23 Nisan'ın niye armağan edildiği bir anlaşılabilse…

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk ve aynı zamanda dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları devam ediyor.

21. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Festivali de çeşitli etkinliklerle sürüyor. Festivale katılan ekipler, Girne’de Ramadan Cemil Meydanı’ndan başlayarak, Atatürk Anıtı önüne kadar kortej yürüyüşü gerçekleştirerek, gösterilerinden kısa kesitler sundular ve renkli görüntüler oluşturdular.

Bu arada 13 Nisan’da Gazimağusa Namık Kemal Meydanı’nda başlayan ‘İyilik Festivali’ de, geçen akşam Girne Amfi Tiyatro’da son buldu. Çatalköy’de ise tüm grupların ve bölge çocuklarının katılımı ile ‘Uçurtma Şenliği’ düzenlendi ve büyük ilgi gördü. Ela Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nce düzenlenen ‘Bahar Gülleri Çocuk Şenliği’ de hayli ilgi görürken, şenliğe Başbakan Tufan Erhürman ve eşi de katıldı. Şenlikte çocuklar doyasıya eğlendi.

Atatürk’ün 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, katılanların ayakta alkışları arasında açarken, Türk ulusuna ‘Ya istiklal ya ölüm’ parolasının mesajını vermişti. Türk milleti, yurdunun işgal edilmesine karşı tek vücut olmuş, emperyalistler ve uşaklarına unutamayacakları dersler vermişti.

23 Nisan Çocuk Şenliklerine katılmak üzere, dünyanın farklı ülkelerinden, farklı kültürlerden gelen çocuklar, KKTC’deki çocuklarla buluşmakta, birlikte oyun oynamakta, çeşitli etkinliklerde bir araya gelmektedirler. Bu etkinliklerde işlenen esas tema ise barıştır. Yarının büyükleri ve idarecileri olacak çocuklar, dünyamızı daha iyi bir duruma getirebilecekler mi? Savaşların, terör saldırılarının olmadığı, kavgasız patırtısız bir dünya yaratabilecekler mi?

Bugün dünya üzerinde bazı ülkeler, kendi çıkarları uğruna terörü el altından besler ve desteklerken, nice masum insanın canı yanmakta, uluslararası hukuk güçlülerin ayakları altında ezilmekte, böylelikle haklı olan hakkını elde edememektedir. Son olarak Sri Lanka’da meydana gelen 8 patlamada 200’ü aşkın insanın ölmesi ve 500 civarında kişinin de yaralanması, terörün hangi boyutlarda olduğunun göstergesidir.

Türkiye, uzun yıllardan beri terör belasıyla mücadele eden ülkelerin başında gelmektedir. Amaç, ülkeyi terörle uğraştırmak, ileri adım atmasını önlemektir. Terör hareketlerini besleyen ve destekleyenlerin, kendilerine göre düşündükleri, kendilerine göre çıkarları vardır. Silah satışı en başta gelen nedenlerdendir. Bu yüzden önceden gerekli ortam hazırlanmakta, çeşitli gerekçelerle kitleler birbirlerine düşürülmektedir.

Günümüzde sadece birçok Afrika ve Asya ülkelerinde değil, Avrupa’nın bazı ülkelerinde bile çocuklar barışa ve huzura hasret büyümektedirler. Çünkü bazı ülkelerin hırs ve doyumsuzlukları nedeniyle dünya barışına gölge düşürülmekte, tehlikeli oyunlar oynanmaktadır. Halbuki tüm çocukların barış içinde yaşaması, barış bayrağını ileriye taşımaları varken; büyüklerin, onlara örnek olacaklarına savaşları, krizleri körüklemeleri geleceğin umutlarını tıkamaktadır.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, 23 Nisan’ı çocuklara armağan edişi, bu arada ‘Yurtta barış dünyada barış’ sözünün anlamının büyüklüğünü çocuklar kadar büyükler de anlayabilmiş olsa, savaşlar olmaz, dünya da huzura kavuşurdu…

***

 

Başkent, üç çınarını

sonsuzluğa uğurladı

 

Başkent Lefkoşa üç çınarını dün sonsuzluğa uğurladı. Tanınmış simalardan Tapu Dairesi eski Müdürü ve Evkaf Dairesi eski Müdür Muavini Turgut Ersoy dualarla defnedildi. ‘Acı Kayıp’ ilanında, “Değerli varlığımız, babamız, dedemiz, iyi, dürüst, büyük insan” ifadeleri kullanıldı. Ersoy ailesinin direği Turgut Ersoy’un evlatları ile eşleri, torunları ve torun çocukları, onu hiç unutmayacaklarını belirterek, acılarını tüm sevenleriyle paylaşırken, ‘Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun’ dediler.

1924 doğumlu olan Turgut Ersoy, dört evlat, birçok torun ve torun çocukları sahibiydi.

Bir çınar isim de aslen Yayla (Baf) doğumlu olan Katriye Müezzin idi. O da dört evlat sahibiydi. Dün başkentte dualarla toprağa verildi. Evlatları, eşleri, torunları ve torun çocukları, acılarını tüm akraba, dost ve tanıdıkları ile paylaşırken, Katriye Hanımın mekânının cennet olması dileğinde bulundular.

Öte yandan aslen Ayyannili olup, Lefkoşa’da ikamet eden iyi ve saygıdeğer insan Dervişe Cemal dün son yolculuğa uğurlandı. Herkes tarafından sevilen ve sayılan Dervişe Hanımın evlatları, eşleri, torunları, kardeşleri, kardeş çocukları ve yardımcısı üzüntülerini dile getirdiler ve mekânının cennet olmasını temenni ettiler.

Fani dünyadan göç eden üç çınarımıza da Allah’tan rahmet, yaslı aileleri ve sevenlerine başsağlığı ve sabırlar dileriz.

YORUM EKLE