Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

Yrd. Doç. Dr. İsmet ESENYEL

19.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Terra Madre ve Kuzey Kıbrıs

Çok farklı bir hafta sonu olmuştu benim için. Hani hiç bilmediğiniz, ülkenizin tanırken yabancılık çekmediğiniz o taşına, toprağına, adeta havasına suyuna hayran olduğunuz yepyeni köyleri keşfetmek beni gerçekten çok büyülüyor.

Bu satırlardan açık bir çağrı yapmak istiyorum. Fırsat buldukça, hiç uğramadığınız bölgelerimize, köylerimize gitmenizi tavsiye ediyorum. Burada size biraz uzak ama özde benzer kültür yapısı inanın ki sizlere farklı duygu ve düşünceler açacaktır.

Biraz da Girne Karpaz sahil yolunu daha iyi tanımak ve hiç bugüne kadar gitme fırsatını bulamadığım Balalan köyüne Terra Madre (Toprak Ana) etkinliklerine aldığım davet üzerine gitmeye karar vermiştim.

Terra Madre Ağı Slow Food tarafından 2004 yılında kurulan önemli bir Akdeniz yaşantısını ön plana çıkaran bir uluslararası bir etkinlik ağı. Terra Madre, köy hayatı içerisine kapalı kalmış küçük ölçekli çiftçileri ve dolayısı ile hayvan yetiştiricilerini, geleneksel ölçülerde yapılan balıkçılığı, bilim insanlarını vs kendi omurgası içerisinde barındıran bir ağ.

Bakın, ülkemizdeki bazı köylerimizin böylesine bir uluslararası platformun üyeleri olmaları küçümsenecek bir hareket değil. Bu vesile ile yanılmıyorsam iki yılda bir yapılan bölgesel ve ulusal toplantılar, yerini daha geniş çaplı organizasyonlara bırakmaktadır. Bu organizasyonlar dahilinde, aslında emeği gecen Karaman'lar var, Cemil Sarıçizmeli Mehmetçik Belediye Başkanı en farklı noktada duruyor.

Ekibine Türkiye'den gelen, özellikle Citta Slow Başkan ve yöneticilerine gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı ne söylesek azdır. Çok önemli bir misyonu yerine getirdiler ve alınlarının akı ile bu iki, üç günü en başarılı bir şekilde bitirdiler. Tekrardan tebrikler Cemil Başkan. Şimdi de o güne, etkinlikler gününe dönelim.

Terra Madre Günü’nde neler yapılıyor

“Terra Madre”  ya da “Toprak Ana Günü”nde (geleneksel gıda ve yemek kültürlerini gelen ziyaretçilere sergilemek yani aktarmak en önemli unsur. Bu aşamada Sayın Serdar Denktaş Başkan’ın söylediği kelimeler geliyor aklıma: “Biz sadece Türkiye insanımıza yeme içme kültürümüzü tanıtabilsek bizim için çok önemli bir açılım olur İsmet...”

Çok doğru ve yerinde ifadeler. Hakikaten farklı bir mutfak ve gastronomi kültürüne sahibiz Türkiye’mize göre. Benziyor ama aynı değil mutfaklarımız. Ben iki yıl önce Bologna'da İtalyanların ‘Olivo Turco’ diye isimlendirdikleri zeytinyağının bizim kullandığımız  ‘Kara Yağ’ olduğunu öğrenince yüzlerindeki şaşkınlığı anımsadım bir an.

Şaşkındılar çünkü 10 küsur zeytinyağı içerisinden sözde bizim hangisinin “Türk Yağı” olduğunu bulmamızı istiyorlardı. Enteresan bir gastronomi yarışması idi çünkü güya İtalyanlar bizim yağımızı bulamayacağımıza inanıyorlardı. Doğru olabilir çünkü jürideki hiçbir üye Olivo Turco’yu bulamamıştı.Tabii ki  tahmin edebileceğiniz gibi benim haricimde.

İtalyanlar da yeni bir zeytinyağı ürettiklerini sanıyorlardı. Aslında sanmıyorlardı sadece her zamanki gibi pazarlama taktiği yapıyorlardı. Tüm salona “Biz bu yağı asırlardır kullanıyoruz”  derken herkes şaşkına dönmüştü. Neyse ki daha önce belirttiğimiz gibi yerel gıda kültürlerini güçlendirmek ve korumak için yapılan bu özel tanıtım günleri sayesinde Terra Madre her yılın 10 Aralığı’nda kutlanmakta.

Balalan bir köy meydanı

Yaklaşık Girne üzerinden bir saatlik araba yolculuğundan sonra Balalan köyü beni karşılıyordu. Karşılayanlar arasında bir aile dostum; bu yeni yol yapılırken Kıbrıs’ta yaşayan piton türü bir yılan öldürüldü. Çok büyük olan bu yılan adeta şehir efsanesi gibi anlatıldığını farklı kişilerden de duydum.

Dahası, “Burada yaşayan Gufi yılanları çok meşhurdur. Ava çıkan herkes bu yılanları sıkça görür” diye eklediklerinde biraz köyün yapısına daha fazla dikkat kesildim. Köy tipik Kıbrıs köyü idi, eski yapılar, kerpiç ve beton evler karışımında olan bir köydü.

Şehir meydanına kurulan pazar ( panayır ) alanı da eko turizm üretiminin farklı örneklerini sergilemekte idi. Neler yoktu ki, çeşit çeşit pastelliler, çörekler, börekler, bulgur köfteleri, şişe şişe zeytinyağları,  çakıstesler, pekmezler, el işleri, örgü işleri vs...

Nazikçe ürünlerini satmaya çalışan kişiler, yanındaki satıcıyı rahatsız etmeyerek sizleri kendi satış alanına davet ediyordu. Bu etkinlikler belli ki Citta Slow Genel Başkanı Stefano Pisani, Genel Sekreter Pier Giorgio Oliveti ve diğer misafirleri çok etkilemişti. Hep birlikte öğle yemeği için oturduğumuzda yenilen yemeklerin lezzeti ve İtalya ile benzer gastronomi örneklerinden konuşuyorduk.

Herkesin yüzünde bir mutluluk vardı. Fırın kebapları yendikten sonra soluğu Çayırova'daki Lefkara Kadın El Sanatları merkezi açılışında buluştuk. Değişik Lefkara işlerinden örnekler işleyen ve gösteren bayanlar, artık bu ürünleri işleyenlerin ve satanların yok olmak üzere olduklarından bahsettiler.

Endüstriyel ürünler maalesef bu geleneksel ürünlerimizin yok olmasına vesile olan bir konuma dönüşmüş. Mutlaka yeni nesillerimizi bu el işlerimizi öğrenmek için bu tür yerlere göndermek lazım. Birçok ısrarlı yaklaşımlara rağmen, pazar akşamı yapılacak olan genel kurul yemeğine katılamayacağımı ifade ettikten sonra, oradan sessiz sedasız ayrıldım.

Aklımda bölge köy çocuklarının izci kıyafetleri içerisindeki sıcak görüntüleri, 40’ın üzerinde olan Balalan köy alanındaki stantlar ve köy halkının sıcaklığı, içtenliği...

Pazartesi yani bir hafta önce ameliyat olmak için doktoruma kendimi emanet ederken içimde bir güven vardı.  İki buçuk saat süren ameliyat sonrası yanımda olan tüm ailem ve hayat yoldaşlarım, hastaneye gelemeyip arayıp soran tüm dost ve arkadaşlarıma teşekkür ederim.

“ Olmaya devlet Cihan'da bir nefes sıhhat gibi”

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.