2020 KKTC Bütçe Taslağı Analizi -3

Bugünkü yazımda, genel bütçeyi oluşturan giderler ve gelirler bütçelerinde yer alan ve dikkatimi çeken bazı spesifik kalemlerin rakamlarını değerlendirip, yorumlamaya çalışacağım. Ayrıca, konuların daha iyi aydınlanması için de sorular soracağım. Bundan önceki 2 yazımda, bütçenin temel ve genel öngörülerini ve bakanlıkların bütçelerini irdeleyip, değerlendirmiş ve yorumlamıştım. Bütçe ile ilgili söylemek istediğim bir başka önemli husus da şudur. Bütçe tekniği olarak biz birçok yerde gerçekleşme rakamlarını göremiyoruz. Görebilsek daha net yorumlar yapabilecektik. Yorumlarımızı bütçe kitapçığında gördüğümüz rakamlar ölçüsünde yapıyoruz. Yani ne gördüysek onu doğru kabul ediyor ve değerlendiriyoruz. Bu açıklamayı yaptıktan sonra, makalemin içeriğine dönmek istiyorum. Önce giderler bütçesine sonrada gelirler bütçesine değineceğim.

Giderler Bütçesi: Ek mesailer 2018’de 153 milyon TL gerçekleşti. 2019’da ise 195 milyon TL gerçekleşmesi beklenirken ve trend hep yukarı doğru giderken, 2020 bütçesine 160 milyon TL konması çok iyimser bir öngörü olmuştur. Enflasyon oranı kadar artacak maaşlardan sonra toplam rakamın bu düzeylere düşmesi başka tedbirler alınmazsa zor görülüyor. Tedbir almak için, ek mesainin yoğun olduğu yerlere ihtiyaç varsa ya yeni istihdam yapılmalı ya da verimli çalışabilecek vardiya sistemi uygulanmalıdır.

Devlet Planlama Örgütü bütçesinde 2019 yılında yer alan Input-Output Tablosu Oluşturma Projesi (Girdi-Çıktı Tabloları) ne DPÖ ne de İstatistik Kurumu 2020 yılı bütçeleri içinde görülmüyor. Bu proje başka bir kalem altında mı yer alıyor?

Bahse konu bu proje, ekonomideki sektörlerin birbirlerine ne oranda girdi sağladıkları ve bu girdilerle ne oranda çıktı üretildiğini gösteren önemli bir projedir. Uzun yıllar önce yapılmıştı. Mutlaka yenisinin yapılması gerekmektedir. Bütçeye konmadıysa büyük eksikliktir.

Güzelyurt Hastanesi inşaat bedeli için 2019’da 1,308,958 TL ayrılmıştı. 2020’de ise ödenek yok görülüyor. Eğer varsa, bu ödenek başka bir kalemde mi yer alıyor?

Yurtdışında tedavi görenler için 2019’da 35 milyon TL ayrılmıştı. 2020 bütçesinde ise 25 milyon TL’ye düştü. Yurtiçinde tedavi görenlere ise 2019’da 55 milyon TL ayrılırken, 2020 bütçesinde bu rakam 35 milyon TL’ye düştü.

Tıbbi malzeme ve ilaç alımları 2019’da 160 milyon TL iken, 2020 bütçesinde 130 milyon TL’ye geriledi.

Vatandaşların tedavi ve ilaç harcamaları konusu tasarrufun en zor olduğu alandır. Genel olarak bakıldığında bu kalemlerde giderler beklenenin üstünde gerçekleşir. Düşürülen bu kalemlerle vatandaşların sağlık hizmetleri umarım sekteye uğramaz.

Balıkçı Barınaklarının İyileştirilmesi Projesi için 2019’da 556 bin TL ayrılmışken, 2020 bütçesinde herhangi bir kaynak ayrılmadı görülüyor. Başka bir kalemde ödenek ayrıldıysa bilmek isteriz.

Hayvan Hastalıkları Ve Islahı Projesi için 2019’da 650 bin TL kaynak öngörülürken, 2020’de kaynak ayrılmadığı görülüyor. Bu da çok önemli bir proje. Kaynak ayrılmadıysa sıkıntı olur.

Su temini ve işleri hizmetleri 2019’da 36,9 milyon TL iken, 2020’de 27,8 milyon TL’ye düştü. Bu düşüşün temel gerekçesi nedir?

Yükseköğretim genel hizmetleri 2019’da 35,8 milyon TL iken, 2020 bütçesinde 11,9 milyon TL’ye düşüyor. Ekonominin temel direklerinden biri olan Yüksek öğretimdeki bu düşüş ilerde başka sıkıntılara yol açabilir.

