2022 bütçe değerlendirilmesi-2

Geçtiğimiz yazımda, bütçenin genel göstergelerine değinmiştim. Bugünkü yazımda, bütçenin daha detaylı konularına yer vermek istiyorum. 2022 Bütçesi komite görüşmelerinde bazı değişikliklere uğradı. Tarım Bakanlığı bütçesi 20 milyon, Maliye Bakanlığı bütçesi de 50 milyon TL artırıldı. Böylece, genel bütçe toplamı 12 milyar 770 milyon, bütçe açığı da 1 milyar 530 milyon TL’ye ulaştı.
2022 yılında mahalli gelirler, 7.130 milyar TL olarak öngörülmektedir. 2021 yılında ise, mahalli gelirler 5.64 milyar TL olarak öngörülmüştü. Ancak, 2021 yılı sonunda mahalli gelirlerin 7.020 milyar TL olacağı hesaplanmaktadır. Bu da bize gerçekleşen mahalli gelirlerin, öngörülenin epeyi üstünde olduğunu göstermektedir.
2022’de de, mahalli gelirlerin, aşı uygulamasının artması ile virüs tehdidin azalması ve ekonomideki toparlanma ile birlikte, öngörülenin çok üstünde gerçekleşmesini bekliyorum.
Özellikle, belirtmek istiyorum ki, 2022 yılı bütçesinin mahalli gelirlerinin, geleneksel bütçe hazırlama muhafazakarlığı içinde öngörülmüş olduğudur. Kısaca, gelirler kalemleri asgari, minimum düzeyde öngörülmekte, giderler kalemleri daha bonkör kurgulanmaktadır. Nitekim 2021 bütçesinde 5.64 milyar TL öngörülen mahalli gelirlerin, yaklaşık 7.020 milyar TL olarak gerçekleşeceğini Maliye yetkilileri beklemektedir.
Yılsonu geldiğinde de, gelirler bütçesi öngörülenden daha fazla gerçekleştiği için, bütçe açıkları düşmekte, hatta bazı yıllarda bütçe fazlalıkları oluşmaktadır. Bu durum da, bazı çevrelerce, Maliye Bakanlığı başarısı olarak lanse edilmektedir.
Bu gelişmeleri son yıllarda çok gördük. Ayrıca, mahalli gelirlerin düşük öngörülmesi, belediyelere yapılan devlet katkısını da azaltarak, belediyelere olumsuz etki yaratmaktadır. Bu konuda, belediyelerin büyük şikayetleri vardır.
Öte yandan, devletin, borçları da günden güne artmaktadır. Haziran 2021 itibarıyla, yaklaşık 12.2 milyar TL iç borç, 34.9 milyar TL dış borç olmak üzere, toplam kamu borcu yaklaşık 47.1 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu borçlar, hem maliye kaynaklarını hem de ekonomimizi olumsuz etkilemektedir. Kamu borçlarının azaltılması, tüm hükümetlerin temel görevlerinden biri olmalıdır.
Bu çerçevede, devletin kamu iç borcunun faiz ödemelerinde kullanılmak üzere, 2022 bütçesinde 360 milyon TL ayrılmıştır. Geçen yıl, bu rakam 240 milyon TL idi. Bu kaynağın daha da artması gerekmektedir.
2022 yılında, 1 milyar 530 milyon TL olarak öngörülen bütçe açığı, iç kaynaklarla karşılanmaya çalışılacaktır. Bunun gerçekleşmesi için, kayıt dışı ekonominin, kayıt altına alınması çalışmalarının geliştirilmesi, kurumlar vergisi, gelir vergisi, katma değer vergisi gelirlerinin artması gerekmektedir. Ayrıca, tasarruf tedbirleri de, taviz verilmeden uygulanmalıdır.
2022 bütçesi kurgulanırken, 2021 yılsonu enflasyonu yüzde 21.27 ve 2021 yılı ikinci 6 aylık enflasyonu ise,  yüzde 12.44 öngörüldü. Ancak, yapılan bu tahminlerin, yıl sonuna kadar, artan döviz kurları ve yapılan zamlar sonucunda tutmayacağı ve tahminleri aşacağı aşikardır.
