçalarda neler yaşanmamıştı ki. ? En fazla bilineni olanlardan birtanesi Othello Burcu’nda buradaydı. Muheteşem tabyaların Girne’nin mavi denizine inat, biraz yeşile çalan limana doğru bakarken Shakespeare’in dünya edebiyatına kazandırdığı Othello eserinde karşılaştığımız Desdemon’ya olan aşkını kurguladığı döneme doğru bir düşsel yolculuğa çıkıyordum. Komutan Bragadino, Desdemona, ölümsüz bir tiyatro sahnesi sunuyordu bizlere. Kale Komutanı’nın Desdamona’ya olan aşk haykırışı ise tüm burçlardan inliyordu sanki.

Tarihin sayfalarını biraz karıştıranlar bilirler, 1390 lı yıllarda Mağusa gerçekten de dört yanı çevrili olan bir Kale şehri idi. Daha sonra yapılan yollar ile deniz burçlardan ve şehirden ayrıldı. Etkinliğimize ev sahipliği yapan ve bandoların ve kortejin geçtiği burcun üzerinde duran Aslanlı Venedik panosunu göremedim ve içim biraz burkuldu. Kıbrıs Krallığı döneminde Cenevizlililerin en kıymetli alanlarından birisi, belli ki de en değerlisi olan bu alan biraz daha fazla ilgiye muhtaç gibi. Türkiye Cumhuriyeti ile projeler anlamında, Mağusa burçlarına bütünlüklü bir rehabilitasyon projesi yapmanın zamanının çoktan gelip geçtiğini de not ediyorum. Çok enteresan bir şekilde karşıma her adımda çıkan farklı kiliseler o kadar çok gözüme çarptı ki üçyüze yakın kilisenin Ceneviz, Venedik dönemlerinde bu surlariçi alanına yapıldığı da bilgi dünyamda. Othello’dan baktığınızda bu kiliselerin varlığını hissedebilirsiniz, ne kadar çok günah işlemişler ki belki de bu kadar küçük bir alana bu kadar çok kilise yaptılar… Seksen iki yıllık Venedik mirasının tamamlayıcısı olan Osmanlı eserleri de tüm ihtişamları ile bizlere adeta göz kırpıyordu. Nefes aldığınız her oksijen adeta tarih kokuyordu. Lala Mustafa Paşa Camisi ve Othello burçlarının karşı karşıya olduğu güzergâha doğru uzanırken, Osmanlı İmparatorluğu’nun on bir aylık kuşatmasını hissetmemeniz mümkün değil. Paşanın çadırına sızmaya çalışan Venedikli Kale Komutanı Bragadino, Topçu Komutanı Martinengo ve askerleri ile birlikte Kaptan Bressa aslında ölüme doğru sızdıklarını da biliyorlardı sanki. Gazimağusa Limanına hiç girmesem bu güzel kente ihanet etmiş olacağım için kendimce ekiplerin gösterilerini izlerken yine düşlere olan yolculuğum başlamıştı. Bir zamanlar okumuştum, yeni liman inşa edilmeden önce sahil kumluk bir şekilde masmavi denize kavuşurmuş.

Osmanlı döneminde, bölgenin önemli bir Kent limanı olan Mağusa'da kale burçlarında muhteşem bir kültürler arası buluşmalar yaşanırmış. Arap güzergâhı üzerinde kurulu olan bu özel liman, dönemin en zengin, en güzel

limanlarından bir tanesi imiş. Tapınak şövalyelerinden tutun da, Ceneviz, Venedik, Osmanlı, en son olarak da az da olsa İngiliz medeniyetlerinin ihtişamını yansıtan bir yerdir. Bu ihtişamın içinde, tüm liman balıkçıları, hamalları, ambarları, rıhtım ve diğer görevlileri ile birlikte burçlarda yanan meşaleler ile birlikte güneşin az daha kafamıza geçeceği bir anda korodan yükselen sesler ile günümüze geldim. Namık Kemal Meydanı ve turizm etkinlikleri…

Kortej tarih kokan sokakların arasından geçip Namık Kemal Meydanı’na vardığında, sokakların kem gözden

korunmamız adına yakılan, zeytin yapraklarının kokusu ile bütünleşti. Meydanda, esnafımız yine Kıbrıs’ımıza ait kültürel eşyalarımızın satışı ile birlikte daha fazla Çin malı olan suvenir eşyalarını sattıklarını görünce, ikinci bir iş alanı olarak düzeltmemiz ve mutlaka çözmemiz gerektiğine inandığım bir konu yine gündemime oturdu.