Lefke Avrupa Üniversitesi’ne 2019’da 6 milyon TL katkı varken 2020’de katkı yok görülüyor. DAÜ’ye yapılan katkı da 10 milyon TL’den 8,5 milyon TL’ye düşmüş görülüyor. Bu eksik katkılar başka kalemlerden mi aktarılacak?

Halk sağlığı hizmetleri 2019 tadil bütçesinde 55,2 milyon TL iken, 2020 bütçesinde 50,4 milyon TL’ye düştü. Yaklaşık 4,8 milyon TL gerileme var.

Muhtaç ve yoksullara yardım kalemi 2019 bütçesinde 72,4 milyon TL iken, 2020 yılında 76,1 milyon TL’ye artırılmıştır. Yaklaşık %5,5 düzeyindeki artış, öngörülen enflasyon oranının yarısından da düşüktür. Bu bütçe rakamları ile yılın tamamlanması sıkıntılı görülmektedir.

Yaşlılık yardımı hizmetleri 2019 tadil bütçesinde 3,5 milyon TL iken, 2020 yılında 3,2 milyon TL’ye düşürülmüştür. Yaşlılara yapılacak yardımların azaltılmasının nasıl bir izahı olabilir? Bunun mantıklı bir açıklaması olması gerekiyor.

Gelirler Bütçesi: Özel İletişim Vergisi; 2019 bütçesinde 115 milyon TL, 2020 bütçesinde ise 144,5 milyon TL öngörüldü. Yaklaşık % 25’lik bir artış sözkonusu. Beklenen enflasyon oranının çok üstünde artış öngörülüyor. Gerekçesi nedir? Abone sayısının fazla miktarda artması mı bekleniyor? Yoksa gerçekleşme rakamları daha yüksek mi?

Şirket ve Ortaklılar Kayıt Harcı; 2019’da 5,45 milyon TL iken, 2020 bütçesinde 3,6 milyona geriliyor. Ekonomide daralma mı olacak ki %65 gerileme öngörülüyor. Yeni işyerleri ve şirket sayılarında düşüş mü bekleniyor?

Doğum ve ölümlerle İlgili Kayıt Harçları 2019 bütçesinde 170 bin TL, 2020’de 250 bin TL, % 47 artış öngörüsü var. Enflasyon beklentisinin çok üstünde bir oran. Öte yandan, doğum ve ölüm rakamları da ülkede dengeli bir seyir izliyor. Gerçekleşme rakamları daha yüksek mi ki bu öngörü yapıldı?

İthalat vergileri 2019 da 1,027 milyar TL iken 2020’de 1,020 milyar TL’ye geriliyor. Bu da bize 2020’de ithalattaki düşüşün devam edeceği beklentisinin bulunduğunu gösteriyor.

Orman Dairesi Döner Sermaye gelirleri 2019’da 7,7 milyon iken 2020’de 6,2’ye düşüyor.

Devlet Üretme Çiftlikleri Döner Sermaye Gelirleri 2019’da 3,3 milyon iken 2020 bütçesinde 3 milyon geriliyor.

Bu iki kurumdaki gelirlerin düşme beklentisinin temel nedeni nedir? Üretim rakamlarında düşüş mü öngörülüyor?

Yurt Dışına Çıkış ücretleri 2019’da 2,7 milyon iken 2020 bütçesinde 1,6 milyona düşüyor. Bu düşüş neye dayanarak öngörülüyor? Yolcu sayılarında düşüş mü öngörülüyor? Rakamlar yolcu sayılarının arttığını söylüyor.

Liman ve Gemi ücretleri 2019’da 13,6 milyon iken 2020’de 12,3 milyon TL’ye geriliyor. Muhtemelen, ticaret ve Yolcu sayısında düşme beklentisi var.

Buna bağlı olarak, 2020 yılında gümrük ve liman fazla mesai ücretlerinde, ardiye ücretlerinde, vinç ücretlerinde ve muhtelif diğer liman ücretleri gelirinde 2019 yılına göre hep düşüşler öngörülüyor.

Bütün bunlar bize ithalattaki düşüşün devam edeceği ve ticaretin daralacağı beklentilerinin bütçeye yansıdığını gösteriyor.

Sivil Havacılık Yer Hizmetleri Ücretleri 2019’da 3 milyon TL iken 2020’de, 3.1 milyon TL gibi çok az bir artış öngörülüyor. Öte yandan Turizm Bakanlığı’nın 2020’de 2 milyon turist beklentisi varken gelir artışının bu kadar az olması birbiri ile çelişiyor.

İçme Suyu Üretim Gelirleri 2019’da 2,7 milyon iken 2020 bütçesinde neredeyse yarıya yani 1,4 milyon TL’ye düşüyor. Bu aşırı düşüşün gerekçesi nedir?

