20 Temmuz

20 Temmuz, Kıbrıs Türk halkı için çok önemli bir günün yıldönümüdür...

15 Temmuz 1974 tarihinde, Yunan Faşist Cuntası ile birlikte Makarios başkanlığındaki Kıbrıs Cumhuriyeti devletini darbeyle yıkıp, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamayı hedefleyen Kıbrıslı Rum faşistler, amaçlarına ulaşamadı ama adayı cehenneme çevirdi. Tabii ki cunta, 20 Temmuz 1974’te önemli bir ders aldı.

Kıbrıs adası üzerinde 1955’ten itibaren Türkleri tehdit eden, birkaç yıl sonra öldürmeye başlayan, 21 Aralık 1963’te de topluca imha etmek için harekete geçen ırkçı ve faşist Rumlar, 1974 yılının 20 Temmuz’u ile 16 Ağustos’u arasında geçen sürede ciddi askeri yenilgi yaşadı.

44 yıl önce Anavatan Türkiye’nin müdahalesiyle gerçekleştirilen 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı, Kıbrıslı Türklerin kurtuluşunu, özgürlüğe kavuşmasını, akan kanların durmasını sağlamıştır.

Bu nedenle Türkiye’mize bir kez daha teşekkür ederiz...

Türkiye, Mutlu Barış Harekâtı ile Kıbrıs Türk halkının varlığını güvence almıştır.

Kıbrıs Türk halkı, savaşın da göçün de acısını fazlasıyla çekmiştir.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 44’üncü yıldönümünü kutlarken, bu topraklarda bir daha savaş olmamasını diliyoruz.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da 20 Temmuz Barış Harekâtı’nın 44’üncü yıldönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, “O gün henüz hayatta olmayan insanlarımıza o günün ne anlama geldiğini bir daha anlatmak; yaşı daha büyük olanlarımıza ise kısaca anımsatmak görevimizdir diye düşünüyorum” dedi. Akıncı, 20 Temmuz’daki askeri müdahalenin durup dururken meydana gelmediğini, Rum tarafının yakın tarihi hep 20 Temmuz 1974’ten itibaren yazmak istese de gerçeğin böyle olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi, gerçekten de gençlerimizin, Kıbrıs Türk halkının ne günlerden, nasıl bir pozisyondan bugüne geldiğini ve savaş yıllarını bilmesi gerekiyor. Kıbrıs Türk halkı bugünlere kolay gelmedi çünkü…

Cumhurbaşkanı Akıncı, o günden bu yana geçen 44 yılda Kıbrıs’ta tüm tarafların rızasıyla adil bir çözüme ulaşmanın en iyisi olacağını ne var ki yıllar içerisinde ortaya çıkan fırsatların cömertçe harcandığını ifade etti. “Biz her zaman halklar arasında barış içinde, dostane ilişkilerin savunucusu olduk” diyen Akıncı, stratejik tercihlerinin elbette Kıbrıs’ta çözüm olduğunu ama bunun sadece kendilerine bağlı olmadığını söyledi. Akıncı, en başta Kıbrıs Rum tarafının ciddi bir fikir dönüşümüne ihtiyacı bulunduğunu yineledi.

Akıncı’nın dediği gibi Kıbrıs’ta çözüm fırsatları harcandı... Savaş acısı çekmiş, halen kayıplarını aramakla meşgul olan iki toplumun çoktan bir çözüme varması gerekiyordu. Özellikle Rum tarafının isteksizliği ve Kıbrıs’ın tek hakimi olma isteği barış çabalarını engelliyor.

Kıbrıs’ta bir çözüme varılamaması, birçok sorunumuzu “çözümsüzlükle” ilişkilendirmemize neden olmamalı. Tanınmamışlık, izolasyonlar elbette ülkemiz insanı için zorluklar yaratıyor ama bunların ardına sığınmamalı, mücadelemizi sürdürmeli, üretmeli, ayaklarımızın üzerinde durmayı becermeliyiz.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramınız kutlu olsun... Tüm halkımıza, huzurlu ve güvenli bir gelecek diliyoruz.

 

YORUM EKLE