AB’nin zayıf halkası İtalya

AB’nin birden fazla zayıf halkası, sorunlu üyesi var. Macaristan, Polonya hemen akla gelen isimler. Ne var ki İtalya AB’nin kurucu üyesi ve büyük bir ülke. AB’nin üçüncü büyük ekonomisi. Bu açıdan AB’nin zayıf halkası olarak İtalya’ya yoğunlaşmak yanlış olmaz. Bir zamanlar İtalyanlar çok güçlü AB destekçisi idiler. Mülteciler sorunu ve popülizmin yükselişi bu durumu değiştirdi. Halen İtalya’yı 14 aydır aşırı sağ ve popülistlerden oluşan bir koalisyon hükümeti yönetiyor. Ancak bu hükümet krizde. İtalya’nın en popüler politikacısı olan Başbakan Yardımcısı ve 2013 yılından beri aşırı sağcı Liga Partisi lideri Matteo Salvini hükümet için güven oylaması talebinde bulundu. Bir süreden beri koalisyon ortakları arasında işler iyi gitmiyordu. Popülist Beş Yıldız Hareketi’nin Salvini’nin istediği hızlı trenlerle ilgili bir yasaya destek vermemesi ile bardak taştı. Büyük olasılıkla İtalya erken seçimlere gidecek. Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, siyasi partilerle istişarelerde bulunduktan sonra yeni hükümet kurulamayacağı kanaatine varırsa erken seçim kararı alabilir. Seçimlerin Ekim’de yapılması bekleniyor. İtalya’da hükümetin yıkılması AB açısından bir çok belirsizlik doğuracak.

Matteo Salvini, seçim kampanyasını başlattı bile. Yapılacak erken seçimlerde partisinin oylarını artırması bekleniyor. Yapılan anketler Liga’nın yüzde 36 ile 38 arasında oy alacağını gösteriyor. Son anketlerde Liga’nın gücü yüzde 37.7 olarak görünüyor. Geçen yıl yapılan seçimlerden bu yana Salvini’nin partisi eski Başbakanlardan Berlusconi’nin Forza İtalia partisinde ve Beş Yıldız Hareketi’nden oy çekti. Salvini, aşırı sağcı Fratelli di Italia partisi ile birlikte oyların yüzde 40’ından fazlasını alabilir. Bu durumda Berlusconi’nin Forza İtalia Partisi ile işbirliği yapmadan hükümet kurabilir. Böylece İtalya Matteo Salvini başbakanlığında aşırı sağcılardan oluşan bir hükümet tarafından yönetilebilir. Böylesi bir gelişme AB açısından ciddi sorunlar doğuracak. İşte bu nedenle halen İtalya AB’nin zayıf halkası.

İtalya ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya. AB içinde Yunanistan’dan sonra en büyük kamu borcu olan ülke İtalya. Salvini vergilerde indirim yapmak istiyor. Ekonomik konularda AB ile anlaşamıyor. Mülteci sorunu ülkenin bir diğer önemli sorunu. Kuzey Afrika’dan mültecilerin önemli kısmı İtalya’ya gidiyor. Salvini mülteci karşıtı politikaları ile popüler oldu ve bu politikaları sürdürmekte kararlı. Kayıklarla gelen mülteci görüntüleri Salvini’nin oylarını artırıyor. Şimdiki hükümetin geçirdiği yasa ile İtalya’ya mülteci taşıyan gemilerin kaptanları hapis ve bir milyon Euro para cezasına çarptırılabilir. Bu durum AB açısından problemler yaratıyor. Aslında İtalya’ya varan mültecilerin sayısında düşüş var. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2017 yılında 83 bin mülteci varırken 2018’de 18 bin mülteci vardı. 2019’da Temmuz ayına kadar İtalya’ya varan mültecilerin sayısı 3400’e düştü. Bu rakamlara rağmen mülteciler sorunu İtalya siyasetinde merkezi bir yere sahip. Salvini bunu istismar etmeyi çok iyi beceriyor. Bunun faturasını mülteciler ödüyor. Günlerce teknelerin içinde beklemek zorunda kalıyorlar. İnsanca olmayan muamelelerle karşılaşıyorlar.

Şu anda AB için en kötü senaryo nedir? Matteo Salvini Başbakan olur, kendi partisinden daha aşırı sağ, İtalya’nın faşist geçmişi ile övünen bir parti ile ortak olur ve Brüksel’le devamlı çatışarak İtalya’yı Euro bölgesinden çıkarır. Avrupalıların bu senaryoya hazırlıklı olmalarında yarar var. Belli ki önümüzdeki dönemde AB’nin ciddi bir “İtalya sorusu” olacak. Brexit sorununa bir de İtalya sorunu eklenebilir.

Salvini’nin en ciddi sorunu Moskova ile ilişkileri konusundaki iddialardır. Bilindiği gibi Avrupa’daki aşırı sağ, popülist örgütler Putin hayranıdırlar. Rusya ile iyi ilişkilerden yanadırlar. Bu yıl yapılan Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde Salvini’nin partisinin Moskova’dan para aldığı yönünde iddialar var. Salvini bu iddiaları reddediyor ve söylenenleri “boşa konuşma” olarak niteliyor. Bakalım bu konuda adli bir soruşturma yapılacak mı ve sonuçları ne olacak? Moskova ile sıkı fıkı bir kişinin İtalya Başbakanı olması AB için önemli bir meydan okuma olacak.

İtalya Avrupa’da önemli bir ülke. Bu nedenle bu ülkedeki siyasi gelişmeleri ve bunların AB’yi nasıl etkilediğini yakından izlemekte yarar var.

               

 

YORUM EKLE