HUNKAR SAG GIYDIRME
Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

07.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Kış turizmine girerken rehber eksikliği sebepleri

Kış operasyonları turizm açısından başladı. Büyük acenteler, küçük acenteler, herkes kendi ekmek derdine düştü. Bakıyorsunuz, adamıza bin bir risk alarak turist getiren tur operatörleri, iş hacminin ve bağlantılı oldukları (uçak, otel) anlaşmalarından dolayı büyük stres altında, diğer küçük acenteler ise, ciddi kaos içinde çünkü yaptıkları bağlantıların meyvelerini toplamak istemekteler. Kolay değil, tüm turizm sektörünün de açıkça ifade ettiği gibi, bu önümüzdeki yıl, son yıllarda görmeye alışık olmadığımız bir yoğunluk kapımızı çalacak gibi.
Neden bu yoğunluk?

Sebebi çok basit aslında. Tur operatörleri ve onlar ile işi yapma riskine giren Kıbrıs kökenli ayni paydaşlar, adanın en öncelikli olarak fiyat ve güvenlik unsurlarını ön plana çıkarıyorlar. Özellikle kış sezonlarında nerede

ise, kendi evinde bir hafta veya iki hafta kalan Avrupa etiketli turistler, geçen kış aylarının sertliğinden dolayı, Akdeniz’in sıcağına kendilerini atarken, kendi evlerinde bile yapacakları elektrik, su, yakacak, yemek, içmek giderleriyle inanın bunların hepsine harcayacakları masraflar ile en az adamızda bir hafta tatil yapma imkânına kavuşuyorlar. Hal böyleyken, adı güvenlik anlamında hiçbir olaya karışmamış Kuzey Kıbrıs çok önemli bir alternatif haline gelebiliyor.

Son yıllarda kan kaybettiğimiz Alman pazarı için çalışan tur operatörü ve şirketler, büyük ümit kapısını zorluyor gibiler. Bu arada Türkiye’den gelen MICE turizm sektörünü de unutmamak gerekir. Adamız kendi çapına göre (yatak ve tesis sayısı, kongre ve konferans salonları vs.) bu pazardan da kış aylarında ve hatta mayıs başına kadar çok önemli kazanımlar elde etmekte. Bir diğer taraftan, adamız da gittikçe Türkiye’den gelen misafirlerimize daha cazip hale gelmeye de başladı açıkçası, bunun sebepleri de, gittikçe artan otel kalitesi ve adanın gerçek tarihi, kültürel dokusu ve farklılığı hatta ve hatta gastronomi kültürümüzün keşfedilmeye başlaması.

Gerçek anlamda kırılma noktası kış operasyonlarının başarıya dönüşmesi için gerekli kamu ve özel sektörde yapacağımız iyileştirmelerle doğru orantılı. Bu iyileştirmeler, müze ve ören yerlerinin temizliğinden tutun da, otobüslerimize, şoförlerimizin kalitesinden tutun da, çarşı ve pazarımızın yeterliliğine, esnafımızın eğitimine, hatta ve hatta ‘rehberlerin’ sayısına kadar önemli.
Tur rehberlerinin önemi

Adamızda kış sezonunun güzel geçmesine en büyük katkıyı koyabilecek olan unsurların başında tur rehberleri gelmekte. Adamızdaki turizm sektöründe bu rehberlerimiz bin 700 dolayında bilinmekte. Ancak Rehberler Birliği’ne kayıtlı yaklaşık 240 rehberin olduğu, bunların içerisinden ise aktif olarak çalışanların sayısının 180 civarlarında olduğu bilgisi, kurum yetkilileri tarafından bizlerle paylaşıldı. Bu yıl yaklaşık 15 bin ile 20 bin civarında beklenen charter operasyonlarındaki artış, doğal olarak rehber eksikliğini gündeme taşıdı. Her gün yaklaşık 40-50 otobüsle operasyon yapan tur şirketleri, doğal olarak büyük sıkıntıya ve krizin eşiğine geldi. Krizin esas patlak noktası, bu krizi kendi lehine kullanmak isteyen bazı kesimler oldu. Kimisi, tur operatörlerini suçlarken (az maaş veren tur operatörlerinden dolayı sektörde çalışan kişi sayısına ulaşılamaması),  kimisi de rehberlerin bu kış dönemi yoğunluğunu fırsat bilerek yüksek fiyatlarda çalışmak istemelerini belirtti. Şu veya bu sebeple turizm sektörümüzün zarar görmemesi adına atılacak adımların daha bir sükunete doğru yol almasını ve herkesin bu çözüme katkı koyması gerekliliğiyle hareket noktalarımızı en baştan belirtmeliyiz. Bir de farklı argümanlar var. O da Rum kesiminden gelen, otobüsle seyahat eden yolculara onların rehberlerine refakat edecek olan Türk rehber (şu anda var ama sessiz rehber), bir de istihdam edilen rehberlerin belli dönemlerde tur operatörleri tarafından maaşları ödenmeyerek veya çok geç ödendiklerini beyan etmek suretiyle sektörden uzaklaşmaları.
Reçete nasıl yazılacak?

Bizler bu aşamada, turizm sektörünün zarar görmemesi adına, elinde gokartı (ehliyeti) olup da rehberlik yapmayan (memur kesim hariç) bu kişileri sektöre kazandırmak esas önceliğimiz arasında olmalı. Düşünsenize, geçmişte bir şekilde rehberlik mesleğine gönül vererek gidip kursa katıldınız, rehber oldunuz ama rehberlik yapmıyorsunuz. Birinci hedef bu kişileri tekrardan sektöre kazandırmak olmalı. Bizler hem televizyon hem de yazılı basın yoluyla ilan ve duyurularımızla bu hafta ilk adımı atıyoruz.

İkinci adım ise, son iki yıldır sürtüşmelerden dolayı bir türlü açılmayan rehberlik kursunu tekrardan açmak. Evet eğer ki bu kurslar açılırsa, en az 50 kişi eğitilir ve bu kişilerin yarısı istihdam edilse sorun otomatik olarak ortadan kalkar. Tüm sektör paydaşlarının çok aklıselim olmalı. Gelinen bu kırılma noktasında, öncelikli olarak turizm ekonomisinin çarklarını döndürecek dinamizmi kendi içimizden oluşturmaktan geçmektedir. Tek seçenekler bu iki aşama ile sınırlı mı? Elbette hayır. Unutmayalım ki, çok ciddi sayıda şu anda rehberlik yapıp da emekli olmuş kişiler yine bu toplum içerisinde yaşamakta. En kötü ihtimal, onların kapısını çalacağız ve 2017 yılının bu ümit vaat eden görüntüsüne zarar vermemek için çalışacağız.

Hepinize turizm dolu günler dilerim.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.