2022 genel seçimleri değerlendirmesi

Milletvekilliği erken genel seçimleri 23 Ocak Pazar günü gerçekleştirildi. Zorlu pandemi ve kış koşullarında yapılan seçimlere katılım, yüzde 57.62 ile milletvekili seçimleri için, tarihin en düşük oranında gerçekleşti. Bu oranın düşük olmasında, pozitif, temaslı olanlarla birlikte, boykot yaparak sandığa gitmeyenler ve seçim günü havanın kötü olması da etkili olmuştur.
Seçim sisteminin, özellikle de karma oy kullanımının karmaşık olmasından dolayı,11569 oyun geçersiz sayıldığını Yüksek Seçim Kurulu açıkladı. Yaklaşık 117 bin seçmenin oy kullandığı seçimde bu kadar oyun yanması büyük bir orandır ve oy kullananların yaklaşık yüzde 10’nuna denk gelmektedir. Bu bağlamda, geçersiz oyların azalması için, Önümüzdeki seçimlere kadar, seçim sisteminin mutlaka yeniden düzenlenmesi ve basitleştirilmesi gerekmektedir.
Ülkemizde son yıllarda hükümette olan UBP’nin, ekonomi, sağlık ve eğitim alanlarında yaşanan pek çok olumsuzluğa, zamlara, akaryakıt, gaz kuyruklarına, elektrik kesintilerine, ilaç eksikliklerine, parti içi çekişmeler ve kurultay kavgalarına rağmen oylarını ve vekil sayısını da artırarak seçimde birinci parti çıkması düşündürücüdür ve siyaset bilimcilerin üzerinde durması gereken bir olgudur.
Ülkemizde siyasetle ilgilenen uzmanlar, bu sonuç da, seçime düşük katılımın, verilen yeni vatandaşlıkların, HP ve YDP’nin beklenen oyu alamamasının ve TDP’nin barajı geçememesinin de etkili olduğunu belirtmektedirler.
Seçim sonucunda UBP oyların yüzde 39.54’ünü alarak, vekil sayısını geçen seçime göre 3 artırarak, 24 milletvekili çıkarmış ve birinci parti olmuştur. CTP ise oylarını yaklaşık yüzde 50 artırarak seçimi yüzde 32.04 oranı ile tamamlayarak, 12 milletvekilinden, 18 milletvekiline ulaşmıştır. CTP bu seçimde oylarını en fazla artıran parti olmuştur.
HP’nin oyları ise geçen seçime göre yarıdan fazla azalarak yüzde 6.68 bandına gelmiş ve 3 milletvekili çıkarmıştır. HP geçen seçimde 9 milletvekili çıkarmıştı. HP, bu seçimde en fazla oy kaybeden parti olmuştur.
DP, geçen seçim gibi yine 3 vekil çıkararak yüzde 7. 41 oy almış ve muhtemelen yine hükümette olacaktır. YDP ise geçen seçimde olduğu gibi yine 2 vekil çıkararak yüzde 6.39 oranında oy almıştır. YDP, seçim öncesi hedeflediği oy oranının bayağı gerisinde kalmıştır.
TDP ise yüzde 4.42 oy oranıyla seçim barajını geçemeyerek, ilk kez meclis dışında kalmıştır. Aslında, TDP, TKP ile ittifak halinde seçime gitse barajı aşabilecek ve hatta Bağımsızlık Yolu da bu ittifaka katılsa, 2-3 milletvekili çıkarabilecekti. Bu durumda, diğer partilerin özellikle de UBP’nin vekil sayısını değiştirebilecekti.
Öte yandan, seçimin bir başka ilginç sonucu da, HP’den ve YDP’den ayrılan ve kurulan Hükümete dışarıdan destek vererek nisap sağlayan ve sonra UBP’ye katılıp, aday olan vekillerin seçimi kaybetmesidir. Demek ki, UBP tabanı partiye, diğer partilerden sonradan gelen vekillere pek sıcak bakmıyor.
Bunun benzer örneklerini geçmişte de görmüştük. En doğrusu, siyasi etik gereği milletvekillerinin seçildikleri partilerde siyasete devam etmesi ve kendi partilerinden ayrılıp, başka hükümet oluşumlarına destek vermemesidir. Zaten seçmen de bunu affetmiyor.
Cumhurbaşkanı, yemin töreninden sonra, Hükümeti kurma görevini en fazla milletvekili çıkarıp, birinci parti olan UBP Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu’na verecek. Muhtemelen de Anayasal süreç ve takvime göre de, yeni hükümet en geç Şubat ayı ortalarında kurulmuş olacak.
Yapılan siyasi açıklamalar ve kulislere yansıyan bilgilere göre, eğer bakanlık sayı ve paylaşımlarında anlaşılırsa, UBP başkanlığında kurulacak koalisyon hükümeti 3’lü olacak görünüyor. Özellikle, geçen yıl Meclis’ ta yaşanan nisap sorununun tekrardan yaşanmaması için, bunun şart olduğu bütün siyasi çevreler tarafından vurgulanıyor.
Bildiğiniz üzere, bende, bu seçimlerde Cumhuriyetçi Türk Partisi’nden milletvekili adayı olmuştum. Seçimi kazanmasam da, bu süreç, benim için son derece faydalı, öğretici ve birçok tecrübeler barındırmıştır.
Seçim döneminde çok sayıda insanımızla tanışma ve sohbet etme imkânı buldum. Bu durum, benim için büyük bir zenginlik ve mutluluktu. Propaganda dönemi de, ülke demokrasisi açısından, halkımıza yakışır şekilde hoşgörülü ve seviyeli geçti.
Ülkeme ve halkımıza bulunduğum her alanda ve görevde hizmet etmeye devam edeceğim.
 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104