Acı ama gerçek…

   Döviz dün yine uçtu.

   Türk Lirası’nın, Türkiye Cumhuriyeti dışında resmi para birimi olduğu tek ülke, tek devlet KKTC’dir.

   Türkiye’de dövizin tırmanışa geçmesi, ortalama vatandaşta şok etkisi yapmaz.

   İş dünyası, bunun farkındadır.

   Etkisinin ne olduğunu iş dünyası çok iyi bilir.

   Elbette Türkiye’deki finans dünyası da farklı ilgi ve yaklaşımlarla bu gelişmeleri takip eder.

***

   Para, her ülkenin ekonomik yaşamında en önemli enstrümanlardan biridir.

   Ekonomik değerlendirmelere paralel, resmi para biriminde kontrollü devalüasyon da tercih edilebilir.

   Devalüasyonla, ihracatta artış yükselmesi olabilir.

   Devalüasyon, dıştan gelecek turistler için ülkeyi daha cazip yapabilir.

   Bütün mesele, ekonominin bütününde, dövizle yapılan ithalatın payının, bir de yerli olarak nitelenen üretimde, dövizle bağlantılı girdinin ne olduğudur.

   İthalat ve üretimde dövizin payı yüksek olduğu oranda, devalüasyonun olumsuz etkileri ağırlaşır, en yalın tanımlamayla fakirleşme olur.

***

   Kuzey Kıbrıs’ta durum, herkesin yaşayarak öğrendiği, bildiği gibi vahimdir.

   Ezici çoğunlukla dar ve sabit gelirlilerin, kazancı TL’dir.

   Ancak, dövizle borcu ya da ödeme yükümlülüğü olmayan yoktur.

   Bırakın, konut, arazi, araba fiyatlarının dövizle olmasını… Marketlerde satılan ürünlerin çoğunun fiyatı dövize endekslidir. Daha doğrusu dövizin yukarı çıkmasına endekslidir. Döviz yukarı çıktı mı fiyatlar yukarı çıkar.

   Döviz düşse de fiyatlar düşmez.

   Bu eczanelerdeki ilaçlar için de böyledir.

   Elektronik aletler ve parçaları dahil, benzer her şey için böyledir.

   Elbette yakıt fiyatları da, dövize göbekten bağlı.

   Yakıta zam demek elektriğe de zaman demek.

   Kısaca döviz yukarı çıktı mı tüm fiyatlar yukarı çıkar…

   Aşağıya giden satın alma gücüdür…

   Bir yıl önceki 5 bin TL, 1 yıl sonra görsel olarak yine 5 bin TL’dir ama sıra satın almaya geldiği zaman gerilediği ortadadır.

   500 Sterlin borç taksiti olan biri tam bir yıl önce bugünlerde sterlin 7 TL civarında olduğu için, 500 Sterlinin karşılığı olarak 3 bin 500 TL taksit ödüyordu.

   Şimdi sterlin 10 TL. 500 sterlin borcun karşılığı 5 bin TL. Fark ayda 1500 TL.

   Bir başka hesaplama… 5000 TL geliri olan birisinin, sterlin olarak aylık kazancı bir yıl önce 714 sterlindi.

   Şimdi 5000 TL’nin sterlin karşılığı 500 sterlin.

   Aylık kazanç, sterlin karşılığında 214 sterlin erimiş.

***

   Bunları kimler için yazıyoruz?

   Önemli soru bu.

   Elbette bu ülkeyi yönetenler için.

   Onlar sadece okumasın… Okuyup çare üretsinler diye…

   Koronavirüs’le ciddi sağlık sorunu yaşıyoruz toplum olarak…

   Koronavirüs’ün etkisiyle ekonomi ciddi sarsıntı geçiriyor…

   Bir de TL’nin değer kaybı… Gerçekten olağanüstü bir dönemden geçiyoruz… Acil önlem alınamazsa, çok kötü günler bizleri bekliyor…

YORUM EKLE

banner75