50 bin doz AstraZeneca aşısının iadesi çok üzücüdür

Geçtiğimiz günlerde, Güney Kıbrıs’ tan ülkemize gönderilen 50 bin doz AstraZeneca aşısının kullanılmadığı ve ekim ayı sonunda süresinin bitiyor olmasından dolayı Güney Kıbrıs’a iade edileceğine dair haberler basınımızda yer aldı ve toplum içinde eleştirilere ve infiale neden oldu.
Türkiye’den ve Güney’den gelen aşılar sayesinde, ülkemizde aşı bolluğu yaşandığını, yetkililerimiz defalarca açıkladı. Bu konuda şanslı ülkelerden biriyiz. Üstelik de, hem Türkiye’ den hem de Güney Kıbrıs kanalıyla Avrupa Birliğinden gelen aşılara herhangi bir ücret ödemememize rağmen. Dünyada ise, birçok ülke fakirlikten dolayı yeterli aşıya ulaşamıyor.
Bir diğer konuda, ülkemizde aşı çeşitliliğinden dolayı aşı seçer duruma da geldik. Aşı markalarına göre halkımız tercih yapmaya başladı. Bu durum da, bize özgü olsa gerek. Burada, esas mesele aşılar hakkında Sağlık Bakanlığının vatandaşlara detaylı ve tatmin edici açıklamalar yapmamasıdır.
Öte yandan, aşı bolluğuna rağmen, henüz daha toplumun yüzde 55’i çift aşı olabildi. Bu konuda, halkı ikna etmede Hükümetin ve Sağlık Bakanlığının başarısız olduğu da aşikardır. Bu çerçevede, bu oranı artırmak için elimizde olan her aşıyı kullanmamız, heba etmememiz gerekmektedir.
AstraZeneca aşısı İngiliz orijinli bir aşıdır ve İngiltere’nin büyük bir kısmı bu aşı ile aşılandı. Bunun dışında, başka ülkeler de bu aşıyı kullandı. Ayrıca, bu aşı hem Dünya Sağlık Örgütü, hem de Avrupa İlaç Ajansı tarafından onay almış bir aşıdır. Bugüne kadar çok az kişi dışında, önemli sağlık problemi yaratmamıştır. Ama, bu aşı ile ilgili ortaya atılan iddialar, maalesef bu aşının kullanımında tereddütler yaşanmasına neden olmuştur.
Ülkemizde de, insanlarımız bu olumsuz propagandadan etkilendi ve bu aşıyı yaptırmaktan uzak durdu. Bu konuda, Sağlık Bakanlığı da, aşı ile ilgili önyargıların kırılması için, yeterli bilgilendirme yapmadı ve bu yönde çaba göstermedi.
Bu çerçevede, bizim yöneticilerimizin de, AB ve Güney Kıbrıs yetkililerinden AstraZeneca aşısının yerine başka aşı talep etmeleri de, olaya tuz biber ekti ve halkın şüphelerini daha da artırdı ve bu aşıya güveni azalttı.
Şimdi de, bu aşıları Güney’e süreleri geçti diye iade etmeye hazırlıyoruz. Bu aşı iadesi durumunun başka tehlikeli bir boyutu daha vardır. O da, siz gönderilen aşıları kullanmayıp, iade ederseniz, AB ve Güney Kıbrıs’tan yeni aşı sevkiyatını sekteye uğratabilirsiniz. O zaman bunun sıkıntısını da halk çeker ve aşılanma oranı da istenilen düzeyde artmaz.
Covit’le mücadelede aşılanma oranının artması çok önemlidir. Bütün bilim çevreleri buna işaret etmektedir ve tüm ülkeler vatandaşlarına aşılanma çağrıları yapıp, kampanyalar düzenlemektedir. Bizim de bu yönde adımlar atmamız şarttır. Bu durum sözde kalmamalı, eyleme geçmelidir.
Bu bağlamda, 50 bin doz aşının, henüz aşı olmayanlara yapılması için, Hükümet, Sağlık Bakanlığı, tüm sivil toplum örgütleri harekete geçmelidir. Bu bağlamda, AstraZeneca aşısı ile ilgili tanıtıcı ve aydınlatıcı bilgiler de halkla paylaşılmalıdır.
50 bin doz aşı, başta yabancı öğrenciler ve askeri birlikler olmak üzere, gezici ekiplerle ve  belediyeler vasıtasıyla bütün ülke karış karış gezilip, ekim ayı sonuna kadar yapılmalı ve heba edilip, iade edilmemelidir. Yazıktır, günahtır.
Hükümet ve Sağlık Bakanlığı’nın, ülkede aşı bolluğu olduğu söylendiği halde, aşılanma konusunda planlama ve organizasyon noktalarında yetersiz kaldıkları herkes tarafından söylenmektedir. Bu konuda, toplumsal seferberlik başlatılmalıdır. Kış aylarına gireceğimiz döneme kadar, aşılanma oranımızı en az yüzde 70 düzeylerine mutlaka çıkarmamız gerekmektedir.
Çünkü, kış aylarını vaka sayıları açısından rahat geçirebilmemiz, hem sağlık ve eğitim sistemimiz, hem de ekonomimiz için olmazsa olmazdır. Bunu kimse riske atmamalı ve ülkeyi maceraya sürüklememelidir.

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
KIBRISLI VATANDAS
KIBRISLI VATANDAS - 12 ay Önce

BRAVO ALKISLARIM.YERINDE GUZEL BIR YAZI.

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104