AB ile iyi ilişkiler uğruna Türkiye geri adım atar mı?

Şiddetli fırtınanın neden olduğu hasar ve zararın mağduriyetini yaşayan hayvancı ve çiftçi yaralarını sarmakla meşgul… Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş Kelle, bütün birikimin bir doğal afet yüzünden yok olmasının oldukça üzücü olduğunu söyledi. Konuyu dün de irdelemiştik. Doğal afetlerle dünyada hiçbir ülke baş edebilecek durumda değildir. Önemli olan, yarın doğal afet olacakmış gibi, hazırlıklı olmak ve gerekli önlemleri alarak, en az zararla geçiştirebilmektir. Ancak yine de ülkedeki kısıtlı olanaklarla önüne kattığını sürükleyen, buldozer gibi üzerinden geçen şiddetli fırtına ve kasırgalarla nasıl başa çıkılabilir?

Bir kez daha geçmiş olsun derken, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, KKTC temasları dolayısıyla biraz da dış politikayı irdeleyelim dedik. Meslektaşı Tahsin Ertuğruloğlu’nun Dışişleri Bakanlığı görevine gelmesinden sonraki ilk ziyaretini KKTC’ye gerçekleştirdiğini söyleyen Çavuşoğlu, BM Genel Sekreteri’nin önerisi olan 5+1 konferansı öncesinde, söz konusu 5’ten biri olan Kıbrıs Türk tarafıyla önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Özellikle Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile yapılan görüşmede, izlenecek strateji üzerinde durulduğunu ifade etmek gerek. Mart başlarında yapılması tasarlanan 5+1 konferansı öncesinde Ankara-Lefkoşa ve Atina-Lefkoşa trafiğinin yoğunlaşması gayet doğaldır. KKTC, Ankara ile, Güney Kıbrıs da Atina ile görüş alış-verişlerini sürdürecek, taktiklerini belirleyecekler. Bu çerçevede Yunanistan Başbakanı Miçotakis de Kıbrıs’a gelecek.

Ama anlaşılan o ki, bu kez çıkmaz sokakta kalınmayacak, el-ense çekilerek, uzlaşma ortamı olup olmadığına karar verilecek. Öyle boşa zaman harcama da yok artık! Siyasi eşitlik, ayrı egemenlik ve adaletli eşit paylaşımı içermedikten sonra, federasyon modelinin uğruna ölünecek Leyla olmadığı da vurgulanacak. Esasen bir süreden beri vurgulanmıyor mu? Ertuğruloğlu’nun da ifade ettiği gibi, 5+1’in hedefi ortak zemin olup olmadığının belirlenmesidir. Federasyonu görüşmenin çok da fazla bir anlamı kalmadığını söyleyen Başbakan Ersan Saner de, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinden ve Türkiye’nin garantisinden asla vazgeçilmeyeceğini belirtti.

Tabii ki bunlar kırmızı çizgilerdir. Rumların da, Yunanistan’ın da elbette kırmızı çizgileri vardır. Mesela BM ve AB üyeliği avantajıyla hemen her konuda ve her fırsatta, sadece KKTC’nin değil, Türkiye’nin de önünü kesmeye çalışan Rum tarafı, Kıbrıs Türk tarafı ile yönetim ve güç paylaşımında var mıdır? Doğu Akdeniz doğalgazı ve benzeri tüm nimetlerde KKTC’nin de hakkı olduğu gerçeğini kabul edecek midir? Yoksa dışlama siyasetini sürdürecek midir? Bunu hep birlikte göreceğiz. Nitekim Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’de hakça paylaşımı önerdiğini, Türkiye’yi ve KKTC’yi dışlamayın dediğini aktardı, şunları kaydetti: “Onlar hayır dedi, biz de sahaya indik. Akdeniz’de bayrak dalgalandırdık. Böylelikle herkes Türkiye ile nasıl işbirliği yapılacağını öğrenmiş oldu.”

Hele Emmanuel Macron, Rum tarafı ile Atina’nın ısrarlı talebi üzerine, Doğu Akdeniz krizine Fransa da burnunu sokmaya kalkışınca Rum tarafı ile Yunanistan daha da şımarmış, Türkiye’nin geri adım atacağını hesap etmişlerdi. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Deneyimli politikacı Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile oyun oynanmasının tehlikelerine işaret etti ve uyarıda bulundu. Şimdi de BM Güvenlik Konseyi kararları diyerek, AB kurallarını öne sürerek, Türkiye’nin AB ile yakınlaşması ve ilişkilerde yeni bir sayfa açılması çabalarından yararlanarak, kendi isteklerini empoze etmeye çalışacaklar. Bir başka deyişle hesapları Türkiye’yi arzu ettikleri çizgiye çekmek, yörüngeye oturtmaktır. S-400 örneğinde ABD’nin yapmaya çalıştığı gibi!

Sizce, AB ile ‘iyi ilişkiler’ uğruna Türkiye, Kıbrıs’ta geri adım atar mı?

  ***

Eski TMT’cilerden Hüseyin Enol

da Hak’kın rahmetine kavuştu  

Enol ailesinin çok değerli çınarı, eski TMT’cilerden Hüseyin Enol da yaşama veda etti. Herkes tarafından sevilip sayılan, müstesna insan Hüseyin Enol, birçok torun ve torun çocukları sahibiydi. Sevgili can eşi Fikriye hanım, evlatları Selçuk-Aysel Enol, Şerife-Kazım Süleyman, Aliye-Selçuk Ahmet Çağsın, Tülin-Murat Elagöz, Gülin-Efkan Hüseyin, ayrıca torunları ve torun çocukları, “Acımız sonsuzdur. Tüm dost, akraba ve sevenlerine büyük bir üzüntü ile duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun. Onu her zaman kalbimizde yaşatacağız” dediler.

 

YORUM EKLE

banner111

banner75