Satılan bunca turistik eşya içerisinde, ne Othello, ne Shakespeare, ne Desdamona, ne Bragadino, ne adamızda otuz üç yıl sürgün yaşayan Ünü tüm dünyaya yayılmış “Vatan yahut Silistre “diyen Namık Kemal, hiç birisi yoktu. Turizm buradan başlıyor işte. Böylesine adına romanların yazıldığı bu muhteşem şehrin her adımında bu unsurları hissetmelisiniz. Bunu hisseden turist, adanıza yine gelir, yine görmek ister. Yine tarihe daldım, etkinliklerde, gösteri alanlarımıza kurulan Otellerimiz, Salamis, Palm Beach, Artemis otelleri tebrik ediyorum, katılmayan otellere de üzüntülerimi bildirmek istiyorum açıkçası. Böylesine bir günde bu önemli olayın bir parçası olmak; en başta onların görevleri arsında olması gerekirdi… DAU Gastronomi öğrencileri stantlarında, molehiya, fırın makarnası yapıp halkımıza sundular, oteller ikramlarını esirgemediler hepsine çok teşekkür ederim.  Diğer sivil toplum örgütlerimizden de Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği de yerini almıştı.

Tatlı, Lokma, şamişi, kumpir vs. satanları meydandaki yerlerini almışlardı. Protokol ve Gösteriler.

Protokolde kimler yoktu ki... En başta Turizm ve Çevre Bakanımız Sn. Fikri Ataoğlu ev sahipliğinde, Meclis Başkanımız Sn. Teberrüken Uluçay, İçişleri Bakanımız Ayşegül Baybars Kadri, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanımız Sn. Erkut Şahali, Milletvekillerimizden Meclis Başkan Yardımcısı Sn. Zorlu Töre, Resmiye Canaltay, babası eski Cumhurbaşkanımız Derviş Eroğlu, Gazimağusa Belediye Başkanı İsmail Arter, ve DAU Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Kılıç Hocamız yerini aldı. Minik çocuklarımızın gösterilerinde açtıkları turizm sloganları ise kesinlikle görülmeye değerdi. “Turizm İlke Tertemiz Ülke, Hiçbir Mavi Akdeniz’den güzel değildir. Bizlerin bile belki de düşünemeyeceği ve ders verici nitelikte idi. Daha sonra peş peşe gelen tüm gösteriler çok ama çok güzeldi. Resmiye Canaltay,Othello Çok sesli korosunda çok güzel bir performans da sergiledi. Ayrıca çok severek takip ettiğim harika kızımız Esra Ulçaylı da koronun parçası idi. Koronun hocaları Sn. Uluçay, Sn Dağlı, tüm müzisyenler harika bir iş çıkardılar. Sahne alan herkese gönülden sevgiler… Bir teşekkürü de TÇB Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdiresi Sn İpek Tüccaroğlu ve tüm ekip arkadaşlarımıza etmek istiyorum. Güzel bir gündü yaşanan, benim hayallerimde olanlar ise gelecek yılın parçası da olacak.

Turizm sezonunu açtık. Turizm dolu günler hepimizin olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 27 17 7 3 33 58
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 27 16 5 6 19 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 27 14 7 6 20 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 27 13 2 12 3 41
7 BAF ÜLKÜ YURDU 27 10 8 9 13 38
8 LEFKE TSK 27 11 5 11 10 38
9 CİHANGİR GSK 27 10 6 11 -1 36
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 27 11 2 14 1 35
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 27 9 7 11 -1 34
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 27 10 2 15 -24 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 27 7 7 13 -16 28
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 27 5 8 14 -28 23
15 YALOVA SK 27 5 7 15 -18 22
16 OZANKÖY SK 27 4 7 16 -34 19
yukarı çık