Ayrıca, bütçedeki maaş ve maaş benzeri ödemelere 1 Ocak 2022’de yapılacak artışlara yönelik, baz alınan hayat pahalılığı oranı için, 2021’in 2. altı aylık yüzde 12.44 ve 1 Temmuz 2022 maaşları için, baz alınan, 2022’nin 1.altı aylık, yüzde 6.77 oranlarının da, aşılacağı çok yüksek ihtimaldir. Bu bağlamda, tedbir alınmaması ve tasarruf yapılmaması halinde, öngörülen bütçe açığının daha da büyüyeceği net olarak görülmektedir.
Ek mesailerin 2021 yılı sonunda, 220 milyon TL olarak gerçekleşmesi beklenirken ve trend hep yukarı doğru giderken, 2022 bütçesine 246 milyon TL ek mesai tutarı konması çok iyimser bir öngörü olmuştur. Yükselen enflasyon oranı kadar artacak maaşlardan sonra, toplam rakamın bu düzeylerde kalması, başka tedbirler alınmazsa zor görülüyor.
Tedbir almak için, ek mesainin yoğun olduğu yerlere, ihtiyaç varsa, ya yeni istihdam yapılmalı, ya da verimli çalışabilecek vardiya sistemi uygulanmalıdır. Ayrıca, kamuda çalışanlar arasında, ek mesailer, gelir adaletini de bozmaktadır. Ama, insanları çalıştırdığınız zaman, ödemek de zorundasınız.
Öğrendiğimize göre, virüsle mücadele çerçevesinde, ekim ayı sonuna kadar 458 milyon TL yerel kaynak ve 50 milyon TL TC kaynağı harcanmıştır. Bu ödemeler içinde, başlıcaları karantina otel ve yurtları için 171 milyon TL, test kitleri için 69 milyon TL, reel sektörün desteklenmesi için istihdam destek fonuna yaklaşık 204 milyon TL ve muhtaç, yoksullar için de, 6.7 milyon TL kaynak aktarılmıştır. Ayrıca, tarım sektörüne destek ve elektrik teşviklerine de kaynak aktarılmıştır. Pandeminin etkisinin azalması, bu giderleri de azaltacaktır.
Umarım, döviz ve petrol fiyatları ile enflasyon gelişmeleri, 2022’de dengeli bir seyir izler. Aksi halde, bütçe gelirleri içinde yer alan 2.8 milyar TL tutarındaki TC yardım ve kredilerine rağmen, öngörülen 1 milyar 530 milyon TL’lik bütçe açığı maalesef artacaktır.
Bütçelerin temel amacı, ülkenin kıt kaynaklarının, doğru zamanda doğru yerlere harcanması, halkın, hakkı olan hizmetleri layıkıyla alabilmesi, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınması yolunda çalışılması, kendi gelirlerimizle giderlerimizi karşılayabilen bir ekonomik yapının oluşması ve insanlarımızın refahının artması olmalıdır.
Bu bağlamda, bütçenin bu hedeflere ulaşılması noktasında yatırıma, üretime, istihdam artışına ve ekonomik büyümeye yönelik organize olması ve dizayn edilmesi şarttır. Fakat, bu bütçede bunu yeterli görmüyoruz.
2022 bütçesinden esas beklenen, pandemi nedeniyle büyük sıkıntı yaşayan özellikle, sağlık hizmetleri, eğitim alt yapısı, küçük işletmeler, esnaflar, muhtaçlar ve işsiz kalanları destekleyen ve halka beklediği hizmeti sunması  olmalıdır.
Bu çerçevede, işletmelere sosyal güvenlik desteği, hibe destekleri ve yoksullar ile işsizlere ücret desteği en öncelikli konular arasında olmalı, asgari ücret, sosyal yardım ve engelli maaşlarında mutlaka iyileştirmeler sağlanmalıdır.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104