Sabit Görüntülü Radar Sistemi Cezaları 2019’da 7,2 milyon TL iken 2020 bütçesinde 6,6 milyona geriliyor. Kamera sayıları artarken ayrıca enflasyon ve asgari ücret artışı bu ceza miktarlarını artıracağına göre hangi öngörü ile bu kalemdeki gelirler düşecek deniliyor?

Turizm Teşvik Fonu gelirleri 2019’da 79,5 milyon TL iken 2020 bütçesinde sadece 82 milyon TL’ye çıkıyor. Yolcu ve turist sayılarında önemli oranda artışlar beklenirken bu kalemdeki çok az artışın gerekçesi nedir?

Spor Fonu gelirleri nasıl olur da hem 2019 hem de 2020 bütçesinde aynı rakam olabiliyor? (34 milyon TL) Küsurat farkı bile yok. Bu gelir kalemi rakamlarının 2 yıl için de aynı olması tamamen rastlantı mı yoksa sehven mi aynı yazıldı?

Ercan Havaalanı Özelleştirme Gelirleri 2019’da 197 milyon TL iken 2020’de niye sadece 3 milyon TL artışla 200 milyon TL olarak öngörüldü? Ülkeye gelen yolcu ve turist sayısı artarken ve 2020 yılında da Turizm Bakanlığı da 2 milyon turist beklentisi içindeyse bu artışın çok daha fazla olması gerekiyor.

Tapu Harçları 2019’da 145,6 milyon TL iken 2020’de nasıl oluyor da % 22 düşüş ile 112,4 milyon TL’ye düşüyor? İnşaat sektöründe ve ekonomideki daralma beklentisi düşünülerek mi bu öngörü yapıldı?

Mahkeme Harçları 2019’da 4,6 milyon TL iken 2020 bütçesinde 3,1 milyon TL’ye geriliyor. 2020’deki bu düşüşün sebebini özellikle merak ediyorum. Dava veya işlem sayılarında düşüş mü bekleniyor?

Dahilde Alınan KDV 2019’da 661 milyon iken 2020’de çok az bir artışla 670 milyon olarak görülüyor. Demek ki 2020 yılında da ekonomide durgunluk beklentisi bulunuyor. Üstelik de güneyden önemli oranda alışveriş ve gelir akışı devam etmekte iken, KDV gelirlerinin de doğal olarak daha fazla artması beklenmektedir.

Motorlu araçlar vergisi ve kimlik kartı harçlarında 2020 yılındaki çok yüksek oranlı artışların sebebinin, yapılan açıklamalarla gerçekleşme rakamlarının bu yıl yüksek olmasından kaynaklandığını öğrendik. Aslında, bu gerçekleşme rakamları bütçeye yazılsaydı ve açık olarakgörülseydi, bu konuda yapılan polemiklere de gerek kalmayacaktı. Niye yazılmadı merak ediyorum doğrusu.

Yukarıda bahsettiğim ve sorular sorduğum gelir ve gider bütçelerindeki kalemlerle ilgili olarak, bütçe içinde başka kalemlerde veya ödeneklerde kaynak öngörüleri varsa, ya da öngörülerin gerekçeleriyle ilgili açıklamalar varsa, Bütçe Dairesi yetkilileri tarafından Meclis Bütçe Komitesi’nde yeri geldiği zaman bilgi ve detay verilirse kamuoyu da bilgilendirilmiş olacaktır.

Umarım, döviz ve petrol fiyatları ile enflasyon gelişmeleri 2020’de dengeli bir seyir izler. Aksi halde, bütçe gelirleri içinde yer alan 1.4 milyar TL tutarındaki TC yardım ve kredilerine rağmen öngörülen 578 milyon TL’lik bütçe açığı maalesef artacaktır.

2020 bütçe tasarısı ile ilgili görüşlerimi, 3 bölüm halinde bu sütunda aktarmaya çalıştım. Amacım, bağcı dövmek değil, üzüm yemektir. Ülkemizin kıt kaynaklarının, doğru zamanda doğru yerlere harcanmasıdır. Halkımızın hakkı olan hizmetleri layıkıyla alabilmesinin sağlanmasıdır. Devletimizin ekonomik ve sosyal kalkınması yolunda çalışılması, kendi gelirlerimizle giderlerimizi karşılayabilen bir ekonomik yapının oluşması ve insanlarımızın refahının artması temel gailemdir. Bu bağlamda, bütçenin bu hedeflere ulaşılması noktasında yatırıma, üretime, istihdam artışına ve ekonomik büyümeye yönelikorganize olması ve dizayn edilmesi şarttır. Temennim, bütçe komitesi süreçlerinde bu hedeflere yönelik çalışmalar ve ihtiyaçların dikkate alınmasıdır.

YORUM EKLE

banner107

banner108